Önceleri Kahve Yemen'den gelirdi şimdi ise Amerika dan Jacobs ya da nescafe markasıyla gelir oldu.
38 kişilik bir turist kafilesi taşıyan tur arabası dinlenme tesislerine varmış aşağıya inen muavin, garsona bağırmış: -38 Türk kahvesi iki neskafe.
Kahve nasıl yapılır?(Türk kahvesi demeyi zaid buluyorum)
İki Çorba kaşığı kahve kavrulur. Eskiler çok fazla kavurmazmış ihtiyaç olduğu kadar kavururlarmış. Dibekte iyice dövülür. Dibekte dövülmezse kahvenin yağı çıkmazmış yani makinada çekilmez. Bazı yörelerde kahve dövülürken içerisine mercan köşkü koyup öyle döverler. Ya da kakula konularak dövülür. Mangalda ya da ispirto ocağında çok düşük ateşte pişirilir. Her fincan için iki kahve kaşığı kahve konur. Köpüğü alınıp fincanlara eşit dağıtılır. Cezvede kalan kahve kaynadıktan sonra fincanlara taksim edilir. Eh üzerinde deve yürümesi lazım derler. Tiryakilere kahve sade pişirilir fincan tabağına üç adet kuş lokumu konurdu. Birisi naneli, birisi güllü ve diğeri sakızlı olurdu. Önceleri fincanlar sapsız olur, genelde gümüş işlemeli bir kap içerisine oturtulurdu ve bu gümüş işlemeli telkari kaba "zarf" denirdi, bu gümüş kapta sap bulunurdu.
(Şeker icad olup Lokum kalktıktan sonra olsa gerek) 35 yaşına kadar şekerli, 35-50 arası orta, 50 den sonra sade kahve içilir denmiş.
Beyitler:
Ehli keyfin keyfini kim tazeler?Ehli keyfin keyfini
Taze elden pişmiş taze kahve tazeler.
Gönül ne kahve ister ne kahvehane
Gönül bir dost ister kahve bahane
Kahve narhın arttıran kahve gibi çeksin azab
Hem yanıp hem rû-siyah hem hurd ola gark-ı âb
(Kahvenin fiyatına zam yapanlar kahve gibi azap çeksin,
Önce kahve gibi kavrulsun da yüzü simsiyah olsun sonra da suya batıp boğulsun)
(kahvenin karaborsa olduğu zamanlarda söylenmiş)
ALINTIDIR :31:
