Vefa ve umudun gizemli şehri SİİRT
Vefanın ve umudun gizemli şehri
'Enişte' Tayyip Erdoğan, düştüğü yerden, Siirt'ten ayağa kalktı ve başbakanlık koltuğuna oturdu. Bir başbakanın kaderinde bu denli ironik ve zikzaklı tesirleri bulunan Siirt neresidir; yolu, suyu, ekmeği var mıdır, yoksa bir "çıkmaz sokak" mıdır? Siirt... Tüm fakirliğine ve çaresizliğine rağmen sessiz sedasız, feryatsız figansız, sıradan bir Güneydoğu kenti iken, ünlü isimlerle bir arada anılmaya başlandığı günlerle birlikte ülke gündeminde dillere pelesenk oluveren şehir.
------------------------------------------------------------------
Önceleri, Jet-PA patronu Fadıl Akgündüz'ün Güneydoğu'ya yapmayı tasarladığı yatırımların sembol şehri olarak gündeme gelmişti. Sonra da, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Recep Tayyip Erdoğan'ın Siirt'te düzenlediği bir mitingde okuduğu şiirden dolayı 10 ay hapis cezasına çarptırılması ile ilgi odağı oldu. Denilebilir ki Siirt, Erdoğan'ın şöhretini perçinleyen bir şehir oldu. Ama bu esnada bir gerçek de kamuoyu gündemine düşmüştü: İstanbul Belediye Başkanı, Siirtli bir hanımla evli idi. Siirt'te sloganlar bir başka yükseliyordu: "Eniştemize uzanan eller kırılsın!"
Erdoğan'a da, Akgündüz'e de vefa
Hele hele hapis cezasının onanmasından sonra, Siirtli esnafın yoğunlukta olduğu Fatih semtinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı binası önündeki Siirtlilerin destek mitingi, kırk yıllık Rizeli Tayyip'in Siirtli olmaya başladığının ilk işaretleri gibiydi. Esnafın dükkanlarının ya da arabalarının camlarına "Bu da Geçer Ya Hu!" yazılı posterlerini astıkları ama Tayyip'in yasaklı olduğu günlere gelinmişti.
3 Kasım seçimlerinde Siirt, bu kez yeniden Fadıl Akgündüz adı ile gündemde yerini aldı. Haber bültenlerinde ve gazetelerde, Siirtlinin Akgündüz lehinde yaptığı tezahürat 70 milyon tarafından şaşkınlıkla izleniyordu. Zira hukukun ve devletin dolandırıcı diye aradığı adam 20 bini aşkın Siirtli tarafından kahraman ilan edilerek "milletvekili" yapılmıştı. Sonraları Siirt'in tecrübeli bir siyasetçisi bu durumu, "Diğer illerimizde kaybolmaya yüz tutmuş bir duygunun ifadesidir bu. Bu duygunun adı da, vefadır. Siirtli için bu, karnına girecek bir lokma ekmekten daha önemlidir." diye özetliyordu.
Erdoğan'ın siyaset hayatındaki başarısı ve kurduğu partinin tek başına iktidar olması, artık yasak tanımaz bir hal almıştı. Herkes Erdoğan'ın Rizeli milletvekillerini istifa ettirip bir erken seçimle parlamentoya gireceğinin hesabını yaparken, Siirt'ten gelen haberler, ili bu kez sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da gündemine oturtuyordu.
Bu kez Siirtlinin sloganı farklı idi: "Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar!" Erdoğan'ın Siirt'ten aday olması için listeden birinin istifa etmesi gerekiyordu. Yine Siirt ismi ile birlikte sık sık anılmaya başlanan Mervan Gül'ün istifası ile bu da gerçekleşti. Artık Siirt, başbakanı seçecekti. HADEP'in güçlü olduğu illerimizden biri olan Siirt'te seçmen nasıl tavır alacaktı? Muhalefet Partisi CHP oylarını koruyabilecek miydi? Hapisteki Fadıl tavrını kimden yana koyacaktı? HADEP seçmeni sandığa gidecek miydi? Soruların ardı arkası kesilmiyor, İktidar Partisi muhaliflerinin Tayyip'in beklentilerine alaycı yaklaşımları sürüyordu.
Sonuçta inanılması güç bir oy oranı ile Siirt, damadını yerden kaldırmıştı. Hem de artık birileri itiraf etse iyi olur: Daha önceki seçimlerde HADEP'e oy veren Siirtli bile bu kez "vefa" demişti. Peki kimdir bu insanlar? Nasıl bir tarihi geçmişleri, kökenleri, kültürleri, yaşayış ve düşünüş biçimleri vardır? Gayri safi milli hasıladan en az payı alan 15 ilimizden biri olan Siirt'te insanlar ne yer ne içer? Dünyanın ve Türkiye'nin çok konuşup az tanıdığı Siirt hakkında az bilinenler nelerdir? Siirt aslında tarih boyunca iş bilen tüccarları ile tanınagelmiştir. Doğu ve Güneydoğu'da Siirtli denince ilk akla gelen, Urfa'dan Ağrı'ya, Konya'dan Hakkari'ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada gezici tacir ve çerçidir. Son zamanlarda ise, İstanbul'un, İzmir'in, Mersin'in, Hatay'ın vergi rekortmenleri listeleri incelendiğinde yine Siirtlileri görürsünüz. Bu ultra zengin Siirtlileri ve ilde son zamanlarda yaşanan işsizlik ve yatırımsızlığı düşününce, dışarıdaki Siirtlilerin Siirt'ten uzaklaşmakla vefa duygusundan da uzaklaştıklarını düşünmemek elde değildir. Üzülerek ifade etmek gerekir ki, atıl kapasite ile çalışan Kurtalan Çimento Fabrikası dışında, bugün Siirt'te dumanı tüten tek bir sanayi tesisine rastlamak mümkün değildir. Merhum Özal döneminde, özellikle hayvancılığın teşviki amacı ile yapılan çalışmalar, bazı uyanık Siirtliler tarafından öylesine hovardaca kullanılmıştır ki, bugün Siirt'in yakınlarında onlarca terk edilmiş ve inşası yarım bırakılmış teşvik enkazına rastlarsınız.
Çıkmaz sokak Siirt
Ülkemizde Hakkari de dahil olmak üzere, il merkezine girildiği zaman başka çıkış noktası olmayan ve çıkılmak için geri dönülmesi gereken başkaca bir il yok. Siirt'e sadece Batman üzerinden girebilirsiniz ama başka bir ile gitmek isterseniz aynı yola dönmek zorundasınız. Siirt'in bu "çıkmaz sokaklığı'nın, ekonomisinin gelişememesinde en önemli faktör olduğu herkes tarafından bilinmekte. Siirt Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Göven Kuzu da Erdoğan'a sunduğu raporda bu konuya vurgu yapıyor. Siirt'i çıkmaz sokak olmaktan kurtarmak için, Pervari-Çatak-Van ve Şirvan-Hizan-Bitlis karayollarının öncelikle hizmete sokulması gerekiyor. Öte yandan, demiryollarının Güneydoğu bölgemizdeki son durağı Siirt merkeze 30 km mesafedeki Kurtalan ilçesi. Nedendir bilinmez, hiçbir hükümet, bu demiryolunu Siirt'e kadar uzatmayı düşünmedi.
Havaalanına kuşlar inip kalkıyor
Bakmayın siz devlet erkanının Siirt'e Batman Havaalanı üzerinden ulaştığına; aslında Siirt'in oldukça muntazam bir havaalanına sahip olduğunu ve bu havaalanının pist yenileme ve uzatma çalışmalarının bile dört yıl önce tamamlandığını bilenler çok azdır. Son iki yıla gelene kadar, THY'nin Siirt'e her gün düzenli tarifeli uçuşu vardı. Bu dönemde, Siirt turizmi son derece hareketli idi. Ancak ne oldu ise, bir pilotun pist dışına çıkardığı uçaktan sonra oldu. Bu basit kazadan sonra, pistin rüzgar itibari ile ters yöne yapılmış olduğu teşhisi kondu. Bu derin anlamadan sonra, havaalanı sorgusuz sualsiz trafiğe kapatıldı. Şu an bu havaalanı ve muazzam tesisleri 70 milyonun vergileri ile yanlış inşa edilen bir havaalanı olarak gökyüzü âleminin canlı varlıklarına hizmet ediyor. Tabii Siirtli de, "havaalanını açarsa ancak Tayyip açar" diyor.
Doğrusu, Erdoğan Siirt'in bu devasa sorunlarından kaçabilecek gibi gözükmüyor. Siirtli için yeni bir dönem başlıyor. Ne de olsa milletvekilleri başbakan. Hayvancılıktan sonra Siirtli için iki önemli geçim kaynağı var: Biri fıstık diğeri de Siirt battaniyesi ve kilimleri. Bunlara bir de tadı hâlâ damaktan çıkmayan Pervari'nin eşsiz balını da ilave etmeliyim. Siirt fıstığı, irilik, yağlılık ve lezzeti açısından Antep fıstığının pabucunu dama attı. Yılda 1100 ton civarında fıstık üreten ilde, üretim önümüzdeki birkaç yılda 10 bin tonu aşacak boyutlarda. Bu konuda Siirt Valisi Nuri Okutan'ın özel gayretleri oldu. Vali Siirt'e gelir gelmez öncelikle il ekonomisini kurtaracak tedbirlere yöneldi ve Siirt fıstığının önemini keşfetti. Siirt'in dağına taşına fıstık fidanı dikti.
Siirt değil, "Welaye"
Artık Siirt'e girdiğinizde Siirt kelimesi bile yoktur dudaklarda. Bir "Welaye"dir orası. Siirtli her ne kadar konuştuğu dilin Arapça olduğunu iddia etse de, Arapça'nın "Ammice" denilen yerel lehçelerine de vâkıf olan bir Arap için bile bu konuşulan dil olsa olsa, Arapça'dan bozma olduğu anlaşılan bir Siirtçedir. Ne Mardin Arabı ne de Hatay Arabı anlayabilir Siirt Arapçası'nı. Hatta öyle ki, Hollandalı Şarkiyatçı Wenswiyck, İslam Ansiklopedisinde, Arapça'nın Siirtlilerin dilinde adeta yeni bir dil formu oluşturduğunu söyleyerek, Siirtçe'ye ait bir imla çizelgesi bile çıkarmıştı. Siirt merkezinin yanı sıra bu dil sadece Tillo'da ve çok az da olsa Şirvan ilçe merkezinde birkaç aile tarafından konuşuluyor. Ancak son zamanlarda köylerin boşaltılması ile köylerden Siirt'in varoşlarına yerleşen Kürt kökenli nüfus kent merkezinde de Siirt Arapçası konuşanların sayısını azalttı. Yine de bilinmesi gereken bir gerçek var ki o da, Siirt'in kültürel, sosyal, siyasi ve de ticari hayatında egemenlik hâlâ Arap asıllı Siirtlilerde.
Efsane kent Tillo
Siirt'ten bahsedip de Tillo'dan bahsetmemek olmaz. Siirt'e 9 km. mesafedeki Aydınlar (Tillo), hiç şüphesiz sadece Siirt'in değil, tüm Güneydoğu'nun hatta Anadolu'nun efsane beldelerindendir. Hani Siirt'e "Evliyalar Diyarı Siirt" deniyor ya, bu unvan daha çok Tillo münasebeti ile bu şehre verilmiş olsa gerek. Bundan yaklaşık 920 yıl önce Şam'dan ve Bağdat'tan gelerek yüksekçe bir tepeye Hz. Ömer'in torunları Farukiler ile Hz. Abbas'ın torunları Abbasilerin Anadolu'yu İslamlaştırmak için yerleştikleri beldedir Tillo. Asırlardır bu iki aile arasındaki tatlı rekabeti bugün bile sahip oldukları medreseler ve postnişinlik ile gözlemleyebilirsiniz.
Marifetname müellifi İbrahim Hakkı Hazretlerini, Erzurum'dan Tillo'ya çeken güç, bugün hâlâ pek çok genci, Tillo'daki medreselerde, eski usulde Arapça sarf ve Nahv tedris etmeye çekmekte. Sadece 2 bin 500 kişinin yaşadığı Tillo'dan geçtiğimiz dönemde Parlamento'da tam beş milletvekilinin bulunmuş olması bir tesadüf değildi. Zira Tillo, tarih boyunca bir kültür ve medeniyet bölgesi olma özelliğini ve baskın kültürünü bugün de sürdürmeye devam ediyor. Tillo, İbrahim Hakkı Hazretleri ve onun müstesna hocası İsmail Fakirullah'ın yanısıra, Sultan Memduh, Şeyh Mücahid, Şeyh Muhammed Tarmili, Zemzeme Hassa Hatun gibi pek çok tasavvuf büyüğünü bağrında barındırır. Bu özelliği ile Siirtliler ile Tillolular arasındaki gizli çekişmeyi de Siirt'te kolayca gözlemleyebilirsiniz. Arapların çok düşkün oldukları asaletleri, Tilloluların Siirt yerlilerine hor bakmalarını, Siirtlilerin de Tilloluları köylülükle, kendi tabirleri ile "Rıstaki" olarak tanımlamaları bu çekişmeyi aslında siyasi boyutlara taşıyor.
Beglerin ve şeyhlerin iktidarı
Siirt siyasetini belirleyen en önemli faktör, işte burada yatıyor. Bütün siyasi partiler, asil bir ailenin postnişinliğine dayanmak zorunda hissederler kendilerini. Kısaca bunlara şeyh aileleri denilir. Bu ailelerin her bir ferdine de yaşı küçük bile olsa şeyh diye hitap edilir. Hal böyle olunca, milletvekili adaylarının da büyük bir kısmının bu şeyh ailelerinden çıkması kaçınılmaz oluyor. Kürt ağaları ve begleri de bu konuda tekel haline gelince, sade Siirtli vatandaşın şu an için siyaset sahnesinde etkin olması pek mümkün gözükmemekte. 3 Kasım seçimlerinde AK Parti'nin ülke genelinde kasıp kavurduğu halde Siirt'te aynı başarıyı gösterememesinin altında şeyh ve Kürt beglerinden güç almayan bir liste olduğu gerçeğini Siirt dışından çok az gözlemci fark edebilmişti.
Veysel Karani'nin de makamının Siirt'te olduğunu bazılarımız bilmez. Adını Veysel Karani türbesinden alan Baykan ilçesine bağlı Ziyaret beldesi, Kurtalan ilçesinden sonra, nüfusu en kalabalık yerleşim merkezidir.
3 Kasım seçimlerinin yenilenmesine yol açan Doğan köyünün ilçesi olan Pervari, Türkiye'nin en geri kalmış ilçeleri arasında yer alıyor. Sarp ve çetin coğrafi yapısı bu ilçenin kaderidir. İlçe ekonomisinin tek tesellisi, anzer balı ile her şartta yarışabilecek olan "Pervari balı." Kurtalan ilçesinin Siirt'in en verimli tarım arazilerine sahip olduğunu, pamuk tarımı yapıldığını, Baykan'da el sanatlarının rızık kapısı olduğunu vurguladıktan sonra, bir zamanlar adı terör ile anılan Eruh'un, görülesi bir güzelliğe sahip meyve cenneti olduğunu okuyucunun ilgilerine sunalım. Eruh'un Paris adlı 350 haneli beldesinin Paris'ten mülhem bir güzelliği olduğu ama köylerin boşaltılması ile bu beldenin de bugün boş olması herkesi üzüyor.
Şirvan'ın ise dünyanın en kaliteli bakır ve çinko ihtiva eden maden rezervine sahip olduğu halde işletilmesi yılan hikayesine dönen bir maden sahası var. 550 kişinin istihdamını sağlayabilecek madenin işletilmesi de Enişte'yi bekliyor.
Başbakan çıkaran Siirtli, artık tüm bu güzellikleri refaha ve mutluluğa dönüştürmenin hesaplarını yapıyor. Ancak aklında hep bir şüphe var: Yıllardır seçtikleri kendilerini hep unuttu. Bakalım bu kez seçtikleri başbakan onları unutacak mı?
AKSİYON DERGİSİ - Sayı: 432 - 17.03.2003
Davut G. Benli
kaynak: [Üyeler Mesaj Yazmandan Misafirlerde Kayıt Olmadan Link GöremezlerKayıt İçin Tıklayın ! ]