-
Sen Gittin !!!
[Üyeler Mesaj Yazmandan Misafirlerde Kayıt Olmadan Link GöremezlerKayıt İçin Tıklayın ! ]
Hiç gözlerimden gitmiyor ki gülüşün ve üzerime yağmur yağınca canımı acıtıyor.
Bakışlarında bir eksiklik var lunaparktan aldığımız oyuncak ayının, beklediği sensin sanki ama ben anlamak
İstemiyorum gibi. Hani sarı bir mevsime bağlamıştık hayatımızın etkisiz eleman şeklindeki seyrini, her çekilen kareye sığdırıyorduk aşkı…
Hayattan gizlice çekip aldığımız ıssız karelere…
Sokağın ortasında buzdolabı parçası çitileyen kadının resmi ile başlamıştı hatta!
Çektiğimiz ilk karede biz yoktuk… Sonunda olamadığımız gibi.
:)Sıcak bakışlarında barındığım aşkının neresinde gizlenmişti
Kayıp yüreğin... İçindeki korlaşmış nefreti ben eyle; Ne zaman ve nasıl körükledim?
Yalnızlık ne tuhaf, olmadık biranda
Geldiği doğruymuş ta,
Gidişi ne zaman onu kimse bilmiyor... Söyle; sen biliyor musun bu tuhaf duygunun gidişini? Yâda sadece
Senin gelmen yeterliyken nihayetine, değerim tükendiği için mi bu ıssız bekleyiş. Tedavülden kalktı mı aşkım? Kaç mevsim
Oldu sen gideli, hiç merak ettin mi?
Ezkaza gözlerimde bir tebessüm varsa bu sen aklıma gelince oluyor, hayat akışım hızlanıyor bir an. İçine alıp
Hapsediyor anılar benliğimi.yağmur yüzüme her inişinde canımı yakıyor, Utanıyor bakışlarım şehri dolaşırken, Arnavut kaldırımları uzun zamandır dilsiz yoldaşlaşırım.
Arada başımı kaldırıp
Gökyüzüne bakıyorum, içimde nefes alıp veren organımı gidişin tıkamış uzun zamandır soluk alamıyorum!
Aç gözünü diyor içimden bir ses, aç bakalım yaranın üstündeki kan kurumuş mu? Ardına gönderdiğin onca özür,
Gururlu yüzünde kırık bir gülüş olmuş mu, başında dönen bu uğultunun tek nedeni o mu? Kabarıyor öfkem yalnızlığıma, boş
Odalara sesleniyorum cevap gelmiyor. Yüzümde anlamını yitiren her kuytu yaşanmışlığa bir çizik attı gidişin, bahar denilen
Güzel gelmez oldu başucumdaki sardunyalara, mahalle naftalin sürüp beklemeye aldı neşesini, bakkalın yüzü daha öncede
Asık mıydı yoksa yenimi hâsıla geldi kestiremiyorum.
İçimde Berlin gibi bir duvar gerçeklerimle duygularımı ikiye böldü,
Şimdi bir yanım doğuda ki gibi güneş görmezken, diğeri özgürlüğün o aman vermez sarhoşluğunda. Arada duvarımın
Üstüne çıkıp ufka bakıyorum, o kalabalıkları içinde sessizce uykuya yatıran tarafıma ağlıyorum, onca kalabalık içinde ruhumun bir yanı
Ölüm uykusundaki sevgime ağlıyor… Doğu Berlin’in sönmüş ışıklarının altında devriye geziyor siluetin, bakışlarım firar ediyor o tutuklu zamanlarda,
Tutsaklığına yanıyor içimdeki benler, alev alıyor hayat gittiğin her kasvetli gün için. İçimde eksik kalan o tarifi olmayan şeye söz geçmiyor. Tek gerçek
Kalıyor geriye, kocaman ve büyük harflerle SEN GİTTİN!
.
İçinden akıp bilinmez bir boşluktan tekrar güne merhaba diyen bu dava ölüp, tekrar
Yuvasına dönüp içimde bölünen kuytu düşleri diriltiyor. Tibet’e göç eden bir kervanda uyanıyor, sonrası bulanık, sonrası devasa bir sis tarlası. Bir kayanın üstünde kırık bir bekleyişte kaldı aklım. Sessizce içimden çıkıp gidişinde.
Sıradan olsaydı, her sevda, ardından yanan onca âşık, bu keşmekeş içinde var olmayı istemezlerdi. Karmaşık bir duygunun hayatlarının her anını gasp etmesine izin vermezlerdi.
Hüzün belimize sırma bir kemer olmaktan vazgeçerdi. Seni gördüğüm her yeni gün geride bıraktıklarımı sürgüne çevirmezdi. O ince yolu tek başıma gezdirmezdi hayat, köşeler senin hayalinle cennet olmazdı, hayalim bilenmeyen coğrafyalarda benliğimi aramazdı.
Yüzümde ıssız bir gülüş, manasız ve yorgun! Beklediği sendin bu yalnız yolcunun,
Başımı tereddütsüz koyabileceğim son yer senin omzun. Çok teferruatlı bu hayat, çok tedirgin taşıdığım bu kalp, sanki gece kurduğum hayallere gebe, unuttuğum tek şey kader, belki bu hesabın cevabı yanlış elde. Gücümün sensiz yaşamaya yetmeyeceğini hatırlamak galiba herkes içinde aynı mukadderat. Olmuyorsa aşk senle, istemese de gönül; beni sevenle de devam edebilir mi bu ömür?
-
paylaşımın için tşkler ...
ellerine saglık