Bir Ceset Fesleğen
1-
Hayat ısırıklarını dişlerken
Cesetlerimize goncagüller bırakacak.
Kuşların cıvıltısı kaplarken her yerde
Issız gecelerin leşi ile kokuşacak sabahlar
Derken, solgun akşamları tanıyacak zaman
Orada, bir anne bitecek bebeğinin ağzında.
Yorgunken, bir koşuşturmayken yaşamak O'na,
Aklını koymadığı kalacak mutfağın raflarına.
2-
Rahimlere düşeyazmış tohumlar
Ergenlerin sesinden ürkmüş çocuklar doğurtunca
Münzevi yaşamaklar ağartacak saçlarını
Ürpertileri sinecek her yerine kızların,
Çiğ taneleri ıslatacak düşlerini
Eteklerine serinlikler yapışacak, yalnızlık tenlerine
Derken, fesleğenleri çürütecek cesetlerimiz
Sonbaharın hüznü yerleşecek ezgilerimize
Bir kuru ayaz soğukluğu sinecek gecelerimize
Bir hazan mevsimi yaşayan dizelerimiz,
Sözlerimiz kuruyacak boğazımızda.
hep birlikte serinleyip
zamanı soğutacak cesetlerimiz.
Bir kördüğüm olacak
arap saçlarımız ağaracak geceye.
Biz ölsek başka kime sırnaşır ki hayat,
Kim koklar bizden başka taze fesleğenleri
sesleri arasında...
Kuruyacak şehvetin yularına bağlı boğazlar
Tillo'da her ermişin su çektiği kuyu 'da
Natıkların nutku tutulacak
Süveyka'nın sokakları da...
Hayat ısırıklarını dişlerken cesetlerimize goncagüller bırakacak
Biz ölsek başka kime sırnaşır ki hayat,
Kim koklar bizden başka taze fesleğenleri
Saffarlar, saffarlar,
Saffarlar Çarşısı'nın çekiç sesleri
Her yanımız salgılı günah gülleri...
