Ammo abdalla (hımmos ıl ğavğ)
Ammo Abdalla’nın (Abdullah Amca) lakabı (HIMMOS IL ĞAVĞ) idi. Çünkü âma olan ve buna rağmen kendi ekmeğini, kendi el emeğinden elde ederek, örnek teşkil eden bu merhum kişi, sırrını belki de sadece kendisinin bildiği bir şekilde nohutları pişirir, derin bir bakır tepsi içinde ve üzerini temiz bir abayla örterek, bardak usulü satardı. Âma olmasına rağmen, evde, kendi eliyle pişirdiği nohutlar öylesine lezzetli, öylesine güzel idi ki, tatlarına doyum olmazdı. Tepsisi koltuğunun altında, çarşıyı arşınlar:
“YALLA HIMMOS IL ĞAVĞ
SEĞNİN U MEHRUSİN
ELE AVRAZ IL GENCİN
U ELE AVRAZ IL IĞTAYARIN”
Satışını yapardı. “HIMMOS” kelimesi bizim Siirtçede (LEBLEBİ) anlamına gelir. (ĞAVĞ) ise (ŞEFTALİ)dir. Merhum, bu suretle kaynattığı ve satışa arzettiği nohutların, şeftaliye benzediğini ima ederdi.
“HAYDİ, ŞEFTALİYE BENZEYEN LEBLEBİ BUNLAR
HEM GAYET İYİ PİŞMİŞ, HEM SICAKTIRLAR
İHTİYARLARIN DA DİŞLERİNE GÖREDİR
GENÇLERİN DİŞLERİNE OLDUĞU KADAR”
Ammo Abdalla’dan sonra, nohut kaynatarak, aynı şekilde satmayı deneyenler çok oldu. Ama hiçbiri O’nun yerini tutmadı. O’nun, nohuta verdiği tadı, lezzeti tutturamadı.
Ammo Abdalla, ihtiyar yaşına rağmen, hiç kimseye el açmamak için, hep koltuğunun altında nohut dolu tepsisiyle çarşıları, sokakları arşınladı, durdu. Âmâ oluşunun mazereti altında gizlenerek, kimseye el açmadı, avuç açmadı. Dilenci olmak için mazeret üretmedi. Sadaka almadı, zekât istemedi. Kendi alın teriyle ve kendi el emeğiyle kazandı. Özürlü gibi değil, hayatla mücadele ederek örnek oldu. Allah’ın rahmeti üzerine olsun.