-
Cevdo ıl mecnun
“Cevdo Il Mecnun”, Siirtli değildi. Ama, yıllarca Siirtlilerin arasında yaşadı ve Siirt’in bir parçası oldu. Aslen Mardinli olduğu söylenir. Adı Cevdet, lakabı ise “MECNUN”du. Hakkında anlatılanlar doğruysa gerçekten bir aşk mecnunuydu. Hani şu “Leyla İle Mecnun” hikayesinde anlatılan gibi. Sevdiği kızı bir başkasına vermişler, kendisi de bunun ızdırabına dayanamamış ve aklını yitirmişti. “MECNUN=DELİ” olan lâkabı bundan geliyordu. İri-yarı, 185-190 boylarında ve 120 kilonun üstündeydi. Oldukça da güçlü kuvvetliydi. Ama, kalbi çok yumuşak, çok yufkaydı. Hiçbir zaman, hiç kimseye en ufak bir zarar vermedi. Düğün yerlerine takılır, kendisine özel bir “HIRPANİ” oynardı. Bazı kendini bilmezler, zaman zaman ona içki içirir, zaten dumanlı olan kafasını daha da dumanlı hale getirirlerdi.
Merhumun, Şehrimizde bulunduğu yıllar, çocukluk yıllarımdı. Dolayısıyla, bazı düğünlerde onun oyunlarını izlemek fırsatını buluyordum. Hatta, O’nu çok güzel de taklit ederdim. Bu belki de, MECNUNLUĞUN ikimizin de ortak bir özelliğimiz olmasından kaynaklanıyordu.
Düğünlerde HIRPANİ oynarken, çok şeyler söylerdi. Ama, aklımda kalan ve taklit ederken defalarca söylediğim şu ezgisi oldukça anlamlıdır:
“HAVAR DALALİ
ENE U CEVDO
CEVDO IL MECNUN
ĞEBLÜ ĞEBELİ”
TÜRKÇE OLARAK ŞÖYLE TERCÜME EDİLEBİLİR:
“EYVAH YÂRİMİN ELİNDEN
BEN CEVDO’YUM
DELİ CEVDO
BENİM YARAM, İÇİMDEDİR”
Cevdo’nun oldukça güçlü kuvvetli olduğunu belirtmiştik. Bunun bir örneği vardır. Çamura saplanan ve bir türlü çıkamayan bir Ford kamyonunu kurtarmak için Cevdo’yu götürmüşler. Kamyona bağlanan halatın bir ucunu da, Merhumun beline bağlamışlar ve “Haydi, çek!” demişler. Kamyonu, tereyağından kıl çeker gibi, saplandığı çamurdan çıkarmış.
Evet, CEVDO IL MECNUN işte böyle biriydi. Yani, gerçek bir aşk MECNUNU. Her devirde KAYSLAR (MECNUNLAR) ve LEYLALAR vardır. Mecnunlar ve Leylalar olmazsa, zaten, bu hayatın ne tadı olurdu, ne tuzu.
Akıllı bir üçkâğıtçı olmaktansa, CEVDO gibi MECNUN olmak bin kez daha iyi.
Ruhun şadolsun CEVDO…