-
Sünnet törenleri
Şehrimizde, çocuklar genelde okula gitmeden önce veya 7-10 yaşına geldiklerinde sünnet ettirilirlerdi. Yine sünnet törenleri, genelde hayırlı bir gün olarak kabul edildiği için Perşembe günü gecesi (Cuma akşamı) gerçekleştirilirdi.
Sünnet ettirilecek çocuğun ailesinin durumu iyi ise, komşuları olan fakir çocuklardan bir kaçını da sünnet ettirmeyi ihmâl etmezlerdi. Tabii, sünnet edecekleri çocuklara da, kendi çocukları gibi sünnet elbiseleri alır, hediyeler verirlerdi.
Yine geçmiş yıllarda, sünnet ettirilecek çocuklar, faytonlara bindirilir, Şehir içinde tur attırılırlardı. Sünnet törenlerinin vazgeçilmez türkücüsü SABO TETEYDİ. Şehrimizde geçmiş yıllarda SÜNNETÇİLİK işini genelde berberler (kuaförler) icra ederlerdi. Bir de, Tillo’nun (Aydınlar) sünnetçileri meşhurdu. Hatta, Tillolu sünnetçiler, bütün Arap ülkelerinin tercih ettikleri sünnetçilerdi. Sünnet olacak çocuklara, dayıları, amcaları veya bir başka yakınları sağdıçlık yapar, sünnet olacak çocuğu kucaklarına alarak, sünnet anında “bak kuş var” diye şaşırtmaca verir, ağzına bir lokum koyarak ağlamasını önlemeğe çalışırlardı.
Sünnet ameliyesi icra edildikten sonra, sünnetçinin beraberinde getirdiği oğlu veya çırağı tarafından bir tepsi tutularak dolaştırılır, merasime katılanlar, içine bahşiş (para) atarlardı. Genelde, sünneti müteakip ziyafet verilir, mevlit-i şerif okutulurdu.
Sünnet edilen çocuklara takılar takılması, hediyeler verilmesi de adettendi. Takılar ve hediyeler yakınlık derecesine ve hediyeyi götürenlerin maddi durumlarına mütenasip olurdu.