SİİRT’E ÖZEL GÜNLER, KUTLAMALAR
CIGOR BAYRAMI
CIGOR, Şehrimizin artık terk edilmeye yüz tutmuş geleneklerinden biridir. Şubat ayının ilk pazartesi günü başlayan CIGOR ŞENLİKLERİ hafta boyu devam ederdi. O zamanlar, Şehrimizde bulunan Ermenilerin PERHİZ GÜNLERİNE NAZİRE olarak düzenlenen şenlikler sırasında akşam saatlerinde dam başlarına çıkılarak adlarına (SUKE) denilen çam ağacından yapılmış meşaleler yakılarak “ALE KAHOR IL KEŞŞE, ILLEYLE MO YITEŞŞE=O KEŞİŞİN İNADINA Kİ BU GECE AKŞAM YEMEĞİ YEMEYECEK” başlar üzerinde çevrilirdi.
Çocukluk yıllarımızda, CIGOR ŞENLİKLERİNİ çok kutladık. Sadece SUKE YAKMAKLA yetinmezdik. Damın duvarı üzerine kül serper, küllerin üzerine de gazyağı dökerek yakardık, Böylece, damlar ışıl-ışıl olurdu.
CIGOR, Siirt Arapçası bir kelime olup (CEGİR)den türetilmiştir. CEGİR’İN Türkçe karşılığı ise GICIK VERMEK, KIZDIRMAKTIR. Bizim CIGOR’U KUTLADIĞIMIZ zamanımızda, Siirt’te GAYRİMÜSLİM KALMAMIŞTI. Ama 1915’li yıllara kadar, Şehrimizde bir hayli Ermenilerin bulunduğunu ve TEHCİR olayı sırasında, ayrıldıklarını biliyoruz.
CIGOR’un bir de adına (COKAT) denilen özel bir yemeği vardır. COKAT’IN TÜRKÇESİ İSE BUMBAR’DIR. CIGOR gecesi olan pazartesi günü gecesinin değişmez yemeği BUMBAR ve yanında HOŞAF olurdu. O yıl içinde, aile bireylerinden birilerini kaybetmiş olanlar CIGOR şenlikleri yapmazlardı. Komşuları veya akrabaları tarafından kendilerine COKAT GÖNDERİLMESİ ise adettendi.
Yine CIGOR’A özel tatlılar vardı. Bu tatlılar RAYOŞUMEKETİP, SARIBURMA, KURABİYE ve BAKLAVAYDI. Siirtliler, hafta boyunca bu tatlılardan yerlerdi.
Nişanlı gençlerin erkek tarafı, CIGOR dolayısıyla gelinlerine tepsilerle baklava, sarıburma, kurabiye ile sepetlerle meyveler gönderirlerdi. Evli kızları olan aileler de, damat tarafına aynı şekilde izzet ve ikramda bulunurlardı.
CIGOR’UN etkinliklerinden biri de, “RAS-UL HACAR=TAŞBAŞI” denilen mevkie gidilerek oradan MARCIS=NERGİS çiçeği toplanmasıydı. Bugün Botan Hidro Elektrik Santralinin bulunduğu mevkie yakın olan RAS-UL HACAR’DA nergis toplayan gençler, bunları deste haline getirir, nişanlılarına gönderirlerdi.
İşin doğrusunu söylemek gerekirse, CIGOR, o zamanlar Siirt’te yaşayan HIRİSTİYANLARIN PERHİZLERİNE KARŞI BİR TEPKİ OLARAK yapılıyor idiyse, böyle bir kutlamanın, dinimizin kurallarıyla çeliştiğini belirtmekte yarar görüyoruz. Zaten, o zaman yaşayan din adamlarının da, CIGOR’U YASADIKLARINI ve HARAM İLÂN ETTİKLERİNİ duyardık.
Siirt’in, mali açıdan bir yıkımı olarak değerlendirilen CIGOR haftasında ceviz içi, pekmez ve şeker tüketimi doruk noktasına ulaşırdı. İyi ki, bu adet zaman içinde terk edildi.
