Demek Sevmek İşi Sana Ağır GeLdi
Demek sevme işi sana ağır geldi,sıkıldın ve artık bitsin istiyorsun.Peki.Sen bilirsin gönül gözüm..
Desene ,yine cam çerçeve perişan olacak .Kırmadık kapı , kalp bırakmıycam? Ben yine ayrılıkların şarkılarında kendimi kaybedip ,bir şişe rakıya rüşvet verip , teslim edicem ciğerlerimi alkollü saatlere.Gidişinle bana miras kalan özgürlüklerin kahredici yalnızlığında, gönderirken bir bardak alkolu
'Eski sevgilin meğer bir eşkiyaymış , yolda yürürken gördüğü tüm sevgililere çatıyor, kendi kendine konuşuyormuş' diyecekler sana.Sabahlara kadar içip içip park köşelerinde sızyormuş cümlelerini sıkça işeteceksin...Sevdiklerinin nasihatleri Benim serseriliğimi anlatırken, sen aklından hep bana söylediğin son kelimeyi geçireceksin..
Sıkılıyorum bazen senden ve özgür kızın yüzüğünü parmağına tek başına takmasını marifet bilenlerden ve tecavüze uğramış başıboş sevdalardan..Adam gibi adam , anam gibi osmanlı olan bir kadının sevdasına mutluluktan naralar atmak varken , ben daha kim bilir kaç cinayetin sanığı olucam?
Masum bir papatyanın , aptal bir fal için , faili meçhül cinayetlerde koparılma sebebi kadar aptal ve saçmaydın
Dünkü parasızlığımda , bir şişe şarabı zimmetime geçirmek isterken yakalandım iki aynasıza. Önce savcıya sonrada hakime anlatmak istedim hikayemi ama onlarda dinlemedi beni. Sonunda seni adam yerine koydular beni de mapusa.. Ulan sende adam oldun yaa...!
Bu mapuslukta duydum bazılarından.''İçki içmek haram ,sana küfür etmek günahmış.'' Peki yaptırana afmı çıktıda sen dışarda ben ma****ayım??
Hafifletici sebeb bile olmadı hikayemiz mahkeme salonlarında. Oysa İyi hali sen bozmuştun ama hakim seni adam yerine koydu benide..
senin anlayacağın her delinin anlatacak hikayesi vardır ama benimkini anlayacak bir akıllı bile yok ..
UĞUR BABAT
Seni Sevmeyi Durduramadım
Sana âşık olmayı çalışıyordum gece ödevlerinde. Basit bir matematik sorusunda sen pay oluyordun ben payda. Ben inatla artarken sen hep yerinde sayıyordun.
Sana âşık olmasını öğreniyordum tarih derslerinde. Ben milat oluyordum sen benden sonrası. Sana elimi uzatıyordum ama sen hep öncede kalıyordun.
Sen bazen yanıma gelip bana sıkıntılarından bahseder başını omzuma koyardın, ama ben sana o anlarda dost olmayı beceremezdim. Senden izinsiz habersiz kimseye söylemeden âşık oluyordum sana ve sessizce bakmayı öğreniyordum yüzüne…
Ben sana âşık oluyordum ama sen görmüyordun. Her görüşme günlerinde bana en iyi dostum sensin demenin ızdırabı içinde ölüyordum ama sen görmüyordun. En büyük trajediyse bana o sevdiğin kişiyi anlatmandı. Bendeki de şans işte. Bu güne dek kimi sevsem ya başkasını seviyordu ya da beni sevgili olarak göremiyordu. Söylentilere göre benden iyi dost olurmuş. Peki ya sevgili? Benden neden iyi bir sevgili olmuyor?
Sevdiğin çiçeği yetiştiriyordum arka bahçemde. Çiçek önce filizleniyor sonra açıyor büyüyor büyüyor ama ben bir türlü koparıp sana veremiyordum. Korkuyordum aramızdaki dostluğun o çiçeği susuz bırakmasından. Utanıyordum… Sen onca güzellikleri sırtında taşırken ben heybesiz geziyordum. Söyleyemiyordum bir türlü içimdeki tapusu sana ait olan sevgiyi. Sen bir yıldız kadar bana uzakken ben şah damarına yakın olmayı becerecek kadar seviyor ama bunu sana anlatamayacak kadar beceriksizleşiyordum. Durduramıyordum bir türlü seni sevmeyi. Bir bebek gibi büyütüyordum seni içimde... Hani ilk kelime çıkar ya bir bebeğin ağzından BABA diye? İşte o anı bekleyen bir baba gibi bekliyordum BENDE SENİ SEVİYORUM demeni. Ama olmuyordu… Bir türlü bana o anahtar iki kelimeyi söylemiyordun. Sen içimde büyürken ben küçülüyordum.
Bugün yine gırtlağıma kadar seni doldurdum içime. Adımı sorsalar binlerce kelimeden sadece ismini taşıyan harfleri sayıklayacağım. Sıkmıyor ama bu sessi kısık radyo ayarındaki sevdam beni. Bu sayede nerede olduğunu, ne yaptığını sorun etmeden, diğerleri gibi ‘’beni bugün neden aramadın’’ demeden yaşıyorum seni... Seninle sevişmeden yatağıma yalnız uzanmakta beni üzmüyor. Zaten bendeki sevgiye sevişmek için bir beden de gerekmiyor artık...
Oksijensiz odaların pencere buğusunda yazıyorum artık adını adımın yanına. Bir kalp çizmesini öğreniyorum ve ben ne zaman sana âşık olsam bir ok çizip kalbime batırıyorum…
UĞUR BABAT