-
Üşürüyorum..
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..
Muhsin YAZICIOĞLU
-
Mamak kapalı cezaevinde tutukluyken kaleme aldığı anlamlı bir şiir....
Umarım halen hayattadır.
MUHSİN YAZICIOĞLU GERÇEK BİR MİLLİYETÇİ VE DÜRÜST BİR POLİTİCIYDI
Bu satırları yazdığımda Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarına henüz ulaşılmamıştı. 25 Mart 2009 günü Kahramanmaraş mitinginden Yozgat mitingine helikopterle gitmek için havalanan BBP Genel Başkanı ve arkadaşlarının Göksun İlçesi, çardak Beldesi yörelerinde dağa çarptığı açıklanmıştı.
Bu satırların yazıldığı 26 Mart 2009 günü saat 17:00 itibarıyla bütün aramalara rağmen henüz Yazıcıoğlu ve arkadaşlarına ulaşılamamıştı. Teknik imkânların bu kadar gelişmiş olduğu 21. asırda, bir helikopterin enkazının 30 saat geçmiş olmasına rağmen bulunamamış olması, gerçekten utandırıcı bir durumdur. 30 saat süreyle enkaza ulaşılamaması, doğrusunu isterseniz düşen helikopter içindekilerin hayatta olma ihtimâllerini büyük ölçüde azaltmıştır. Bu konuda tek teselli “ALLAH’TAN ÜMİT KESİLMEZ” deyimi içinde gizlidir. Bunun dışında da, hiçbir ümit ışığı kalmamış gibi.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, gerçek bir milliyetçi, gerçek bir vatanperverdi. Türk siyasi hayatında önemli bir yeri vardı. Mevcut siyasiler içinde en çok saygı duyduğum kişilerden biriydi. Çünkü saygı duyulmayı hak ediyordu.
Ne diyelim, “ALLAH’IN DEDİĞİ OLUR!” Bu satırlar okunduğunda, Yazıcıoğlu ve kazazede arkadaşlarının da durumları netlik kazanmış olacaktır. Biz, yine de “ALLAH’TAN ÜMİT KESİLMEZ” diyerek bir mucizenin gerçekleşmesini bekliyoruz…
-
Malesef olmadı. Beklenen mucize olmadı. Allah rahmet eylesin.
Haber7.com konuk yazarı Arifhan Akpınar'ın Muhsin Yazıcıoğlu için kaleme aldı duygu dolu yazısı:
ADAM GİBİ ADAM ÜŞÜYOR
Tabutluk zemheri kokuyor. Beton zemini üşütüyor tabutluğun. Titriyor adam gibi adam, üşüyor. Savurgan bir tipi gibi zaman, hem yakıyor hem üşütüyor.
Ayak sesleri yaklaşıyor yeniden. Elektirik pirizine uzanıyor hain bir el. Saç diplerine kadar irkiliyor adam gibi adam. Bütün hücreleri çığlık atıyor. Dünya bomboş oluyor gözünde. İçi yanıyor, teni yanıyor ama yine de üşüyor çıplak zeminde.
Kendinden geçiyor…
Mamak’ta soğuk bir tabutluk…
Şafak söküyor, loş tabutluğun bir kenarından kar aydınlığı doluyor. Zemin soğuk bir tabut. Kimse görmüyor yere düşen gözyaşlarını. Üşüyor, titriyor, ısınmak için kendi içine sokuluyor.
Bir hayal oynaşıyor gözlerinde. Beyaz tülbentli anası sobaya odun atıyor. Tavanda alevler oynaşıyor. Cızırdayan çaydanlığın ağzından buhar süzülüyor.
Yine de üşüyor Adam Gibi Adam.
Mamak’ta tabutlukta prize takılmış kablolar, bir de soğuk zemin ürpertiyor Adam Gibi Adam’ı. Üşüyor…
Koridorun sonundan bir ayak çığlığı yaklaşıyor yeniden. Buz gibi bir ürperti akıyor içine. Yine elektrik kablosuna uzanıyor bir hain el. Zeminde soğuk bir ıslaklık ipildiyor. Yürekler kabuk bağlamış… sızlıyor teni Adam Gibi Adam’ın, hem de üşüyor.
Kendinden geçiyor…
Kendine geliyor yeniden ıslak, soğuk zeminde. Bedeni kaskatı…Konuşamıyor, titriyor sadece. Olduğu yerde zıplıyor.
Üşüyor…
Doğu Toroslar zemheri kokuyor bugün.
Sanki kablolara hain bir el uzanıyor yine.
Adam gibi Adam yine üşüyor. Zeminde kar var, havada boran var bugün. Üfültülü bir çaresizlik, boğuk bir hüzne karışıyor. Dün, zemini buz tutan tabutlukta üşüyen Adam, bugün dağların buz tutan zemininde üşüyor.
Askerler yürüyor dağların bağrına, insanlar yürüyor hep birden çaresizce. Adam Gibi Adam üşürken, yüreği yanıyor beyaz yaşmaklı bir ananın. Dün olduğu gibi bugün de sevenlerin yüreği yanıyor.
Dağların bağrında kar taneleri dans ediyor. Adam Gibi Bir Adam savruluyor kar tanelerinin arasında.
‘’ÜŞÜYORUM!’’ diyor yine, dün olduğu gibi. Tabutluklar ölüm kokuyordu dün, O üşüyordu. Dağlar da ölüm kokuyor bugün.
Adam Gibi Adam yine, ‘’ÜŞÜYORUM!’’ diyor, yürekler yanıyor yine.
Arifhan Akpınar
İşte Yazıcıoğlu'nun Mamak Cezaevi'ndeyken yazdığı ve okuduğu 'Üşüyorum' şiiri
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..
(Muhsin YAZICIOĞLU)
[Üyeler Mesaj Yazmandan Misafirlerde Kayıt Olmadan Link GöremezlerKayıt İçin Tıklayın ! ]