Ilısu, Tarkan, Merkel ve Su
Ilısu, Tarkan, Merkel ve Su
Değerli sanatçı Tarkan, Almanya Başbakanı Merkel ile Ilısu barajına verdiği krediyi iptal için görüşmeye gidecekmiş. Hasankeyf elden gidiyormuş muş. Uluslar arası ve “ulusal” doğa koruma dernekleri bu barajın yapılmasına karşı çıkıyormuş.
Hasankeyf için yeni bir yer tesis edildi. Kültürel değerlere bir şey olduğu yok. Bergama Zeus Sunağı nasıl Berlin’e taşındıysa aynısı burada da yapılır. Hasankeyf, buraya baraj yapılana kadar kimsenin doğru dürüst aklına gelmeyen bir yerdi. Bazıları tarihi eser ve bir kültür yok ediliyor dese de insan sormadan edemiyor, Cizre’de Kürt Edebi Tarihinin en önemli eserlerinden olan Memu Zin’in hikayesinin geçtiği mağara ne kadar korunuyor? İki yıl önce Cizre’yi ziyaret ettiğimizde o yerin perişan halini gördüğümüz zaman tepkimizi Cizreli dostlara göstermiştik ve onlar da bize hak vermişti. Samimi bir kültür koruma hareketi önce orayı hallederdi.
Bu barajın etkileyeceği bölgeler kamulaştırılacak yani toprak sahiplerine parası ödenecek. Hasankeyf, önemli bir tarihi eserdir ve kesinlikle muhafaza edilmelidir. Hasankeyf için ve diğer bölge tarihi eserleri için özel yer ayarlanmıştır.
Ilısu barajı bölgeye bereket getirecektir. Ilısu barajı sayesinde bölge verimli alanlara kavuşacak ve işsizlikten mağdur durumda olan Güney Doğu halkı verimli topraklar sayesinde ekonomik değer haline gelecektir. Baraj, aynı zamanda bölgenin çöl benzeri iklimini de yumuşatacaktır. Bu baraj sayesinde gelecekte çok önemli bir güç olan (aslında hali hazırda bile çok önemli) “Su Gücü”, Türkiye’ye sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi güç de kazandıracaktır. Devletimiz bu baraj sayesinde milletimize siyasi, ekonomik ve sosyal katkı sağlayacaktır. Üreteceği enerji ise çevrede kurulabilecek sanayi yatırımları açısından artı bir değer olarak göz önünde bulundurulacaktır. Kaçak elektrik kullanımının rekor seviyelerde olduğu Güney Doğu için elektriğin öneminden bahsetmeğe bile gerek yoktur sanırım.
Yöre insanının en büyük problemlerinden biri iklim ve arazi şartlarından dolayı verimsiz topraklardan yeterince faydalanamamasıdır. Yöre insanı ekmek parasının peşindedir ve ailesine ekmek götürmenin mazlum hali içerisinde hayatını idam ettirmeye çalışmaktadır. Bu barajın engellenmesi maalesef bölge insanın ekmeğine taş koymak demektir.
Sayın Tarkan, bu yöreye eğer her birinde en az 3000 kişinin çalışacağı 10 tane fabrika kurarsa bu barajın yapılmaması için ben de aktif olarak hareket etmeye söz veririm. Yörede 30.000 kişinin çalışması demek en az aile fertleriyle birlikte 150.000 kişinin ekmek yemesi demektir. Tabii bu 30.000 kişi sabit gelire sahip olacağı için aynı zamanda ek iş yerlerinin açılmasına da sebep olacak ve en az 10.000 işçi de bu 30.000 işçiye bakkal, marangoz, giyim v.b. hizmetlerde hizmet vermek için çalışacaktır. 40.000 işsizin iş bulmasıyla 200.000 kişinin ekmek davası iyi bir şekilde sonuçlanacaktır. Davulun sesi uzaktan nasıl gelir bilinmez ama 19 yıldır Doğu ve Güney Doğuda yaşayan biz davulun sesinin boş mide sesine benzediğini iyi biliriz. Tarkan Bey önce bir gelse de en az 1 sene buralarda yaşasa sonra Merkel’e mi gidecek Sarkozy’e mi gidecek karar verse daha iyi olurdu. Elini taşın altına sokup yöre insanına istihdam oluştursa, sonra “Bakın ben yöre insanı için bunları yaptım siz ne yapacaksınız?” dese. Dese de sonra gidip Zeus Tapınağını Bergama’dan kaçırıp Berlin’deki müzede sergileyen ülkenin Başbakanına “kültürümüz elden gidiyor” diye yakınsa. Tarkan Karadeniz uşağıdır, zekidir, işini bilir, ülkemizin fahri bir temsilcisi gibidir, her konserinde Hasankeyf’in yeni kurulacak yerini sürekli reklam yapsa Kültür Varlığı her ne şekilde olursa olsun korunur ve duyurulur.
Su Hayattır…
[Üyeler Mesaj Yazmandan Misafirlerde Kayıt Olmadan Link GöremezlerKayıt İçin Tıklayın ! ]
Selam ve dua ile.