Alıntı:
Allah hareket edermi etmezmi
kulun neyi seçeceğini Allah ezelde mi seçti
kul zina etmek istese, bu düşünceyi Allah kulda yarattı diyemi düşündü
kulun Allaha sövme düşüncesini Allah mı yarattı
Kula Allah sadece düşünebilme yeteneğini verdi, ve düşünüceği şıklarıda nefsi ve şeytanın vesveseleri ile şekillenmesini kulun iradesine bıraktı, bayanı yarattı size bayanı arzulama isteği verdi, bakarsan düşünüceksin dedi, sanada bakma dedi bayanı gördüğünde kafanı çevir dedi sen yok bakarım diyorsan buda senin başına gelicek iştir, nitekim bu düşünceyi kötüye kullanman için vermedi ama sen kötüye kullanmayı tercih etti, bayanı arzulamanı yarattı zira aksi halde helalin bile olsa bayanları düşünmezdin ve dünyanın düzeni sağlanamayıp popülasyon gerçekleşemezdi , Lakin sana dediği bu düşünceleri yalnız ve yalnız helalin ile paylaş sen bunu başkası ile yaparsın buda senin tercihin diğer sorularının cevabıda bu yöndedir.
Alıntı:
Allah ezelden bugüne sonsuz zamanı aşıp nasıl gelebildi
bu soru tamemen ilimsizce soru, zira zaman göreceli bir kavramdır, ve sonradan yaratılan kavramlar arasındandır, zira sizin zaman diye tabir ettiğiniz şey dünyanın kendi ekseni etrafında ve güneşin etrafında dönmesinden başka birşey değildir, nitekim bu marsda başka jüpiterde başka ayda başkadır, o vakit aslında ZAMAN diye bir kavram göreceli bir kavram olduğundan zamanda sizin algıladığınız tek tür bir usur değildir, Rabbimin indinde zaman yoktur, zaman sizin bulunduğunuz kainata has bir olgudur. eğer her yerde olsaydı heryerde kaçınılmaz eşitliğe tabi olurdu.
Alıntı:
Allah düşüncelerimizi yarattığı içinmi öle düşünürüz
Allah yalanı yaratan mıdır
Bu soruyu aynı şekilde einstain'in hocası derste anlattığında OPna çok hoş bir cevap ile susturan einstainin cevabı şudur,
Soğuk yoktur, soğuk sıcaklığın olmayışının bize hissettiren duygulardır,
karanlıkda yoktur, karanlık , ışığın olmadığı duruma verdiğimiz addır,
nitekim yalan ve kötü diye birşeyde yoktur, bunlar Allahın varlığına inanmayan , ve onun yarattığı doğruluğa tabi olmayan insanların kalbinde zuhur eden doğrulukdan uzak olma halidir. Sanırım yeterli açıklama olur bu örnek.
Alıntı:
Allah napcamızı önceden biliyosa böle sınav olurmu
Sen başarı bir öğrenci değilsindir, ben senin ilminin olmadığını bilirim, senin sınavdan kalacağında apacık bellidir, ama bu diğer insanları sınavda bekletip seni sınıftan atmamı gerektirmez nitekim ordada bir adalet söz konsudur, sınav süresi herkese verilir, sen başarılı olursun yada olmazsın , sınava girdin bu kadar soru ürettin sınava girmesen elli tane bahane üretirdin ... :)
Alıntı:
herşey Allah’ın dilemesiyle mi olur? Zina yapanlar var, Allah’a sövenler var Bunlarda mı Allah’ın dilemesiyle oldu? hani herşey Allahın dilemesiyle oluyordu ya
Bu soruya yukarda cevap verildi, bir soruyu 2-3 kere sorulmuş. Soruları hazırlarken sorduğumuz sorulardan kaçınalım.
Alıntı:
Kadere hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanıyor musunuz?
Zina yapmak şer midir? Zina yapmak Allah’tan mıdır? Hani, hayır ve şer Allah’tandı ya
içki rızıksa rızıkda Allahtansa içkiyi içiren Allahmı oluyor
Galiba zinaya ve içkiye düşkünlüğünüz çok fazla bizim nefsimizde olduğu gibi ama bu soruları dediğimiz gibi yukarıda açıkladık...
Alıntı:
sizinle, Allaha inandığını söyleyip, kaderi inkar eden kişi arasında ne fark var o da siz de özgür iradeyi savunuyonuz
"Allah’ım bizi kötü yola düşürme, yolumuzu saptırma" diye dua ediyor musunuz?
Demek ki bizi kötü yola düşüren ve yolumuzu saptıran kimmiş?
Kaderi inkar eden aramızdaki fark onun kaderi anlıyamayıp idrak edememesidir, oysaki kader konusu karmaşık değildir, onuda yukarıda güneş tutulması örneğin açıkladık.
Rabbim bizi yanlış yola düşürme derken muradımız şudur, ya rabbi nefsimi her daim kötülüğü ister sen bize onun isteklerine tabi olsakda bunu dileyip yönelsekde sen o isteklerimize bakıp şartları oluşturma bze mani oldur, buda tamamen öküz altında buzağı ararcasına bir soru olmuş. Bizi kötü yola düşüren sadece ve sadece nefsimiz ile özgür hür irademizdir aksi halde sınavın manası olmazdı.
Alıntı:
Bir insan çalıntı yiyeceklerle yaşarsa, bunlar ona Allah’ın verdiği rızık mıdır?
Rızık Allah’tan mı? İçki içmek rızık mı? İçki içmek Allah’tan mı? ehli sünnet içki rızık der
Bu soruda iki kez sorulmuş yukarda rızık manası iel açıklanıp bu soruya cebap verilmiştir.
Alıntı:
16 / 93 Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir, yaptığınız işlerden sorumlu
tutulacaksınız ( kuranda nahl suresi 93 üncü ayet bu, bak hem saptırıyor hem de sorumlu tutuyor
93- Allah dileseydi elbette hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah dilediğini saptırır ve dilediğine de hidayet verir. Şüphesiz ki, (kıyamet gününde) bütün yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.
(Ve) Ey insanlar!. Şunu da biliniz ki: (Eğer Allah Teâlâ dilese idi) ilâhî hikmetine uygun bulunsa idi (elbette sizi bir tek ümmet kılardı) aranızda bir birlik meydana getirirdi. Dînî ve dünyevî ihtilâflara düşmezdiniz. (Fakat o) Hikmet sahibi Yaratıcı (dilediğini **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**lıkta bırakır) kendi yaratılışlarını, iradelerini kötüye kullananları **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**lıktan ayırmaz. (Ve dilediğini) de (hidayet erdirir) kendi ihtiyarlarını, kabiliyetlerini güzelce kullananlar! da bilir, onları hidayete erdirmiş olur. Bu bir hikmet gereğidir. (Ve) Ey insanlar!, (sizler) bu dünyada iken (yapmakta olduğunuz şeylerden) verdiğiniz sözü tutup tutmadığınızdan ve diğer dinî vazife-lerinizden kıyamet günü (elbette sorulacaksınızdır.) dünyadaki kesb ve iradenizden dolayı sorgulamaya tâbi olacaksınızdır. İyilik yapan ve sözlerinde duranlar hakkında ilâhî lütuf tecelli edecektir. Zalim, yeminlerine, antlaşmalarına riayetsiz olanlar da ilâhî adalet gereği lâyık oldukları cezalara kavuşacaklardır.
§ Enkas; Niksin çoğuludur. İpliği fitil yapıp kuvvetlendirdikten sonra bozmak manasınadır. Eski bir elbise, vesaireyi bozup gazete = eğirmeğe, bükmeğe kabilyeti olanını yeniden eğirip bükmek mânasını da ifade eder.
§ Dehl; bozgunculuk" hile manasınadır. Bir şahsı aldatmak için dıştan sözünü yerine getirir gibi görünmek, gerçek halde ise düşman olup sözü gizlice bozmak bir denî'den ibarettir.
Alıntı:
7/179 And olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık… ( kuranda araf suresi
179. Andolsun ki, cinler ve insanlardan çoklarını cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır ki, onlar ile anlayamazlar ve onların gözleri vardır ki, onlar ile göremezler ve onların kulakları vardır ki, onlar ile işitemezler. Onlar hayvanlar gibidirler, belki onlar daha **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**tırlar. İşte gafil olanlar onlardır.
Bu âyeti celile, cin ve insan taifelerinden birçoklarının kendi kabiliyetlerini kötüye kullanmanın neticesi olarak cehenneme aday olduklarını şöylece açıklamaktadır. (Andolsun ki,) Kutsal varlığıma yemin ederim ki (cinler ve insanlardan) bu ki cins mükellef mahlûklardan (çoklarını cehennem için yarattık.) onlar azap görmek için cehenneme gireceklerdir. Çünki onlar, yaratılış gayelerini dikkate almazlar, kendilerine verilmiş olan fıtrî kuvvetleri güzelce kullanmazlar, böyle bir âkibete hak kazanmış olurlar. Evet... (Onların kalbleri vardır) Onlar ile mükellef oldukları şeyleri düşünüp anlayabilirler. Fakat onları kötüye kullandıkları içindir (ki, onlar ile) o kalbleri ile vazifelerini (anlayamazlar) öyle anlayamayacak bir hâle düşerler, (ve onların gözleri vardır) Dış âleme bakarak Allah'ın kudretinin milyonlarca eserlerini görerek Cenab'ı Hak'ki tasdik eder ve yüceltebilirlerdi. Fakat onlar kendilerine verilmiş olan o pek güzel kuvveti de zayi ederler. Onun içindir (ki onlar ile) o gözleriyle öyle uyanma sebebi olacak şeyleri (göremezler.) Kâinatı Yaratanın kudretine, yüceliğine şahitlik edip duran o kadar eşsiz eserleri görüp uyanma özelliğinden nasipsiz bir halde kalmışlardır, (ve onların kulakları vardır) İşitmek kuvvetine sahiptirler. Cenâb-ı Hak'kın âyetlerini işitip dinleyebilirler, kendilerine verilen nasihatları duyup kabul edebilirler. Ne yazık ki, onlar bu mühim kuvveti de kaybederler. Artık (onlar ile) o kulakları ile hakkın âyetlerini, fâideli sözleri hayrı tavsiye edici öğütleri (işitemezler.) bu kuvvetlerini de kendi kötü davranışlarıyla kaybetmişlerdir. (Onlar hayvanlar gibidirler) hakikatları anlamak özelliğinden mahrum olma bakımından, yalnız dünyada yiyip içmek zevk ve saf ada bulunmak bakımından hayvanlara benzerler, (belki onlar) O bir kısım cin ve insan gurupları hayvanlardan (daha **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**tırlar.) çünki hayvanlar zaten mükellef değildirler. Maamafih hayvanlar kendileri için fâideli olup olmayan şeyleri ayırabilirler, fâideli şeyleri almaya, zararlı şeyleri atmaya çalışırlar. Akla, zekâya sahip, bir takım vazifeler ile mükellef olan cin ve insan gurupları ise cahilce ve inkarcı şekilde harekette bulunurlar, dünyevî bir menfaat uğrunda uhrevî menfaatlerini terkederler, Allah'ın azabını düşünmez bir halde yaşarlar. (İşte) Asıl (gafil) sevabı, azabı düşünmekten uzak, üzerlerine düşen vazifeleri yerine getirmekten kaçınıp, bu sebeple Cehenneme lâyık (olanlar onlardır) o hayatlarını ziyan eden, sahip oldukları kuvvetleri, özellikleri kötüye kullanan günahkâr kimselerdir. Binaenaleyh, her insan onların o feci âkibetlerini dikkate almalıdır, onlar gibi Allah'ın emrine aykırı hareketlerde bulunmadan, kendisini uhrevî azaba uğratmaktan son derece sakınmalıdır. Başka türlü çare yoktur.
Alıntı:
2/7 Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır ve
büyük azap onlar içindir ( kuranda bakara suresi 7 inci ayet bu, bak onları hem mühürlüyor
hem de onlara iman etmeyi emrediyor
7. Allah Teâlâ onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, onların gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap da vardır.
Öyle inatçı ve inkarcı olanlar yaratılış itibariyle sahip oldukları irâde ve ihtiyarlarını kötüye kullandıkları için (Allahû Teâlâ onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir.) Artık onların kalplerine imân girmez, kulakları hakkı İşitmez. (Onların gözleri üzerinde de bir perde vardır.) Hakkı göremezler ve bu kötü hareketlerinden dolayı (Onlar için büyük bir azab da vardır.) Âhirette sürekli ve pek acıtıcı bir azaba tutulacaklardır.
§ Evet... Allah Teâlâ bütün kullarına bir irâde ve bir seçme kabiliyeti vermiştir. Her insan bu kabiliyetini güzelce kullanmaya da, kullanmamaya da hikmet gereği muktedirdir. Cenâb-ı Hak ise her kulunun bu kabiliyetini bu dünyada ne şekilde kullanacağını ezeli âlemde bildiği için ona göre kulları hakkında ezeli hükmünü vermiştir. Binaenaleyh bunda bir zorlama yoktur. Belki bu ezeli hüküm kulların kendi hareket ve irâdelerine göre tecelli etmiştir. Bu teklif âleminde ilâhî adaletin ortaya çıkması kulluk ve Rablığın belirmesi için bundan daha uygun yol yoktur.
Bu mübarek âyetler Rasûli Ekrem efendimizi teselli etmek mânasını da içermektedir. Şöyle ki: Peygamber efendimiz herkesin İslâmiyeti kabul ederek ebedî mutluluğa ermelerini arzu buyururdu. Kutsi emirlerini, öğütlerini kabul etmeyenlerin davranışlarından dolayı pek müteessir olurdu. Cenab'ı Hak ise buyurmuş oluyor ki: Rasûlüm!.. Üzülme, İnkarcıların uğrayacakları azaplar, felâketler, kendilerinin hakkı kabul etmeyip inatçı bir şekilde harekette bulunmalarının bir neticesidir. Sen ise onlara hak ve hakîkati ulaştırmış olmakla peygamberlik vazîfesini yerine getirmiş ve en yüksek derecelere aday olmuşsundur. Sallallahü Aleyhi vessellem.
Alıntı:
17/46 (Kuran ı) anlarlar diye kalplerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk
(kuranda isra suresi 46 ıncı ayet bu, kuranı anlamasınlar diye kalplerinin mühürlendiği
söyleniyor ya, hem de onlara kurana inanmaları emrediliyor değil mi,
46. Ve onların kalpleri üzerine, onu iyice anlayamamaları için perdeler ve kulakları içine de bir ağırlık kıldık ve Kur'an'da Rabbinin birliğini andığın zaman nefret ederek arkalarını dönüp giderler.
(Ve onların) o müşriklerin, inkarcıların (kalpleri üzerine onu) o Kur'an'ı Kerim'i, (iyice anlayamamaları için perdeler) meydana getirdik (ve kulakları içine de bir ağırlık kıldık) Cerektiıği şekilde işitmelerine mâni olacak bir sağırlık düşürdük (ve Kur'an'da Rabbini bir olarak andığın zaman) kelimei tevhidi okuyarak Cenab'ı Hak'tan başka ilâh olmadığını, putların bâtıl şeylerden ibaret bulunduğunu gösterdiğin vakit o müşrikler (nefret ederek arkalarını dönüp giderler) Allah Teâlâ'nın birliğini işitmek istemezler, şirk içinde yaşamayı tercih ederler.
Alıntı:
Siz bu yazıları okumadan önce Allah bu yazıyı okuyacağınızı biliyor muydu, bilmiyor muydu? “Biliyordu” derseniz, soruyorum: Bildiği gibi olmasını mı diledi yoksa bildiğinin aksine olmasını mı diledi? "Bildiği gibi olmasını diledi" derseniz, sizin bu yazıyı okumanızı Allah’ın irade etmiş olduğunu kabul ettiniz demektir ve siz Allah’ın irade ettiği bir fiili, hareketi engelleyebilir misiniz? "Hayır engelleyemem" derseniz, demek ki siz bu yazıları Allah’ın zorlamasıyla, mecburen, tıpış tıpış okudunuz Ne dersiniz bu işe?
Allahın bilmesi zorladığı manasına gelmez, sadece yapmanıza imkan verdiğini gösteri bu durumda Allah zorlamadı bizi, ben nete geldim bana bunun gücünü verdi, nette bunu okudum irademle bunları cevaplamam gerektiğini düşündüm oda bana imkan sağladı bende bu durumda size cavap vererek sevap kazandım tıpkı sizinde özgür iradenizle günahı kazanma çabanıza imkan sağlmaası gibi ortada bir zorlama yok müsade etme vardır unutmayın Allah Vadettiği güne kadar bekliyor o gün geldiğinde azabımız ve ya mükafatlarımız güzel olsun diye insan bu süreyi güzel yada kötüye kullanır yerini ya daha güzel yada daka kötü eyler.
Alıntı:
forum bölümün de, serbest kürsü de "kitabım kader üzerine" başlığında kitabım var. silerlese bunu bida yüklemek istiyom. bu başlık altında. kopyalayıp öle okuyun ordan okunmuyo. ctrl ye bas, basarken a harfine de bas. mavi oluyo sora kopyala emi. bilgisayarına yapıştır.
Videoalarına cevap hazırlamak isterdim şayet boş vaktim olsaydı, ama o kadar boş vaktim yok . Kader üzere benimde sohbetlerim var nasip olsaydı size onları sunabilseydim , ama yukarda açıklamaya çalıştım bu tüm kitabınızı çökerten gerçekler , tabi anlayabilmek çok önemli şayet samimiyetinizi yittirmemiş ve Allaha savaş açmadıysanız Allah size bunlardan istifade imkanı sağlıcaktır. Ama siz açık aramaya çalışıp sorgulamakdan ziyade tartışma ortamı oluşturma düşüncesindeyseniz bunları sadece okumakla kalıcaksınız idrak etmeniz mümkün olmıcaktır,
Rabbim den dilerim rabbim bize Hak olanı Hak , batıl olanı batıl görmeyi ihsan etsin.
Sizleri görünce şükrüm ve hamdın ziyadeleşiyor ,
Elhamdulillahi ala dinil islami ve kemalil iman ...