Ben... Aşkınla hüküm giyiyordum!
Meşru bir suçtan çektim ilk cezamı.
Hakim sendin o zamanlar, zanlı ben.
Beyoğlu'nun ıslak kaldırımlarındaydı ilk sürgünüm.
Geceleler duman kokulu bir nemle boğuyordu günahkar bedenimi,
Sen... yoktun!
Yaptığım hata ortadaydı.
Beni bu yola sürükleyen bilmem kaç yıldır yanımdaydı.
Anlat hadi , dök içini
Anlat ki bitsin içine koyduğum bir içimlik acın.
Anlat ki kaybolsun kuşlukta soluklanan o yağmur bulutların.
Ben geçen yıllarıma ağlarken,
Sen ümit yıllarımı çalıyordun benden,..
Ben... yoktum!
Uğraşmaya gerek yok.
Vurgun yedi bir kere acemi dalgıç.
Diner mi sanıyorsun bundan sonra denizdeki dalgalar.
Kavuş artık limana ey sersem taka.
Bekleme artık bir sonraki sabahı, bir öncekinden şüphe ederken.
Bak karşındayım, seni bekliyorum.
Sen yıllardır suçumu ararken,
Ben... Aşkınla hüküm giyiyordum!
Sen...yoktun
Ben...yoktum
Biz...yoktuk!
Suçlu olan ..ben
Suçlu gören...sen
Kaybeden...biz!
Kendimizi kaybettik.. hükümsüzdür!!!.