Kayserili ile Yahudi'nin kurnazlığı üzerine bir fıkra
Kayserili'nin biri, at pazarında at satıyormuş. Yahudi'nin biri de gelip, müşteri olmuş. Pazardakiler, iki ticaret cambazının alışverişlerini görünce işi gücü bırakıp, merakla etraflarını sarmış.
Uzun süren pazarlıktan sonra Yahudi atı satın almış ve ipinden tutup götürürken, etraftakiler önünü kesip:
"Yahu, Yahudi kardeş, biz de seni uyanık biliyorduk, Kayserili seni kandırdı.. Kayserili sana topal atı sattı..Görmüyor musun at topallıyor.." demişler.
Bunun üzerine Yahudi, gayet kendinden emin bir tavırla:
"Siz öyle bilin.. Bakın, atın ayağına çivi batmış, gördünüz mü...Eve gidince çiviyi çekip, pansuman ederim. Bir-iki gün içinde bu at, sapa sağlam olur..."demiş.
Meraklı kalabalık bu defa soluğu Kayserili'nin yanında almış:
"Kayserili, kayserili... senin kuranazlığın nerede kaldı, Yahudi seni oyuna getirdi. Senin topal diye ucuza verdiğin atın ayağında çiv varmış, Yahudi "Ben o çiviyi çıkarınc bu at sapa saplam olur" diyor. Biz de seni kurnaz bilirdik..." demişler.
Bizim Kayserili, etrafındakilere gülümseyerek şöyle bir bakıp demişki:
"Arkadaşlar, bana bakın!. O at, zaten topaldı... topallığının çividen olduğu sanılsın diye, o çiviyi ben çaktım..."
__________________