sevildiğin için mi bukadar acımasızlık?
Bugün yazmaya dermanım yok, sensizlik canımı daha bir fena yakıyor sanki bugün. Parmaklarım sana yazarken titriyor oysa seninkiler bir an önce her kelimenin sonunu bekleyerek yazıyor belki de. Her kelimene binbir anlam yüklerken ben, benden sana gidenler hep gerçek anlamlı kelimeler olarak algılanıyor biliyorum. Mecazlarıma yer yok senin kalbinde. Sevdamla dolu her cümlemi evirip çevirip basit sözcükler yığını olarak algılıyorsun. Kan damlasa parmaklarımdan umrunda olur mu acaba? Sevildiğini bildiğin için mi bu kadar acımasızlık?
Kalbimde kasırgalar estiren her sözün, belki bir bakışın ya da gülüşün öylesine normal ki senin için. Bilmiyorsun ne fırtınalar kopuyor küçücük yüreğimde. Hiç düşünmeden örseleyip atıyorsun masum düşlerimi. Her sözün bir hançer gibi, bir ok gibi yüreğime saplanıyor, sen bilmiyorsun. Sevildiğini bildiğin için mi bu kadar acımasızlık?
Sana adanmış onca şiirin bir dizesinde gözlerin doldu mu hiç? Ben onları yazarken kağıdım sele karışırken senin burnun dahi sızlamadı mı? Senle geçen her an huzur doluyken benim için, senin için öylesine bir zaman dilimiydi herhangi bir günün öylesine bir saatinde, boş bir dakikanın koynundaki anlamsız saniyelerde öyle mi? Sevildiğini bildiğin için mi bu kadar acımasızlık?
Tenini tenimde hissettiğimde duyduğum ürperti ve omzuna yaslanışımda kalbimi kaplayan o sonsuz huzurdan hiç haberin olmayacak belki de. Senin için öylesine biri olmaktan hiç kurtulamayacağım. Kabullenmeye çalışıyorum tüm bunları ama solumda takat kalmadı. Hiç düşünmeden söylediğin her sözün kocaman bir yara kalbimde. Bir melodiye eşlik eden şu dizeler gibi “Hem yarabandım hem yaram” sın. Ama kanattıklarını senin bile sarmaya gücün yetmez artık. Sevildiğini bildiğin için mi bu kadar acımasızlık?
Aklımda hep bu soru yüzlerce çivi saplıyor günlerime. Her günüm delik deşik onulmaz yaralarla kanarken, aklımdan bu soru hiç çıkmıyor işte. Konduramıyorum sana böylesi bir vicdansızlığı ama; sevildiğini bildiğin için mi bu kadar acımasızlık?
Kızıyorsundur şimdi bana belki de yazdıklarım için. Sen yazdıklarıma içerlerken benim bunları yaşadığımı unutma olur mu? Ve yaşarken de yine gülen gözlerle sana sonsuz bir sevda duyduğumu. Ağlarken bile senin döküldüğünü gözümden. Ne kadar acı versen de yüreğime, yok sayamıyorum sevdanı. Öyle kocaman ki sığmıyor içime. Ama bu soruya bir cevabı hak ediyor artık takati tükenmiş yüreğim: Sevildiğini bildiğin için mi bu kadar acımasızlık?