-
Mucize
Dün seni gördüm yine.saçların yüzüne düşmüştü.ben senin saçlarını ne kadar çok seviyormuşum.sonra bana baktığında gözlerine baktım bir kez daha yoksa ben senin gözlerinemi aşık olmuştum.hiçbiri değildi ben senin ne saçlarını ne gözlerini görmeden, senin ellerini tutmadan, nefesini hissetmeden aşık olmuştum sana. Bana git dedin git ve beni unut... ama ben gidemedim güçlü olurum sandım eski günlerdeki gibi.ikimiz içinde güçlü olabilirdim. Beni sevdiğini bildiğim her an için bakmaya bile cesaret edemeyeceğim kadar yüksek dağları devirebilirdim.uzun yorucu ve korkutucu bir yolculuğa çıktım ben, sonunda sen olacağını düşleyerek.senin elini tutarak yürüdüğüm bu yolda ne gecelerin karanlık efendisi ne gündüzlerin aldatıcı güneş tanrısı çıkamazdım yoluma.ama her elimi bıraktığında küçücük bir çocuk kaldı yolun ortasında; karanlıklarda tutunacak bir el için boncuk boncuk gözyaşları döken bir çocuk.ben yokluğun kadar çocuk varlığın kadar yetişkindim sevgili....hasretime duyduğum özlem ve özlemime eklediğim umuttu benim adımlarım.ben sana olan susuzluğun, sana olan özlemin ayakkabılarıyla yürürken bu yolda ruhunun silikleştiği anlarda yokluğunun prangalarını sürükledim..canımı acıttı yokluk anların çünkü ben çocuktum sen yokken.bir çocuğun küçük ve narin bilekleri nasıl taşırdı bu kadar ağır prangaları bunu düşünememiştin hiç.gözlerimden akan yaşları silerken parmaklarınla gidişinin içimdeki fırtınaları üşütmedimi seni.içimde kopan fırtınalarda üşürken ben varlığınla ısıt yüreğimi.
Tanrı bana bir gün bir mucizeyle sürpriz yapmak isterse bakışlarını üzerime tebessümünü gözlerime ruhunu yüreğime örtsün....yaşamın mucizelere bağlı olduğunu düşünürsen bir gün benim mucizemin sen olduğunu hatırla yeter...
-
gercekten güzel paylaştığınız için tşk