-
adım hüzün
Adım hüzün.Seninle ilk defa tanışıyoruz,beyaz üzerine siyah çizgili sayfalarına,dandik bir kalemin yeni açılmış ucuyla ilk defa yazılıyorum.Adım hüzün, her insanda en az bir kere bulunuyorum.
Senin adını da biliyorum,günlük.Günden güne tutulması zorunlu tutulduğunda sıkıcı olan bir nesnesin.Ama nesnenin ne demek olduğunu bilmiyorum.İçinden yazmak gelen insanların,yazdığı sevimli bir kapağın var.
Tanışıklığımız eskiye dair anlayacağın.Bu fiziksel tanışma faslını araya koymazsak tabi.Dedim ya ; Adım Hüzün,sonundan başlıyorum hayatın.Bilinmedik cümlelerde her daim yer alıyorum. Cümlenin bilinmediğine hüzün adı veriyorlar.
Adım hüzün,adım adım ağlıyorum,her sevgilimden ayrıldığım gibi yani.Ne de olsa direkt ve hızlıca ayrınılmıyor bir sevgilinin kollarından ve göz yaşlarından.Unutmak epey zaman alıyor,ben de zaten bu zamanın içinde yaşıyorum.Bu yeni açılmış dandik kalemle sayfalarını kirletmem de bu yüzden. Bu ucu yeni açılmış dandik kalemi tutan elin sahibi,göz yaşlarını benimle unutmaya çalışıyor,bilmediği tek şey unutacağının kendisine ait olan yaşlar değil,diğerine ait olan gözyaşları olması.
Adım Hüzün,çarpık ilişkilerin doğru sonucuyum ve sonuncusuyum.Bitimin başlangıcıyım anlayacağın. Bitirilmiş öykülerin devamını ben getiriyorum,ne de olsa öykü sonu herkes ölmüyor,öykü kahramanlarının da bir hayatı var kimseler bilmese de.Figüran rollerin acıklı hali benim devingen halim. Uluorta sevişemiyorum mesela,uzun ve ağlamaklı oluyor hüzünlü bir sevişmenin sonucu.
Adım Hüzün,herkesle beraber yaşıyorum,kalbimin orta yeri dingildeyen bir göz yaşı deposu,sürekli akıtıyorum.