Yumuşacık Elleri Vardı Babamın
[Üyeler Mesaj Yazmandan Misafirlerde Kayıt Olmadan Link GöremezlerKayıt İçin Tıklayın ! ]Yumuşacık elleri vardı babamın. Başımı okşarken saçlarımı tarardı sevgiyle. En yakın bakkala gidip şeker almak için ihtiyacım olan para, o yumuşak ellerden akardı avuçlarıma.
Biz , babamın yumuşak ve yorgun ellerine bakan dört minik yavruyduk . Kırılgandık , korkardık. Doyunurduk yavru kuşlar gibi, onun getirdikleriyle. Kapıdan içeri girdiğinde korkularımız dağılır, karanlıklarımız aydınlanırdı güldüğünde.
Yerinde duran taşlar oynardı; o, iş için adını bile bilmediğim uzak şehirlere gittiğinde . Elimden düşer kırılırdı oyuncaklarım, uçurtmalarımın kopardı ipi, şarkılar bile susardı radyolarda.
Akşam dönerken komşu evlerin babaları evlerine ; sanki yalnızlıklar iyice çökerdi tepemize. Küçülür küçülürdük ağırlığıyla babasızlığın. Ezilirdik bir böcek gibi. O zaman , dört kardeş sarılıp birbirimize; dualar ederdik gökyüzüne açıp ellerimizi, bir an önce dönmesini isterdik evimize.
Evimizden uzak kaldığı zamanlarda; korkardım , üşürdüm , karanlığımda. Rüzgârın ıslık çaldığı gecelerde daha bir koyardı yokluğu her günden daha beter. Uçurumlarımda uçsuz bucaksız denizler dalgalanırdı. Büyürdü ne olduğunu bilmediğim boşluklar avuçlarımda.
Haftalar sonra eve döndüğünde, gül yaprakları dökülürdü üstümüze. Renk renk ve çeşit giysilerle bayram ederdi bedenimiz. Ağzımızda farklı tatlar konuk olurdu günlerce. Dolar taşardı kumbaramız. Onun en sevdiği yemeklerin kokusu yayılırdı yoksul ama sıcak mutfağımıza.
…………
Babamın o yumuşak elleri , kuru bir yaprak gibi şimdi. Veren el, alan el oldu. Sütlü kahve dökülmüş gibi lekelerle dolu üzeri. Hareketleri ağır, ama yine sıcacık.