Resmin karşımda. Öyle güzel ki seninle en güzel duyguları yaşamak. Ben seni yazamıyorum artık sevgili.. Bu kadar aşıkken bu kadar severken çok zor seni anlatacak kelimeleri bulmak.. ben seni yazamıyorum ama seni yaşıyorum gece gözlüm..
Ne çok denedim seni bulmayı, ne çok aradım seni bir bilsen...
Ömrümün orta yerinde bana bahşedilen çocukluk neşemsin sen.
Öyle güzel ki, tükenen saatleri seninle paylaşabilmek.. buz gibi ekranın ardından sıcacık gülümseyişini hissedebilmek. Kalbinin benimle birlikte attığını bilmek. Konuşmasak da sesimi duydugunu biliyorum. Gozlerin kapali olsa da gordugunu...
Gözlerine dokunabilmek için o kadar uzun zaman bekledim ki..
Seni bekledim hep ben.
Yüreğimdeki heyecanı, gözlerimdeki hüznü, dudaklarımdaki ateşi, ellerimdeki titremeyi, küçük dokunuşları sakladım sana.
Bir yerlerdeydin ve mutlaka bana gelecektin.
Ve bir gün.. ömrüm yettiğince hatırlayacağım o gün& geldin&
İşte o gün sevdaya dair ne kadar aspire olmamış duygu varsa içimde eridi gitti. Çocuk oldum yeniden. Gözlerim çocuk, ellerim çocuk, yüreğim çocuk.. çocuk oldum o anda seninle yeniden.
geleceğim değil, sana geldim, diyeceğim demiştin ya bana.. tıpkı söz verdiğin gibi, bana geldin gece gözlüm& Kayıp kentimize geldin. Tüm zamanları geride bırakarak kendi zamanımızda kendi masalımızı yaşamak için geldin. Sonsuz sevmek sonsuz sevilmek için geldin.
Ağaçların arasındaki taşlık yolda gördüm ilk defa seni.. Yüzünde muhteşem bir gülümseme.. İşte o an zaman durdu sanki sevgili.. tüm yeryüzü silindi bir anda.. sonsuz beyazlığın içinde olan sadece bizdik.. Geldim bebeğim dedin taptığım o sesinle.. bir şeyler demek istedim& sesim çıkmadı. Diyecek o kadar çok şey vardı ki aslında.. İçimde binlerce kelime& Seçemedim hiçbirini, hapsettim hepsini.. sadece sarıldım sana.. sadece sarıldım..
Sıra dışı bir hayattı başlayan vuslat anıyla birlikte .. Ve o hayatın içinde vazgeçilmez kıldığım tek şey sensin gece gözlüm. Kendimizi bıraktık aşkın büyüsüne&
Plansız zamansız yarınsız zamanların iki yolcusu olduk..
Kaygısız yaşadık aşkı.. Eridik birbirimizde...
Tek yürek atımı, tek soluk olduk
Tutkunun alevleri dalga dalga sardı bedenlerimizi..
Öyle güzeldi ki saatlerce seninle hayatı paylaşabilmek..
Anladım ki, dudakların alev topu kadar sıcakmış.Ellerin hayat veriyormuş cansız bedenime& Kokun hayatta olduğumun en güzel ispatıymış.. Off gece gözlüm.. Bütün gördüklerim içinde yalnız sendin hep görmek istediğim& dokunduğum her şey içinde senin tenindi hep dokunmak istediğim&Her saniyesi ömre bedel olan ama bir o kadar da kısacık geçen bir zaman dilimiydi seninle yaşananlar&
Oysa şimdi yalnızlığım yanımda, sensizliğinle mücadeleyim.. Sensiz kurduğum içinde sen olmayan tek bir hayalim bile yok.
Gelişin kadar gidişin de yaktı yüreğimden arta kalanları& Sen giderken milyon kere yandım& ama ateşsiz& ama dumansız..
Bir ölümü bir de seni bekleyeceğim artık, gözlerim acıtan uzaklıklara bakarken &
Bir gün belki yine gelirsin diye hep bekleyeceğim çocukça bir heyecanla. Çocuklar gibi.. çocuk yüreğimle..
Gittiğinden bu yana yokluğunla baş başa gözlerim. Ellerim saatlerdir hayaline dokunmakta. Her gece belki bir yıldız kayar da seni dilerim diye gökyüzüne bakıyorum güneş ışınlarını yeryüzüne yayana dek.. Güneşle birlikte doğuyorsun odama.. Avuçlarıma gamzeni sunuyor sanrılarım. Ben bıraktığın yerdeyim gece gözlüm. Saçlarımda nefesinin kokusu var. Yanaklarımda dokunuşunun sıcaklığı.. Öylesine aşığım ki sana& Öylesine sevdalı ki sana bu şizofren yüreğim.. Artık sesim çıkmıyor. Kelimeler yetmiyor. Kirpiklerim birbirine kavuşmuyor.
Ahh gece gözlüm artık Ankara da sen kokuyor..
Bu deli yürek sırf senin varlığınla mutlandı diye Ankarayı çok ama çok seviyor.
