İbrahimce duruş: Ateşin sönmesine bağlamak değil,
ateşin yanmasında da bilmek kurtuluşu.
İbrahimce yanış: Ateşten önce teslim olmak Rabbe.
Ateşten çok yanıp tutuşmak O'na teslim olmakta.
İbrahimce diriliş: Ateşe "yanma"yı öğretmek yanmayı göze alarak.
Ateşe "yandığını" hatırlatmak, "serinlik ve selâmet"i bağrında göstererek.
İbrahimce okuyuş: Ateşe atanı da, ateşe atılanı da, ateşi de kaderin içinde okumak.
"Sen attın. Sen attığında, sen değilsin atan; Allah'tır atan!"
dedirtmek Nemrut nefsine.
İbrahimce yöneliş: Günahsızlık değildir ateşten kurtaran;
günahın ortasında "serinlik ve selam" olan rahmetten ümitlenmektir.
Günahım var diye hepten yanacağını sanan da, yanmamak için günahsızlığı şart koşan da
"ateşin içindeki serinliği", "günahın ortasındaki rahmeti" göremez.
İbrahimce biliş: Ne günahsızlığın kurtarır seni, ne günahkârlığın batırır.
Aksine; günahsızlığınla övünürsen yandın; günahın mahcubiyetiyle yanarsan
kurtuldun.
Senai Demirci
