bundan öte bir yol yok
bundan öte bir köy yok
yanindaysa göz yasin
bundan iyi vakit yok
koyver gitsin...
"Seni Seviyorum Kara Gözlüm, ne olur gitme!", diye haykirmisti kiz, caresiz. Bundan baska ne yapabilirdi ki? Ona onu ne kadar sevdigini söylerken, hicbir acinin gözyasindan daha gercekci olmadigini biliyordu! Ama ayni zamanda onu durduramayacagini da biliyordu. Cünki bu Erkegin elinde olan bir sey degildi...
Onu zorbaca yolluyorlardi onun bile bilmedigi diyarlara. Orada, aynan burda yaptigi gibi, yine Polise calisacakti. Yok polis degildi, ama Polisl onu kullaniyordu. Onu isci olarak sokuyorlardi bir is yerine ve orda, eger bazi isler dönüyorsa, Polise ötüp parasini aliyordu...
Hayat iste, kimi ne hale sokar bilemezsin!...
Bizi bizden ayiran nedenlerin biri buydu iste: Onun Is hayati, ona cok düsman yapiyordu ve bunlar onu degil Sevdiklerini yakiyordu. Bu yüzden beni cilginca sevmesine ragmen benimle olamiyordu, tabii bu iki büyük nedenin birtanesi idi.
Oysa ben,... Onun icin ölmeye raziydim, hatta onun kollarinda ölmek istiyordum yada onun elinden öldürülmek! Ilk kez taparcasina seviyordum, Kara Gözlüm benim. Neyse ki onunla birlikte olamayacagimi biliyordum. Ona, uzun uzun düsündükden sonra, onu sevdigimi acikladigim andan itibaren bana, olmaz diyordu, olamaz! Onunla yapamayacagimi, bunun nedenlerinin oldugunu, bu nedenleri su an da aciklayamayacagini, benim daha iyi lerine layik oldugumu, onunla birlikte olursam eger, hergün bitmezcesine acilar cekecegimi, her konustugmuzda bana durmadan anlatiyordu.
umurumda degildi hicbirsey! Onun "ÖLecegimi anladigim an Sevdigimi de öldürürüm!", lafi bile beni korkutmuyordu. Benim istedigim bu id zaten. Sevdigim Erkegin elinden öldürülmek.
O zaman hangi nedenleri oludugunu daha bilmiyordum, bilmeme de gerek yoktu. Ona asiktim ve onunda bana asik oldugunu hissediyordum, degilsede onu kendime asik edecektim, eteliydim!
Cok ugrastim bunun icin ve bir gün basardim. Onu o gün cok sikistirmistim ve sonunda bana sertce, bagirarak "Asigi tamam mi?!", demesini sagladim. "Neden söyletiyorsun be gülüm?", demisti, "Olmayacagini bile bile neden yapiyorsun?" "Seni Seviyorum, baska bir nedeni yok..." demistim bende ve bir an bir sessizlik olmus ve o gün öyle ayrilmistik. O günden sonra artik, birbirimizi ne kadar sevdigimizi, beraber ne gibi hayallerimizin oldugunu söylemekten cekinmiyorduk artik. Yinede benimle hic bir zaman birlikte olmayacagini tekrar tekrar söyleyip duruyordu.
Neden diye sormadim hic, günü geldiginde bana tek tek sayacakti hepsini, biliyordum. Ve o gün gelmisti. Beni sadece ikimizin olabilecegimiz bir yere götürdü. Önce uzun uzun sohbet ettik, artik gece olmustu. Gün byu havada sadece Bulut gezinmesine ragmen, gece inat edixp tüm var olan gücüyle yildizlarini cikarmisti gök kubbeye. Yildizlarin isigi onun net olarak görmemi sagliyordu. Hissediyorudum, artik vakti gelmisti, anlatacak, aciklayacakti herseyi.
Sustum ve sadece gözlerine baktim. Icini cekip derin derin bakti gözlerime. "Bak...", dedi, "Anlattiklarim dan sonra benile birdaha görüsmek istemezsin, ama problem degil, bu senin hakkin!..." Sustu. Sessizlik... " Her ne ise anlatacagin , buna kendini hazir hissetmiyor isen anlatma... Ama anlatacaksan eger gözlerimin icine bakarak anlat lütfen.", dedim. "Anlatacagi.", diyerek gözlerimin icine bakti, "Birlikte olamamazin iki nedeni var... Biri su:... Ben... Ben... Ben evliyim!... Bir an rahatladigini hissettim. Yüzüne gülümsedim ve "Tahmin etmistim zaten.", dedim. "nerden? Yüzüük takmiyorum ki.", dedi ve ben "Senin gibi adami bos birakirlar mi?", diye cevap verdim. "Cocugun var mi peki?" "Yok öyle degil, ben aile baskisi ile evlendim. Esimle aramizda bir bag yok. Iki senedi evliyiz ve ona daha elimi sürmedim, sürmemde. Ama onun kimsesi yok, ona bakmak zorundayim, anliyormusun?" "Anladim... Ister evli ol ister üc cocugun olsun Seni Seviyorum Kara Gözlüm!!", dedim büyük bir coskuyla. Sonra bana Is durumunu anlatti...
Hic bir Neden umurumda degildi! Ona, aksine, daha da fazla baglaniyordum. Ne cok Seviyordum onu ve bügün daha da cok Seviyorum!
Adi konmamis bir beraberlik yasiyorduk aslinda. Beraberdik ama yine de beraber degildik. Birbirimizi Seviyor, Sayiyor ve kiskaniyorduk. Cok güzel olmasina ragmen hic bir zaman karisini kiskanmadim, gerek duymuyordum, beni sevdigini gözleri bana söylüyordu!...
Uzun süre böyle devam etti. Hic bir sey bizi ayiramazdi, ölüm bile, biliyorduk. Cok Seviyorduk!
Sonra üzerimize kara bulut ceken gün geldi O gün ilkkez aglamisti benim yanimda. Onun gibi bir erkegin aglamasi mümkün degildi! Ne olmustu? Onu bu kadar üzen ne idi? Kim, ne yapmisti?
Yüzünde ki üzgün ifadeyi hic degistirmeden gözlerinden yaslar akitiyordu. Derin derin gözlerimin icine bakiyordu. Anlamistim... "Isin degil mi?", diye sordum, basini salladi. "Peki nereye yolluyorlar?" "Bilmedigim diyarlara!". Bana ilk kez sariliyordu o gün. "Gitmeden evvel bir kez kokunu icime cekeyim, oralarda lazim olur!...", diyerek simsiki sariyordu beni. Hickira hickira agliyordum. "Beni öldür öyle git!", diyordum icimden.
"Seni Seviyorum KARA GÖZLÜM, ne olur gitme!", diye haykiriyordum, caresiz. Bundan baska ne yapabilir dim ki? Ona, onu ne kadar Sevdigimi söylerken, hicbir acinin gözyasimdan daha gercekci olmadini biliyordum!...
