Peygamberimiz (sas) müşfikti
Peygamberimiz (sas) müşfikti
Amr. b. Said, Hz. Enes’ten şöyle rivayet etmektedir: “Çocuklara karşı Resulullah (sas)’den daha müşfik davranan kimse görmedim.”
Enes (ra) şöyle anlatmaktadır: “Ben namazı Resulullah (sas) kadar kısa ve düzgün kılan hiçbir imamın arkasında namaz kılmadım. Bebek a laması duydu unda, namazı, bebe in annesi sıkılabilir diye kısa tutardı.”
Peygamber Efendimiz (sas) iman eden herkese şefkatli olmalarını, çevreleriyle iyi geçinmelerini ve iyi davranışlarda bulunmalarını ö ütlüyordu. Bu arada İslam’ı tebli etti i zaman zarfında kendisine hakaret eden, canına kasteden, kötü davrananlara da aynı karşılı ı vermiyor ve onlara merhamet gösteriyordu. İhtiyacı olan, darda kalan insanlara yardım ediyordu.
Efendimiz’e (sas) yapmadıkları işkenceler kalmamıştı. O, yoldan geçecek diye yoluna dikenler koyanlar, taş ya muruna tutanlar oldu u gibi üzerine hayvan işkembesi atarak hakaret edenler de yok de ildi. Hicret öncesinde hayatına kastedenler, suikast planları yapanlar, zehirleme teşebbüsünde bulunanlar olmuştu. Ama Resulullah (sas) onlara merhametten başka bir hisle yaklaşmamıştı.
Kocaların eşlerine iyi muamele etmesinin yanında insanların yanlarında çalıştırdıkları hizmetçilerine de nazik davranmalarını, onları besleyip, giydirip iyi muamele edilmesini istemişti. Bir gün Abbad b. Şurahbil adlı aç bir adam bir bahçeye girmişti. Birkaç hurma yedi ve bir miktar da elbisesine koydu. Bahçenin sahibi onu yakalayıp dövüp, elbiselerini soydu. Fakir adam bahçe sahibiyle birlikte Resulullah (sas)’in yanına geldi inde, Efendimiz (sas) bahçe sahibine dönerek, “O cahildi, sen ona ö retmeliydin; o açtı, sen onu doyurmalıydın.” dedi. Ve bahçe sahibi adamın elbiselerini iade etti. Ayrıca ona kendi ambarından bu day verdi.
Çalışkan ve ince ruhluydu
Resûlullah Efendimiz’in, geçmişteki ve gelecekteki günahlarının, Allahü Teâlâ tarafından ba ışlandı ı, kendisine müjdelenmişti. (Fetih, 2) Böyle oldu u halde Peygamberimiz, bir gün, ‘Sizden, ameli kendisini kurtarabilecek hiçbir kimse yoktur!’ buyurmuştu. ‘Yâ Resûlallah, Seni de mi amelin kurtaramaz?’ diye sordular. O, ‘Evet, Beni de amelim kurtaramaz! Ancak, Rabb’im Allahü Teâlâ Beni, tarafından bir ma firet ve rahmetle kuşatır ve korur!’ diye cevap verdiler. (Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned, 2/235)
Resûlullah Efendimiz, bir sefer esnasında ashâbına, bir koyun kesip pişirmelerini söylemişti. Ashaptan birisi, ‘Yâ Resûlullah, onun bo azlanması benim üzerime olsun.’ dedi. Başka birisi, ‘Yâ Resûlullah, onun yüzülmesi de benim üzerime olsun.’ dedi. Bir başkası, ‘Yâ Resûlullah, pişirilmesi de benim üzerime olsun.’ dedi. Resûlullah (sas) Efendimiz de, ‘Odun toplamak da benim üzerime olsun.’ buyurdu. Sahâbîler, ‘Yâ Resûlullah, biz senin işini de görmeye yeteriz (senin çalışmana gerek yok).’ dediler. Peygamber-i Zîşân Efendimiz, ‘Sizin, benim işimi de görmeye yetece inizi biliyorum. Fakat ben, size karşı imtiyazlı bir vaziyette bulunmaktan hoşlanmam. Çünkü Allah kulunu, ashâbı arasında imtiyazlı durumda görmekten hoşlanmaz!’ buyurdu. (Kastalanî, Mevâhibü’l-Ledünniyye, 1/385)
Çatık kaşlı de ildi, nazik ve cömertti
Resulullah, evini süpürür, hayvana ot verir, deveyi ba lardı. Koyunun sütünü sa ardı. Sökü ünü diker, çamaşırını yamardı. Hizmetçisi ile birlikte yerdi. Hizmetçisi el de irmeni çekerken yorulunca, ona yardım ederdi. Pazardan öteberi alıp eve getirirdi. Fakirle, zenginle, büyükle, küçükle karşılaşınca, önce selam verirdi. Bunlarla musafaha etmek için, mübarek elini önce uzatırdı. Köleyi, efendiyi, beyi, siyahı ve beyazı bir tutardı. Her kim olursa olsun, ça ırılan yere giderdi. Önüne konulan şeyi, az olsa da, hafif, aşa ı görmezdi. Güzel huylu idi. Güler yüzlü, tatlı sözlü idi. Üzüntülü görünürdü. Fakat, çatık kaşlı de ildi. Heybetliydi. Yani saygı ve korku hâsıl ederdi. Fakat, kaba de ildi. Nazik idi. Cömert idi. Fakat, israf etmez, faydasız yere bir şey vermezdi. Herkese acırdı. Mübarek başı hep önüne e ikti. Kimseden bir şey beklemezdi. AHMET AKYÜREK
İnsanlı ın İftihar Tablosu’nun Hayat kronolojisi
Cenab-ı Hak, Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’i bize bir örnek insan olarak göndermiştir. Allah Rasulü’nün yaşamış oldu u hayatın her karesinden alaca ımız pek çok ders var. Bugün yaşadı ımız problemleri O’nun örnek hayatından çıkarılabilecek prensiplerle çözmemiz mümkün. Bu da Efendimiz’in hayatını bilmemize ba lı. Onun için Allah Rasulü’nün hayatını okumalı, başta çocuklarımız olmak üzere etrafımızdaki kişilere okutmalıyız. Ve tabiki O’nun hayatını hayatımıza hayat kılmalıyız. Allah Rasulü’nün hayatında önemli yer tutan hadiselerden hareketle yılları esas alarak sizin için bir kronoloji hazırladık. Bu kronoloji sayesinde Efendimiz’in hayatı kare kare gözümüzde canlanacaktır.
571 Rebiülevvel ayının 12’inci gecesi (20 Nisan) Efendimiz (sas) dünyayı şereflendirdi.
575 Süt annesi Halime Hatun, Allah Rasulü’nü annesi Hz. Amine’ye teslim etti.
577 Efendimiz, Mekke ile Medine arasındaki Ebva Köyü’nde annesini kaybetti. Dedesi Abdülmuttalib Efendimizi himayesi altına aldı.
579 Abdülmuttalib ahirete göç etti. Efendimiz, amcası Ebu Talib’in yanında kalmaya başladı.
583 Amcası Ebu Talib’le ticaret maksadıyla Şam’a gitti. Burada Rahip Bahîra Allah Rasulü’nün beklenen son peygamber oldu unu keşfetti.
590 Hilfu’l-Füdul (Faziletliler antlaşması) cemiyetine iştirak etti.
591 Ticarete başladı.
596 İkinci kez ticaret maksadıyla Şam’a gitti. Üç ay sonra Hz. Hatice Validemiz’le evlendi.
605 Kâbe’nin yeniden imarı esnasında kabileler arasında çıkan anlaşmazlı ı giderdi.
610 Hira’da ilk vahiy tebli edildi.
613 Safa tepesine çıkıp ilk açık tebli ini yaptı. Yakın akrabalarına tebli için yemekler verdi. Müslümanlara işkence yapılmaya başlandı.
615Habeşistan’a ilk hicret. Hz. Hamza ile Hz. Ömer müslüman oldu.
616 Habeşistan’a 2. hicret.
617 Müslümanlara karşı üç yıl sürecek sosyal ve ekonomik boykot başladı.
619 Boykot sona erdi. Efendimiz’in o lu Kasım, ardından di er o lu Abdullah vefat etti. Kısa bir süre sonra amcası Ebu Talib öldü. Ardından da Hz. Hatice validemiz irtihal etti.
620 Allah Rasulü, Taif’e gitti. Orada kötü karşılandı.
621 İsra ve Miraç hadiseleri yaşandı. Medineli 12 Müslüman Allah Rasulü’ne biat etti. 1. Akabe Biatı.
622 İkinci Akabe Biatı yapıldı. Müslümanlar ve ardından da Efendimiz, Mekke’den Medine’ye hicret ettiler. Mescid-i Nebevi inşa edildi. İlk ezan okundu.
623 Kıble yönü Cenab-ı Hakk’ın emriyle Kudüs’ten Mescid-i Haram’a çevrildi.
624 Mekkeli müşriklerle Bedir Savaşı yapıldı. Aynı yıl Beni Kaynuka Yahudileri üzerine gidildi ve onlar, Medine’den çıkarıldı. Ramazan orucu farz kılındı. İlk bayram namazı kılındı. Zekat farz oldu. Allah Resulü’nün kızı Hz. Rukiyye vefat etti. Hz. Ali ile Hz. Fatıma evlendi. İlk kurban bayram namazı kılındı.
625 Uhud muharebesi yapıldı.
627 Hendek Savaşı yapıldı. Beni Kurayza kuşatıldı.
628 Kabe ziyareti için yola çıkıldı. Rıdvan biatı yapıldı. Mekkeli müşriklerle Hudeybiye barışı imzalandı.
630 Mekke fethedildi. Kabe putlardan temizlendi. Tebük seferi yapıldı.
632 Efendimiz veda haccını yaptı. Rahatsızlandı ve ardından 8 Haziran’da vefat etti. ALİ DEMİREL
Hz. Ali (ra), Kâinatın İftihar Tablosu (sallallahu aleyhi vesellem)’i bize şu şekilde tanıtır:
Efendimiz (sas)’in boyu ne çok kısa, ne de çok uzundu; O, orta boyluydu. Saçları kıvırcık da de il, uzun düz de de ildi. O’nun saçları kıvırcıkla düz arası idi. Yüzü yuvarlak, teni duru beyaz, gözleri iri ve siyah, kirpikleri uzundu. Allah Resulü iri kemikli ve geniş omuzluydu. Gö sünün ortasından karnına kadar kıl yoktu. İki avucu ve tabanları dolgundu. Yürürken sanki yokuş iner gibi rahatlıkla ilerlerdi. Sa ında veya solundaki birine baktı ında bütün vücuduyla ona dönerdi. İki omzu arasında peygamber oluşunun nişanesi olan bir mühür vardı. O, gönül bakımından insanların en cömerdi, konuşmasında insanların en do ru sözlüsüydü. Tanıyanlar için en yumuşak huylu ve en arkadaş canlısı olan insan oydu. Allah Resulü’nü ansızın gören O’nun heybeti karşısında ürperirdi; fakat Efendimiz’i tanıyarak birlikte olan ise, O’nu her şeyden çok severdi. O’nu görüp de anlatan herkes: “Ne O’ndan önce ne de O’ndan sonra Allah Resulü (sas)’nün benzerini görmedim.” derdi.
Hz. Muhammed Mustafa sallâllâhü aleyhi ve sellem âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.
Allah’ın salat-ü selamı rahmet Peygamber’i ve ümmetinin şefaatçisi olan Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin üzerine olsun