PARFÜM MEDENİYETİ Mİ SU MEDENİYETİ Mİ?
Ortaçağda atalarımız su ile temizleniyorlardı avrupalılar ise temizlenmeden ve temizlenme gereksinimini duymadan güzel kokularla olayı kapatıyorlardı. Ortaçağda avrupada tuvaletten sonra yıkanma kültürü olmadığından dolayı insanlar iğrenç kokuyorlardı. Hatta avrupa filmlerinde bayanların üzerinde gördüğümüz havada duran geniş etekli elbiselerin çıkış amacı da tamamen tuvaletten sonraki pisliğin oraya buraya bulaşmaması için alınan bir önlemin sonucuydu. (Halen de gelinliklerimizde bu eteğin havada durmasını sağlayan çemberler kullanılmaktadır) Aynı dönemde islam uygarlığında tam anlamıyla bir su medeniyeti yaşanmaktaydı. Ama gün geldi devran döndü ve fransız ihtilalinden sonra onlar kabuklarını kırarak deneysel bilime önem vererek bugünkü düzeye geldiler.
Endülüste EL-HAMRA sarayının bahçelerinin dört bir yanında dolaşarak havuzdaki fıskiyelere akan suyun sesi ile oluşan ahengi ve rengarenk çiçeklerin oluşturduğu kombinasyon arasında yükselen ağaçların gölgesi altında kırmızı duvarlı saray kompleksini gezen avrupalı elçiler ülkelerinde de sanat ile huzurun birleştiği böyle bir mekan hayal ediyorlardı. Hatta Avrupalılar EL-HAMRA SARAYInın bahçesindeki lambaların kopyasını yaparak bahçe aydınlatmasını bir süre sonra kopyalamayı başardılar. Adına SU MEDENİYETİ dedikleri bu zengin kültürel birikimi bugün çeşitli isimlerle çöl zihniyeti ve gerici bir medeniyet olarak isimlendirmekte ve bizim fotokopici (sözde) aydınlarımız bu safsatanın azılı savunucusu olmuşlardır. Bağdattaki kütüphanede bulunan kitap sayısına halen de ulaşabilmiş kütüphane bugün bulunmazken bu (sözde) aydınların ne derece ilerici oldukları fotokopi zihniyetlerinden anlaşılıyor.
Ben buradan bu (sözde) aydınlara sesleniyorum: Avrupada yazılan bir kitabı kopyalayarak tez hazırlamakla profluk ünvanını elde edebilirsiniz ama bu geri zihniyetinizle aydın olamazsınız. Kendi tarihinizi, kültürünüzü ve kimliğinizi aşağılayan batı medeniyetinin avukatlığını yapmakla avrupalı olunmuyor. Gelin kendi tarihinizi öğrenin ve atalarınızın size utanç kaynağı değil övünç kaynağı bir tarih miras bıraktığını kavrayın
yoksa...;tolstoy gibi "bizi dünyaya getirmekle son derece kötü bir şaka mı yapmış birisi" anlayana....
kece kurdan(zilan ikbal)
Küçük beyinler İNSANLARI, Orta beyinler OLAYLARI, Büyük beyinler SiSTEMLERi tartışırlar.