ARKADAŞLAR FAHR-I KAİNAT RESUL-Ü KİBRİYA HAZRETİ MUHAMMMED MUSTAFA (A.S.M) ADINA YAZILAN MEDHİYELER VE NAATLARINIZI AKTARMANIZI İSTERİM İSLAM ALİMLERİNİN EFENDİMİZE YAZMIŞ OLDUKLARI MEDHİYELERİ DE EKLERSENİZ ÇOK HARİKA OLUR
Printable View
ARKADAŞLAR FAHR-I KAİNAT RESUL-Ü KİBRİYA HAZRETİ MUHAMMMED MUSTAFA (A.S.M) ADINA YAZILAN MEDHİYELER VE NAATLARINIZI AKTARMANIZI İSTERİM İSLAM ALİMLERİNİN EFENDİMİZE YAZMIŞ OLDUKLARI MEDHİYELERİ DE EKLERSENİZ ÇOK HARİKA OLUR
HİCRANLA YANDI GÖNLÜM HALİMİ SORMAZ MISIN..?
DİL UCUYLA OLSUN HALİMİ SORMAZ MISIN ..?
BİLMEM Kİ YOKSA DOST VEFASINDAN ŞÜPHEN Mİ VAR...!
LUTF EDİP BİR KERE HAYALİMİ SORMAZ MISIN..?
DOSTLARA ÜLFET YAĞDI, BİZE İLTİFAT YOK MU..!
KEBAB OLDU SİNEM AHIMA İTİMAT YOK MU..?
YÜZ SÜRÜP İZİNE BEKLEDİM BİLMEM KAÇ EYYAM...!
YOKSA BENDE SENİN SEVGİNE İSTİDAT YOK MU..?
Necid Çöllerinden Medineye
Yâ Nebî, şu hâlime bak!
Nasıl ki bağrı yanar, gün kızınca, sahranın;
Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın!
Harîm-i pâkine can atmak istedim durdum;
Gerildi karşıma yıllarca ailem, yurdum.
Tahammül et! dediler& Hangi bir zamana kadar?
Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var!
Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak;
Önümde durmadı artık, ne hânümân, ne ocak&
Yıkıldı hepsi& Ben aştım diyâr-ı Sûdânı,
Üç ay Tihâme! deyip çiğnedim beyabanı.
Kemiklerim bile yanmıştı belki sahrada;
Yetişmeseydin eğer, yâ Muhammed, imdada:
Eserdi kumda yüzerken serin serin nefesin;
Akar sular gibi çağlardı her tarafta sesin!
İrâdem olduğu gündür senin irâdene ram,
Bir ân için bana yollarda durmak oldu haram.
Bütün heyâkil-i hilkatle hasbıhâl ettim;
Leyâle derdimi döktüm, cibâli söylettim!
Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözümü&
Nücûma sor ki bu kirpikler uyku görmüş mü?
Azâb-ı hecrine katlandım elli üç senedir&
Sonunda alnıma çarpan bu zâlim örtü nedir?
Beş altı sineyi hicran içinde inleterek,
Çıkan yüreklere hüsran mı, merhamet mi gerek?
Demir nikaabını kaldır mezâr-ı pâkinden;
Bu hasta ruhumu artık ayırma hâkinden!
Nedir o meşale? Nurun mu? Yâ Resûlallâh!&
Mehmet Akif ERSOY
İnsanlığın Efendisi
Pazar, Ekim 8th, 2006
Yine hicranla seni andı gönül,
Tende cânım, rûh-u revânım Cânân..
Andıkça hasretlere yandı gönül;
Ne olur kıl artık vuslata şâyân.! Hem sevip hem ağlayan bîçâreyim,
Kararsız, derbeder ve âvâreyim,
Yıkılıp dökülmüş bir virâneyim;
Hâl-i hazînim tam mevsimi hazân..
Güller gülse de ağlıyor hep bülbül,
Bir dert küpü âdeta şimdi gönül;
Bilmem mümkün mü bu hale tahammül?
Ruhumda âh-u zâr, dilimde figân.
Yanıp kebap oldum ümidim yıkma!
İtâb et, ama ağyâra bırakma!
Vefasız bir kulum cürmüme bakma!
Vasf-ı hâle ne hacet her şey ayân&
Bilirsin gayri imdat edecek yok;
Gönlümü dertten âzâd edecek yok;
Kıtmîri başka âbâd edecek yok,
Hatırım virâne, gözlerim giryân&
Gel vur mızrabını da kalbimi söylet!
Vur ruhuma nağmelerini dinlet!
Ve gönlüme geleceğini vâdet!
Vâdet ki kalmadı dizimde dermân..!
M. Fethullah Gülen