[Üyeler Mesaj Yazmandan Misafirlerde Kayıt Olmadan Link GöremezlerKayıt İçin Tıklayın ! ]
Bayramlarda beş dakikada bir saymaktan hamur haline getirdiğim bayram harçlıklarıma babamın müdahalesi kaçınılmazdı.
Büyük bir ciddiyetle konuşurdu.
"Sen paraları bana ver
ben onları bankaya yatırayım daha çok olsun."
Uzun süre babaların cebine banka dendiğini sandım
ama en azından bankanın kötü bir şey olduğunu öğrenmiştim.
Giden geri gelmiyordu.
O yaşlarda çocukların öğrendiği bir şey daha oluyor.
Büyüklerin yalan söyleyebileceği.
Ya da sanılanın aksine yalanın aslında meşru olduğu.
Ne yalanlar dinlemişiz yıllarca.
Belki beyaz yalanlardı ama yalandı işte.
Daha büyük yalanlara hazırlık kıvamında.
Baban sana çikolata almaya gidiyor şimdi gelecek.
Bak biz iğneciye gidiyoruz sen gelme olur mu?
Onu arkadaşa ver ben sana daha büyüğünü alırım.
Doktor amca sana şeker verecekmiş.
Artık öğrenmiştik yalan çok da kötü bir şey değildi.
İnsan sıkıştı mı yalan söyleyebilirdi.
Sonra büyüdük artık biz de yalan söyleyebilirdik.
Ben kırmadım anne bu kırdı.
Kapının önünde oynayacağım valla.
Dedem rahatsızlandı çalışamadım,hocam.
Hocam defterim kayboldu,ödevimi yapamadım.
Daha da büyüdük ve yalanları rengi değişti.
Seni severim bilirsin.
Ne demek her zaman beklerim.
Telefonumun şarjı bitti arayamadım.
Sen o işi olmuş bil.
Ben sensiz yaşayamam.
Hayatta yalan söylemiş adam değilim.
vs.
Ama bazılarımız daha da büyüdü.
Makam mevki sahibi oldular.
Hatta siyasete atıldılar.
Onlar da yalanla büyümüşlerdi ve örnek olmaları beklenemezdi.
Ne de olsa siyasetin kendisi kocaman bir yalandı.
Halk güzel şeyler duymak istiyordu
ve de güzel sözlerin nedense hepsi yalandı.
HOŞÇA KALIN
Vicdani YURDAKULER
[Üyeler Mesaj Yazmandan Misafirlerde Kayıt Olmadan Link GöremezlerKayıt İçin Tıklayın ! ]
