-
yüreğine ve kalemine sağlık kardeş. halepçe şiirini çok güzel yazmışsınız.
adıyaman'da yeniyol gazetesinde köşe yazarı olmamdan dolayı bende halepçe katliamını defalarca yazdım. ben o katliamı hatırladıkça inanki tüylerim diken diken oluyor.
ancak ben şunu ifade edeyimki, islam coğrafyasında zaten hergün kan gövdeyi götürüyor... halepçe katliamları hergün yaşanıyor.
rabbim bir an önce akan kanları dudurmayı nasip etsin.
sağlık mutluluk ve barış dolu bir dünyada yaşamak dileği ile...
-
inşallah dileğin kabul olurda bizde güzel bir hayat yaşıyalım, ölümden uzak bir hayat.
ayrıyetten yorum içinde tşk ederim
-
O gün ovaya mavi sis yerine kara bir duman yayıldı. Gece devam ediyordu sanki. Halepçe uzanırken ovanın içinde upuzun, ova sisli bir geceye durmuş gibiydi: Ölüm gibi kara, ölüm gibi soğuk bir sis çöküyordu üzerlerine.
Halepçe, herkesin içinde uzak bir şehir
Halepçe, bir uzak diyar ve kendi uzağında yalnız insanlar
Halepçe, genç kız kirpiklerinin ardında bekleyen bir damla
Halepçe soluksuz
Her şey bir gün içinde başlamadı, bir günde de bitmedi. O gün yaşananlar, ne bir ilk ne de bir sondu. Bir tarihin tüm tortuları ile gelmişti kara sis uzak şehre. Unutulmuş bir şehir değildi belki ama unutulmaya yüz tutmuş yaşamların üzerini örtecekti. Yani Halepçe'nin üzerine çöken kara duman, Halepçelilerin farkında olamadıkları varlıklarını kapatacaktı. Böylece bilinmeyenin ve görülmeyenin üzeri tamamen kapanmış olacak, insanlığın unutamadığı utancı olan Halepçe kalacaktı altında.
Kara duman şehrin içinde yaşayanlar arasında ayrım yapmadan örtecekti tüm sokakları ve evleri. Bu nedenle kara duman gelmeden önce sanki geleceğini haber vermiş gibi 'Halepçe'den olmayanlar' işgal ettikleri kadar hızlı ayrıldılar o şehirden. Onlar ki, tanrı ve din adına vicdanlardan kan emdiler ve canların pazara çıkarılmasına razı oldular. Halepçe'ye sahip olmak isteyenler, şimdi onu ölüme terk ediyordu ve savaşa hiçbir şekilde katılmamış olan bu insanların öldüklerini hissedecek vakit bile bulamadan nasıl birer birer düştüklerini zevkle seyrettiler.
Halepçe anlamadı bu oyunu. Kimin için kurulmuştu bu oyun ve kendi rolü neydi? Bilseydi, belki anlardı ölüm gelmeden birkaç saat önce nereye gider bu Allah'ın askerleri? Parayı paylaştığı gibi neden ölümü de paylaşmıyorlardı? Ve neden insanlar birbirilerinin ölümüne göz yumuyordu? Doğanın kuralına uymayan bu duyguyu nereden edindi insan soyu?
-
Yani Halepçe'nin üzerine çöken kara duman, Halepçelilerin farkında olamadıkları varlıklarını kapatacaktı. Böylece bilinmeyenin ve görülmeyenin üzeri tamamen kapanmış olacak, insanlığın unutamadığı utancı olan Halepçe kalacaktı altında.
ooooooo çok süper olmuş yaw seninde eline ve yüreğine sağlık şiire düz yazın ile farklı bir hava verdin
tşkler
-
gerçekten çok insan boş yere kat edildii....
-
bu katliama neden olanlarda cezalarını buldular...güzel yazmışsın hümanist
-
ezilmişliğin verdiği duygularla bu konuya cvp vermek zor...allah hiç bir topluma böyle bir durum yaşatmasın...katliam ların sebebi olmaz bahanesi hiç olmaz,,insan canı bu başka birşey değil.allah ahirette hesap sorar..
[GLOW=darkblue]KATİLLERİ KINIYORUM[/GLOW]
-