Otogarda indiğimiz gibi balıklıgöl'e gittik. gezdik fotoğraflar çektik derken metin arkadaşımızın askerlik arkadaşı birden karşısına çıkıp süpriz bir buluşma olmaz mı...
Her tarafı sokak sokak gezdik.
Otele adım adım yaklaşırken kalp atışlarımız yükseliyor.
Hani filmlerdeki gibi dönerli kapılarda.. nasıl girsem felan diye düşünüyoruz.
403. oda ayrılmış bize ve bavulumuzu bir garson taşıyıp odamızı göstermek için asansöze bindik... her taraf cam içimde korku...
Odamızı kartla açtı Gözlerim kamaştı.... Aman Allah'ım saray'amı geldim dedim. yoksa bir rüyamı dedim ve cimcikledim kendimi...
Neredeyse ayakkabılarımı çıkarıp öle içeri girecektim.
Aşırı derece de lüks odalar ve eşyalar öyle yerleştirilmişki dokunmaya kıyamıyorsun...
televizyonu açsak mı açmasak mı, klima öle ışıklar öle...
Kuş tüyü yataklara uzanamıyoruz güzelliği bozulur diye :D
Hele birde buzdolabı var ki içinde ne arasanız var...
banyosu görseniz zaten kalpten giderseniz... Yok abiler ben duş alamam bu küvette...
Ben evimi özledim.. Bana göre değil böyle lüks mekanlar :D
Otelden yemek yemek için kısa bir süreliğine ayrıldık. yemeğimizi yedik siteye bakalım dedik ne var ne yok arkadaşlarımız ne yapıyor diye....
