Vasıl olamadığım sevdasıyla!
Yıllar geçip giderken,
Ne idrakle yoğruldum ve nede kalbi soludum,
Halimde ki yegâne korkum, gül kokusundan uzaklığımdır.
Olmuyor işte onsuz,
Hiçbir letafetin ne tadı ve nede tuzu,
Vuzuha ermeyince, hal gülün bendinde demlenmeyince.
Aşk ikliminde nefeslenmeyince,
Sevda kendi hilkatinden yol vermeyince,
Ömür şevksizleşince ve anlamakta fevkalade güçleşince!
Özlemeyi nefeslenmek,
Lakin bilmeden enginliği dilemek kolay mı?
Halini hasretmeden, bir niteliğe erişmeden aşk kokar mı?
Onu andığım yalnızlığımda,
Düşlerimde dahi vasıl olamadığım sevdasıyla,
O an çıkıyor acımasızca karşıma ve ömür anlamlı olacaksa!
Kalbim şayet süruru bulacaksa,
Ruhum hilkatiyle nazarın vakarını yaşayacaksa,
Umut şahlanacaksa, hal fütuhatı anacaksa, şayet aşk varsa!
Kelamı serdetmeden,
Halin insicamında demlenmeden nefeslenmek,
Her canın müsaviliğinde yaşamak ne acı, kalbimde bir sancı!
Tahkik bu kadar mı yabancı,
Hanif olmak mazide mi kaldı sen söyle ey hancı,
Acıyı ve sancıyı hakkiyle idrak etmeden nefeslenmek ne acı!
Vakifiyet bana mı kaldı,
Kemaliyet sandalına binen kim ey yolcu,
Selamı sabah etmeden, himmetini hasretmeden hüzün kaldı!
Neyleyim terk eden anı,
Ve yüreğimden sudur eden hıçkırıkları,
Hamiyetsiz ham halimi, suhuletsiz kederimi al götür yabancı!
Ne olacaksa olsun artık,
Kalbim solgunluğuyla baş başa kalsın,
Kimde halimde anlam bulmasın ve bir boşluğun kadrini yaşasın!
Bırak kızan kızsın,
Ve arkamdan hiç ağlamasın an’ı yaşasın,
Neslimden kalan nefesler ibreti hakikatin ne olduğunu anlasın!
Mustafa CİLASUN
Seninle enginliğe uzanmak!
Varlığın her zerresinde,
İklimlerin ötesinde ki o suhuletli güzelliğe,
Emin adımlarla gidebilmek bir mefkûreyse o zaman niye?
Gerekçeler gözler önünde,
Düşünmek insan için ilelebet bir hedefte,
Nefeslenmek, bahşedilen müstesna bir güzellikse, aşk ile!
Hilkatte donmak,
Hevesler için coşkunlukta boğulmak,
Dareyn saadetini unutarak an’ı yudumlamak ne kadar acı!
Sancılardan da sancı,
Ey akşamcı, nafakası uğruna koşturan sabahçı,
Uyanmak için gün bugün işte, akşamdan sabaha olmayacak!
Yıllarca derlediğin gerekçe,
Nefes şayet müddetin sancısıyla verilense,
Kalk git yoluna, tercihlerinin umuduyla ve solgun soluğunla!
Anlaşılmaz bir hal nasıl olsa,
Kim kimden ne soracak, idrakinde yoksa!
Ruhun yalnızsa, kalbin boşluk içinde adımlıyorsa hüzün orda!
Yollar, yıllara çok direndi,
Bir düşün zaman içinde kimler vardı,
Göçüp gidenlerden geriye ne kaldı, yaşamak bir zamanı andı!
Hesap niye vardı,
Ömür içindeki sahifeler seninle anlamlıydı,
Arzı cihanda anılan nefesler, seni kul yapacak latif devrandı!
An çekip gittikçe,
Keşkeler ne kadar anlam bulan bir kelamdı,
Kalbin sahibi için atandı, ruhun bahşedilen sevdanın aşkıydı!
Sen anlamayınca,
Kelam her ne kadar durmadan yazılsa da,
Bir yaprak dökümü, bağ bozumu iklimi sudur ediyor melalime!
Her ne kadar niyaz etsem de,
Sen bizzat talep etmeyince sabırda nafile,
İraden seninle hesabın dürülünce kabrin serinliğinde nefsinle!
O vakit hicran kuşatıyor işte,
Sevgi, hak adına serdedilen bir hakikatse,
Muhabbet, bunun için nefeslenilecek bir meşk ise haydi söyle!
Mustafa CİLASUN