-
İpin Ucunda
İkimizde yağmur bulutu gözler
Ne yazık aşkımız ipin ucunda
Dilimizde yürek yangını sözler
Ne yazık sabrımız ipin ucunda
Ayrılık çanları çaldı çalacak
Bu aşkın saati durdu duracak
Seninle bağımız koptu kopacak
Ne yazık sabrımız ipin ucunda
Ne yapsak olmuyor olmadı işte
Seninle dünyamız uymadı işte
Ayrılık tek çare bence bu işte
Ne yazık sonumuz ipin ucunda
Dağ gibi umutlar hayaller bitti
O çılgın arzular geceler bitti
O tatlı heyecan o hasret bitti
Ne yazık sevdamız ipin ucunda
Ne sen değiş artık ne söylenip dur
Bu tatsız kavgalar bitsin ne olur
Bende bu mutsuzluk sende bu gurur
Ne yazık ayrılık ipin ucunda
İnata, kaprise, naza gerek yok
Acı bir siteme, söze gerek yok
İnan ki bu sona çok geç kaldık çok
Ne yazık ömrümüz ipin ucunda
Seninle olmaktı bütün dileğim
Anlamadın beni nazlı bebeğim
Ah benim taş kalplim, kapris çiçeğim
Ne yazık aşkımız ipin ucunda
Bu aşkın kalbimde kalsa da izi
Yarına götürmek yok sevgimizi
Ayrılık pusuda bekliyor bizi
Ne yazık sevdamız ipin ucunda...
-
İsyanlardayım
Gittiğin yerlerden dönmedin geri
Yollara rest çektim isyanlardayım
Kırıldı sonunda sabrımın teli
Yıllara rest çektim isyanlardayım
Beklenen yarınlar kaybolmuş dünden
Ümitler selamı kesmişler benden
Nasılsa hayır yok gelecek günden
Kadere rest çektim isyanlardayım
Bu benim talihim sözüm yok sana
Payımı aldım ben sevdadan yana
Hasretinden başka ne verdin bana
Sana da rest çektim isyanlardayım
-
İşte Beni Öldüren Bu
Günler sensiz geçmiyor mu
İşte beni çıldırtan bu
Yüzün bensiz gülmüyor mu
İşte beni ağlatan bu!
Dört bir yanım taş bir duvar
Ne merhamet ne vefa var
Üstelik de sen yoksun yar
İşte beni delirten bu!
Vursalar da akmaz kanım
Hasret dolu her bir yanım
Bu sensizlik yok mu canım
İşte beni öldüren bu!
Sensiz bomboş koca şehir
Günüm zindan gecem zehir
Kimi görsem akıl verir
İşte beni delirten bu!
Nazarında yokum gibi
Dağılmışım bir kum gibi
Günden güne bir mum gibi
İşte beni eriten bu!
Sen benimdin öyle sandım
Nasıl sevdim nasıl yandım
Sana hasret çölde kaldım
İşte beni çürüten bu
işte beni öldüren bu!..
-
Kahve Gözlüm
Yolumuz buraya kadarmış be kahve gözlüm
Artık
Tersine akan bir nehir gibi
Yıkılmış bir şehir gibi
Suya yazılmış bir şiir gibi
Adımı unut
Yalnızlığın boşluğunda
Sensizliğin sonrasında
Bil ki
Beş para etmiyor umut
Etmiyor be kahve gözlüm!
Yalan yanlış
Kırık dökük yaşadık biz bu aşkı
Erken emekli olduk biz bu sevdadan
Biliyorsun
Hep direkten döndü umutlarımız
Hep kendi kalemize attık göllerimizi
Ne acemi bahçıvanmışız meğer ikimiz
Açmadan soldurduk güllerimizi
Açmadan soldurduk be kahve gözlüm!
Bir değirmen taşı gibi ezip gittin umutlarımı
Şimdi yüreğim mutsuzluğun hedef tahtası
Sokaklara sığmıyor bu dev yalnızlığım
Bu cumartesiler;
Çığlık çığlığa şiirlerim seni istiyor bana inat
Gel gör ki;
Son kurşunu yemiş bu sevdaya
Yetmiyor şımarık pişmanlıklar
Yetmiyor be kahve gözlüm!
Bir isyan faslıdır şimdi bu suskunluğum
Hovardaca harcanan mevsimlere
Bu kaçışlara - bu gelgitlere
Ömrümüze kesilmiş biletlere
İsyanımdır - bu acı acı - gülüşüm
Oysa;
Kaç kez sildim seni haritamdan
Kaç kez mil çektim o kahve gözlere
Gel gör ki;
Kendime bile geçmiyor artık sözüm
işte bir kürek mahkumu
İşte bir yürek mahkumu
Kapında yine
Bitmedi bu kara sevda
Bitmiyor be kahve gözlüm!..
-
Kurşun Buketim
Yıllardır içimde bir çocuk ağlar
İşte hep bu yüzden ıslak gözlerim
Sen de çekip gitme dayanamam yar
Gittiğin yollarda başlar hasretim
Öyle taş değilim sandığın kadar
Benim de içimde yıkılır dağlar
Bir gözüm çıldırır bir gözüm ağlar
Gittiğin yollarda başlar cinnetim
Mazimde yılların cam kırıkları
İçimde hasretin hıçkırıkları
Sevmedim sevmedim ayrılıkları
Gittiğin yollarda başlar gurbetim
Dünyada benzersiz bir keder gibi
Alnıma yazılmış bir kader gibi
Dağlarda uykusuz bir asker gibi
Gittiğin yollarda başlar nöbetim
Kül de uçar gider ateş sönünce
Senden ne kalır ki bu aşk bitince
Sen de vur, sen de yak gitmeden önce
Ah benim yangınım, kurşun buketim...
-
Kurtuldum
Seninle kopardık bütün bağları...
Herşey bitti artık bil bundan sonra...
Kırıldı gönlümün umut dalları...
Kendine birini bul bundan sonra...
Geçmişi bir düşün yalnız kalırsan
Maziyi hatırla zaman bulursan
Neyleyim sevgilim pişman olursan
Yeniden başlamak zor bundan sonra
Bitmesin isterdim umutlarımız
Bitmesin isterdim duygularımız...
Ne çıkar sel olsa umutlarımız
Yeniden başlamak zor bundan sonra...
Kurtuldum kurtuldum senden böylece...
İbadet başlattım artık her gece
Dualarla böyle mutluyum bence
Tanrıyla aramda aşk bundan sonra
-
Küskünüm
Aldana aldana geçti bir ömür
Dünlere küskünüm yarına küskün
Nerede mutluluk nerede huzur
Hayata küskünüm devrana küskün
Yıllar var bitmedi kadere borcum
Delice sevmekmiş en büyük suçum
Sayende tükendi kalmadı gücüm
Aşklara küskünüm sana da küskün
Peşimde bir gölge zehir gözlerin
Aklımdan çıkmıyor yalan sözlerin
Beni öldürmeye yetti hasretin
Dünyaya küskünüm zamana küskün
Herkese küskünüm sana da küskün
-
Mavi Gece
Bir mavi gecede başlamıştı sevdamız
Ve maviye çalmıştı bütün umutlarım o gece
Unutturmuştun bana karanlığın siyah olduğunu
Ve gözlerinde farkettim ilk kez
Bütün gecelerin mavi olduğunu
Bir mavi geceydi o
Bütün gecelerden güzel
Bir mavi geceydi o
Benim için ömre bedel
Ve sonra...
Bir gidişin vardı ki
Mutluluğuma inat
Bir gidişin vardı ki
Kırıldı içimde kol kanat
Umutlarımın mavisini alıp gittin
Denizlerimin mavisini çalıp gittin
Masmavi dünyama
Simsiyah bir çivi çakıp gittin...
Gittin
Ve sen de her yalan gibi bittin...
-
Nankör
Hani ''pazara kadar'' değil
''Mezara kadardı'' aşkımız
Gel gör ki
''Pazartesine'' kadar bile sürmedi
Senin gibi nankörden
Başka ne beklenirdi?
-
BİR ŞAİRİN HATIRA FOTOĞRAFI
Adana'da doğmuşum
Mirza Çelebi'de
İlkokulu İstiklal'de
Orta'yı Tepebağ'da
Liseyi Erkek Lisesi'nde okumuşum
Kimilerine göre doğuştan şair
Biraz da ASİ doğmuşum
Ve en acısı Adana'nın barajında
Üç kere boğulmuşum
O gün bugündür
Denizle aram açık
Buz gibi soğumuşum
Liseden sonra kendimi
Denizi olmayan Berlin'de bulmuşum
Mimarlık okumuşum
Mühendislik okumuşum
Ve matematik çıktıkça karşıma
İnadına şiir okumuşum
Ve annemi kaybetmişim
Bir şubat gecesinde
Dünyadan soğumuşum
Gel gör ki
Dikeni de gülü de
O şehirde bulmuşum
Ve bir sabah dikeni yoluma
Gül'ü koluma alıp
İstanbul'a
Edebiyat Fakültesi'ne koşmuşum
Daha ilk nefesinde gençliğimin
Sürgün'ü Nazım'dan
Gurbet'i Orhan'dan
Hasreti Ahmed Arif'ten tanımışım
Vurulmuşum Taşına toprağına şiirin
Yunus'la yoğrulmuş
Nesimi'yle coşmuş
Pir Sultan'la coşmuşum
Bir gözümde Veysel
Bir gözümde Köroğlu
Dilimde Karacaoğlan, Emrah, Dadaloğlu
Ne türküler yakmışım
Necip Fazıl'la kaldırımlarda yatmış
Atilla İlhan'la Maçka'da buluşmuş
Ümit Yaşar'la yüzlerce kez aşık olmuşum
Ve haykırmışım göklere
Şairler severse işte böyle sever!
Yüreğimde can sesleri
"Mendilimde kan sesleri"
Ve dilimde hep o şiirler
Bir yanımda Can Yücel
Bir yanımda Edip Cansever
İşte bu yüzden
Acıların şahını
Aşkların ilahını
Yalnızlığın padişahını
Gölgesinden tanırım
Ama ne zaman bir ayrılık çalsa kapımı
Buz keser kanım donar kalırım
Ve soluğu yine bir şiirde alırım
Kısacası
Adım Ahmet Selçuk
Soyadım İlkan
Bir söz vardır ya hani
Tanıyan bir
Tanımayan bin pişman
Yetişir sanırım
Bunca sohbet bunca ağıt bunca ahh
Şiirlerimin gözü yolda kalmasın
Hadi bana eyvallah...
O üç günlük günümüz aşklarına inat yıllarca ölümsüz aşkların şarkılarını yazdı O şiiri tozlu sayfalara gömenlere inat vazgeçilmez bir tutkuyla şiiri plaklara kasetlere - kliplere - radyolara - TV' lere ve de sahnelere taşıdı. O şiirin hazır saltanatını sürenlere inat ömrünce gönülllü hamallığını yaptı. Uzatılan her mikrofona adından önce şiir söyledi şiir okudu. Ve her seven kalba şiir dokudu O "geçici mevsimlerin şairi" olmaktansa "AYRILIKLARIN ŞAİRİ" olmayı yeğledi. Günün adamı değil yılların adamı olmak için yazdı yazdı durdu. Çünkü O şiire yalnız imzasını değil ömrünü koydu. Elbette şiir onun için bir heves değil bir nefesti. Ve O adam... Yani AHMET SELÇUK İLKAN yıllar yılı yüzlerce şiirini kulaklara değil yüreklere kazıdı...
-
İşte bazı bestelenmiş şiirleri
--------------------------------------------------------------------------------
Kahır Mektubu-Zeki Müren
Aşkımız Eski Bir Roman-Zeki Müren
Hani Bizim Sevdamız-Bülent Ersoy
Artık Ne Duamsın Ne de Bedduam-Bülent Ersoy
Anılar-Coşkun sabah/Muazzez Abacı
Hatıram Olsun-Coşkun Sabah
Bir Pazar Günü-Coşkun Sabah
Bir Gülü Sevdim-Zerrin Özer
Bir Cennettir Bu Dünya-Muazzez Ersoy
Kurşuna Gerek Yok-İbrahim Tatlıses
Yine Ayrılık Göründü Eyvah-İbrahim Tatlıses
Ben Ne İnsanlar Gördüm-İbrahim Tatlıses
Selam Olsun-İbrahim Tatlıses
Ben Aşkı Ölümsüz Bilenlerdenim-Ebru Gündeş
Sabahçı Kahvesi-Ferdi Tayfur
Bizim Sokaklar-Ferdi Tayfur
Bana sor Yalnızlığı-Ferdi Tayfur
Bu Şehrin Geceleri-Ferdi Tayfur
Geçen Yıl Bu Zamanlar-Ferdi Tayfur
Hatıran Yeter-Ferdi Tayfur
Gözler Kalbin Aynasıdır-Emel Sayın/Metin Şentürk
Tövbekar-Ebru Gündeş/Nilüfer
Aşk Kitabı-Nilüfer
Vefasız-Mahsun Kırmızıgül
Bitti Artık-Mahsun Kırmızıgül
Sevdalıyım-Mahsun Kırmızıgül
Arkadaş-Mahsun Kırmızıgül
Aradığın Aşkı Söyle Buldun mu?-Hülya Avşar
Liselim-Cengiz Kurtoğlu
Sana Hasret Gideceğim-cengiz Kurtoğlu
Senin İçin Buradayım-Cengiz Kurtoğlu
Bu Dağ Ne Rüzgarlar Gördü-Fatih Kısaparmak
Papatya Falı-Fatih Kısaparmak
Seveceksin İnadına-Onur Akın
Günün Birinde-Neşe Karaböcek/Göksel/Selahattin Cesur
Adım Yalnızlık Benim-Neşe Karaböcek
Islak Mendil-Ümit Besen
Tahta Masa-Ümit Besen
İsyanlardayım-Müslüm Gürses
Ağır Yaralı-Müslüm Gürses
Satılacak Adam mıyım?-Müslüm Gürses
Haram-Emrah
Sen O Zaman İnsansın-Emrah
Ya Seninle Ya Sensiz-selami Şahin-Seçil
Acıların Tarifi Yok-Özcan Deniz/Alişan
Baban Şekerci mi?-Serap Sapaz
Ağlayamam-Kenan Doğulu/Alişan
Sarhoş Gibiyim-Nilgül
Hiçbir Kadın Beni Böyle Yakmadı-Adnan Şenses
Maske-Gültekin Gönülaçar
-
usta harikasın ya cok beyendim bole paylasımlarının devamını bekliyorum ok :1:
-
gercekten güzel paylaştığınız için tşk
:237: