bugün seni yazamıyorum meleğim..nerdesin..:(
Printable View
bugün seni yazamıyorum meleğim..nerdesin..:(
kollarım morarmış be meleğim......hep seni rüya sanıyorum ya...uyanmak için kollarımı cimcikliyorum.......ama rüya değil...gerçektin....varlığını nasıl hissettiysem şimdi yokluğunu o derece hissediyorum..yalnız bu daha can yakıcı.....bu daha yorucu...
bişey merak ediyorum neden geldinki bana..neden uyandırdın uyuyan yreğimi......daha yeni yeni laf dinlemeye başlarken bütün hakimiyetimi kaybettim yine...ama seni suçlamıyorum.......kıyamamki sana....
meleğim nerdesin....üşüyorum bazen...sigaram teselli verirken geliversen......kızsan bana....kaç kere içme dedim şunu diye çıkışsan.....ezilip büzülürken karşında sımsıkı sarılıversen.....oyy meleğim nerdesin....
üst üste kahve içerken ben kararıcaksın desen bende sana o zaman bırakırsın beni desem......kızsan küssen bana.....bende sarılsam beni bırakma desem.....oyy meleğim nerdesin...
tatlı tatlı atışsak...her acı sözde sarılıp özür dilesek...dizlerime koysan başını sen uyurken seni seyretsem sattlerce....
nerdesin meleğim...
ıssız bi yerdeyim şimdi.....ılık ama üşüten bir rüzgar......saçlarım yüzümü örtüyo dans ederken....dilimde bi şarkı
"yoksa burdan başka yalan bir diyarda
sevdiğinmi varda beni oyalarsın...
kurbanın olam dökülmesin dudaklarındannn
ne olur söyleme beni öldürme.."
tutamıyorum kendimi yine var gücümle söylüyorum.....kollarımı iki yana açıp kendi etrafımda dönüyorum...bir alkış kopuyor çevre ağaçlar kulak vermiş şarkıma.....önünmde koca bir uçurum takılıp düşsem diye dua ediyorum....ama yoruluyorum...diz çöküyorum iki pamuk el kapatıyor gözlerimi...kimim ben diyor tılsımlı bi ses.......gülümsüyorum....
meleğim hoşgeldin....
meleğime....
aslında biliyomusun meleğim...seni yazmamalıyım artık.....çünkü sen artık benim sadece melğimsin.....herşeyim olmalıydın...beni hep o ilk günlerdeki gibi mutlu etmeliydin....adını duyduğumda deli gibi gülmeliydim...ama yapmadın....bana bunu yaşatmadın...daha senin sevincini yaşayamadan bitiverdin...
meleğim kızmıyorum sana bilesin.......küçücük yüreğimle kocaman dualar gönderiyorum sana.....ha seni hep çekiştiriyorum o annemin sevmediğimi zannettiği mor menekşesiyle...böyle bağdaş kuruyorum yere önümde menekşe saksısı..konuşuyoruz...bak selamı var sana yine.....oda seviyo seviyo seni benim gibi...
meleğim içimde bir acı var neden sence....canımda çok yanıyo.....ama sen varken böyle değildi...sen varken eskilerde yakmazdı canımı...umrumda değildiki hiç bir şey....şimdi eski bir yara bile kanayabiliyo aniden...
keşke meleğim herşeyim sen olsaydın...o gülünce yanağında çıkan gamzende hayat bulmak isterderdim ömrümce.....her telefonuma heyecanla koşsaydım......bak hala aramadın beni....ararım demiştin oysa....seni ne olursa olsun kaybetmek istemem demiştin...
ama ben bitiyorum meleğim..yavaş yavaş bitiyorum....
mucizeye....
farkındaysan artık seni sahiplenemiyorum....mucizem diyemiyorum......mucize diyorum...sadece mucize....başkasının dokunduğu elleri,başkasının kokladığı teni ,başkasının baktığı gözleri,başkasının duyduğu gülüşü ve bana yalanlar söyleyen dilini nasıl sahiplenebilirimki...oysa ben onlar benim sanardım.......bencildim kimse görmesin isterdim seni........uzaktaydın belki ama benimdin benim olacaktın.....
bi akşam aradığında annemin(annen hala benim annem) dizlerinde yatıyordun....böyle mahmurlukla aşkım sende böyle anne şevkatiyle seviyomusun beni demiştin....o an neler söyledim sana bilmiyorum ama çok sevinmiştin....ama sahteymiş işte.....
görmedinmi seni nasıl sevdiğimi...uğrunda nelerden vazgeçtiğimi..benlikten çıkıp sen olduğumu görmedinmi.....ya ben senin için ailemi karşıma aldım.....annemle senin için savaş verdim..şimdilerde annem hala o günleri anlatıyoda bana yüzüm kızarıyo utanıyorum onlara yaptıklarımdan.......bir hiç uğruna savaşmışım meğer....
el ele yürüdüğümüz sokaklar daracık şimdi......güneşin tepede olduğu anlarda bile kap karanlık ümraniye sokakları...beraber alışveriş yaptığımız mağazalara giriyorum seni görüyorum reyonlarda sanki..elinde bir etek bu nasıl aşkım diye soruyosun.....kıramıyorum çok güzel ama bu daha güzel diyerek dikkatini dağıtıyorum.....sana kontür aldığımız yerden alıyorum kontürümü hep......
öyle çok şey varki...sana söylemek istediğim..ama susuyorum susmalıyım mucize ben seni.....
...........
Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu
yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın,
güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
"Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur
aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
lüksü sonuna kadar yaşasın.....
NAZIM HİKMET
ben sen biz.....hep böyle biterdi cümlelerimiz..ben deyince kızardın sen......artık biz varız derdin....kızdığında adımla seslenirdin.....yüzüme bakmazdın suratını hep kızlara çevirir deli ederdin beni....ama yinede kızamazdım.....seviyordum çünkü.......kölen olmaya hazır gibiydim..sanki büyülenmiş gibi..hani her telefon edişinde sorardım ya....bitanem sen bana ne yaptın diye........sende sorardın bana bende ne buluyosun diye.......ismini koymadağım derecede seviyodum seni.....
bir keresinde benden önceki sevgiline yazdığın yazıyı okutmuştun bana.....o kadar kıskanmıştımki....o kadar keşkelere boğulmuştumki anlatamam..keşke seni önceden tanısaydım....keşke o kız hiç olmasaydı......içim içimi yerdi hep....ya hala o kızı seviyosa diye....
güzel rol yapıyosun mucize......sana mucizem can parçam dememi çok severdim...ben artık o kelimeleri lügatten çıkardım...canımı çok yakıyo çünkü.....hala seni ümit etmiyorum...hala seni özlemiyorum......ve hala seni.......neyse
unutulmaya yüz tutmuş anılarımın arasına yerleştirdim seni ama malesef ilk günki tazaliğini koruyosun..çekip gitmedin...tam mutluyum dediğim anda çıkıyodsun bir yerlerden ve bitiyorum ben...
mucize....
Bir nefes uzağımdaki sana bir demet gülüşlerimi yolluyorum eriyen umut bahçelerimden. Ellerimle topladım birtanem. Aslında imkânsızlığın duvarını aşıp kavuşabilseydik bu çiçekleri senin saçlarına taç yapacaktım bir kır düğününde. Söz açılmışken seninle bir bahar günü kır düğününde evlenmek isterdim. Saçlarında sarıpapatyalardan örülmüş bir taç durmalıydı ve üzerinde beyaz bir elbise Melek’lerin kollarında gelmeliydin bana. Kelebeklerin gözlerinden düşen yağmur taneciklerinin ıslak havasında ellerimiz birbirini bulmalıydı. Ne olursa olsun senin gözyaşların tek yağmurum, senin gülüşlerin tek güneşim olsun. Offf..
Ey Benim Mavi Sevdam...
Mavilere uzaktan bakanlardan olmadık biz.. Mavinin içindeydik, mavinin her tonuysa bizim içimizdeydi. Aşk bir sarmaşıktı, sarmıştı heryanımızı. Yürekliydik, cesurduk, aşk için ölünecekse onu da yapardık kuşkusuz. Bizi yolumuzdan döndürecek herhangi bir güçte yoktu üstelik.
Yürüdük ve yorulmadık
sana yazmayacam artık
ne nefretimsin ne özlemim nede sevgim...
kaderimden geldin ve geçtin ...
hayat tek kişilik bir perde deqil ki - ilk geldiqin gibi son olarak geçersin bu yerekten
mutlu ve saglıklı olman dileqimdir...