-
Gülcan Ablana söyle ki aynen böyle devam etsin. muhteşem hatta süper. Büyük bir mutlulukla okudum yazdıklarını ve çok sevindim. Aynı benim kafadan gidiyor.
Sonunda geç kalan eğitime heyecanla, mutlu bir şekilde başlamıştım.
Herşey yolunda gidiyor. Tartışmasız 4 4'lük.
Dün bir filmi ikinci kez izlemeye gitmiştim. Baranı biliyorsun demi kız.
He işte onla beraber 4 kişi daha vardı. Yani toplam 6 kişiydik. Bizimkisi 1 iş değil onca işin arasından kurtul koşuşturmaca içinde lüks ve 320 hız yapan Baran neydi o aracın adı.
Hamburg mu diyorlar ne işte ondan bir araba aldı bizi Allah'a emanet gidiyoruz.
Filmin Başlamasına 3 kala ve çok uzağız.
Öyle birini gördüm ki karşısına geçip yüzüne tüküresim geldi.
Ya salla boşver dedim sonra. iyi yapmış ne yapmışsa çocuk.
Bugün eğitimin son günüydü. yarın uygulamalı çekim gezilerine çıkacak 27 genç ve güzel arkadaşlarımla.
Bana modellik yapacaklara da teşekkür etmek istiyorum gülcan. Başta deniz hanım olmak üzere.
O çocuk vardı ya hani dün gördüğüm. He işte o. Bugün oda vardı en arkalarda oturuyordu.
Sanki 20 yıl aynı mahallede beraber büyümüş, beraber topyamış kadar samimi davrandım.
Ne yapmışsa iyi yapmış çocuk. Sadece o değil! Kim ne yapmışsa, bundan sonra kim ne yapacaksa da iyi yapmış. Aynen devam etsinler. Alan razı satan razı gülcan ya.
Şimdi katılım belgelerini hazırlayıp imzalayacam. Sonra da Törenle Basın huzurunda genç arkadaşlarıma takdim edecem. Varmı bundan daha büyük mutluluk be gülcan.
Var demi. Evet bunun kadar olmasa da en az bu mutluluk kadar daha güzel ve anlamlı olan şeyler de var.
Bugün Siirt'te barınan 437 depremzeye evlerinin kapılarına sonuna kadar açan vefalı Siirt halkı yakacaklarını, kiralarını yatak yorganlarını hayırseverler karşılamış.
İstanbul da ikamet eden Bir Siirtli hemde arap 500 koli gıda yardımında bulunmuş ve kargoyla geldi bugün onları büyük bir sevinç içinde yorulmadan ev ev gezerek dağıtmanın mutluluğunu yaşarken yüzlerdeki tebessüm çocukların temiz saf bakışları kalp güzellikleri beni bir kez daha mutlu etmişti.
Ve hatırlattı yaradana şükretmemi.
Şükürler olsun sana ya rabbim.
-
gülcan teşekkürlerimi iletiyorum emin kardeşime...duaları ve iyi dilekleri içinRabbim razı olsun ondan...
hayatın cilveleri olsa gerek...gülcan...büyük sevinçle başladığım yaparım sandığım okulumdan ümidimi kestim...tabiki çalışmalarımı bırakmadım elimde kitapla geziyorum ama yüzkere okuyorum anlayarak ya da anladığımı sanarak...ama yok anasını satim unutuyorum...işimiz duaya kaldı...ama unutuyorum diyerek ps etmiyorum...söz verdim o yüzden elimden ne geliyorsa yapıcam...
seren felsefe hocasını anlatıyor bana uyuz oluyorum tutku abla diyor...gülüyorum ben sizi kurtarıcam uyuz felsefe hocalarından diyorum...sernin ablasıda felsefe bölümünde okuyor..ama derslerimiz aynı..zaten benimde ikinci tercihimdi felsfe...ablası 328 puanımı duyunca kız safmısın örgün eğitime bile girerdin dedi...doğru ama 2 yıllık örgün eğitim istemedim ben...bir yıl daha ziyan olmasın diyede bu tercihi yaptım...hem insan çaba gösterdikten sonra açıktanda olsa istediği hedefe ulaşır bunu bilir bunu söylerim...
ama kuzenlerim felan çok şaşırdıç...sen felsefeden nefret ederdin diyorlar....ama ben ygs ye hazırlanırken vuruldum felsefeye...güzel ders...tabi çoğu düşüncelerim değişti ve artık herşeyi sorgulayarak araştırarak yaşadığım için zaman zaman yok sen kafir oldun yok sen şöylesin böylesin diyenlerde oluyor....ama şu felsefeyi iyice yerleştirim beynim herkesi aval aval bakıtıcam kendime..:)
gülcannnnn ablamda kaldım dün gece...sabaha kadar verdik üçümüz omuz omuza ağladık...muki dertli ben dertli ablam dertli ohhh yıkadık yyüzümüzü gözyaşlarıyla...muki öldürdü gülmekten beni..allahım bir insan bu kadarmı güzel dertlenir ya....malım ben diyor okulada gidemiyorum herşeyden sıkılıyorum fotoğraf makinam yok kıyafetlerim güzel değil kapalıyım diye kimse beni beğenmiyo mal gibi uyuyorum hep malım ben malım diye diye ağlayınca tutamadım kendimi başladım gülmeye...sonra ablamda gülmeye başladı mukide...hey allahım ddim...muki sen hep dertlen ya valla dedim...gerçkten öyle gülcan yerim ben onu...
hayat çok garip be gülcan insan ne olacağını kestiremiyor....ama yorgunum yüreğim artık kaldıramıyor öyle herşeyi...umulmadık tepkiler verebiliyorum...değiştin kelimesini oldukça sık duymaya başladım..nyse herşeyin hayırlısı
-
Sabah uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum akşam uyandım yemek yedim işe gittim çalıştım sabah oldu eve geldim kahvaltı yaptım uyudum.
Ben günlüğümü değil hayatımı yazdım.
-
abi heralde hayatında ufak tefek değişiklikler oluyordur mesela arada bir rüya görmek gibi x)
-
Tıpkı eski günlerdeki gibiydi.
Güneş eksik olmuyor tepemde.
Salıverdim kendimi sokaklara. Gezdim bütün çarşıyı. yeniden doğmuş gibi mutluydum. Bazen koşuveriyorum kalabalıklar arasından. Tanımadığım yaşlı amcaların öpüveriyorum. Bende anlamadım. Diyafona basıp çay söylüyorum esnafın birine. oysaki kendim için istedim. oturağa oturup yüzümü güneşe çevirdim. Ayaklarımı da üst üste atıp derinden bir ohhh çektim. Oturmak hiç bu kadar keyif vermemişti daha önce. Bir yandan güneşin tadını çıkarıyorum diğer taraftan etrafı seyrediyorum. Gelen geçeni izliyorum.
Yanıbaşımdaki sokakta pazar kurulmuş basbas bağıyorlar taze domates ye beni diyor. botan balık botan balık, gel vatandaş gel indirim var.
Kediler balıkçı tezgahının etrafında volta atıp miyavlıyorlar. Balıkça anma insafsız ama ya.
Güzel ve güneşli bir günün keyfini fazlasıyla çıkardıktan sonra yüreği güzel insanları ziyaret edip bazı konular hakkında görüş alışverişinde bulundum.
-
dersler koşuşturmalar...yoğunum bu güzel...istediğim bumuydu hayır...ama iyi hoş...v kurtuluşun eşi hamile....ne güzel...isteyince oluyormuş...
çocuk yuva kurmak istiyorum dedi kurdu...baba olmak istiyorum dedi oldu....işimin başında durmak istiyorum dedi durdu....ama unutmak istiyorum dedi unutamadı...bakışları öyl yabancıki dedi eşi..özür dilerim dedim...böyle olsun istemzdim dedim..bana özür borcun yok dedi....sen özrünü kurtuluştan dilemelisin ddi....düşündüm bend ona özür borcum olabilirmi gülcan....ama yakasına yapışıp beni sev demedimki....
vay be gülcan....zamanında neler planlamıştım ben...nler yapıcaktım...kimlerle ne hayaller kuruyordum....olanlara bak....n kadar aciz olduğumun hiç farkına varmamışım....şimdi beynimde herşey yerli yerinde...ne kadar aciz olduğumuda biliyorum....hayal kurmak yasak bana...önüme ne gelirse onu yaşıyorum artık...
sınavlarımda yaklaştı gülcancığım..ilk notlarım pek iç açıcı değil...kötü bir zamana denk geldi..bu kadar oldu....gerçi şimdide pek iyi zaman değil ama kısmet...
-
Merhaba Gülcan...
Hasta olsam bile hastane yerine evde uyumayı tercih ederim.
Önemli bir hastalık olmadıkça uğramadım hastaneye.
2 yıldan fazla bir süre oldu bu.
Bugün gitmek istedim... Dış kapının karşısındaki cafe de 2 saate yakın oturdum.
Bi bakayım kimler gelip gidiyor!
Ya Rabbim sen düşmanımı bile hastanelere muhtaç etme.
Gördüğüm manzaraların en acısıydı o... Yürek burkan...
Herkes durmuş izliyordu onları... Allah rızası için bi el atsaydınız kırılacak mıydı o eller.
Ama yok kirlenecekti elleriniz değil mi? Sanki siz çok temizsiniz de.
Unutamıyorum o manzarayı. Bide kendi halime bakıyorum.
Ya Rabbim sana binlerce kez şükürler olsun dedim hep.
***************************************
Mutlaka bizim site de koçerler vardır...
Bilgisayar kullanmayı bilen hatta internette gezinen artık modern koçerler var.
Lütfen Duyan duymayanlara söylesin.
Allah var mertsiniz. Hele konu yemek ise.
Yemeğinizi çok yedim... Bugün yine o zengin yemek sofranıza oturdum bir kez daha.
Yine Pilav ve bol kepçeden oğlak eti...
Etin tadı bambaşka. Mis gibi kokusu. hala damağımda.
Ama sizi yaradana kurban olduğum sevgili koçerler Eti ateşe vermeden yengeme yada hazırlayan kişilere söyler misiniz kıllar konusunda ... ıy.
Bir değil İki değil ama...
Öpüldün gülcan...
-
sene başındna beri ders anlatmayan hocama ders anlattırdıım , bol bol arkadaşlarımın duasını aldım :D
Bunun dışında her şey aynı okul -> uyku ,okul ->uyku ......... :S
-
-
Benim çok tuhaf bir hayvanım var. Birkaç yıldır kendi ellerimle besleyip büyüttüm.Ama hala tam olarak ne olduğunu anlayamadım. Bana geldiğinde henüz bir fare boyundaydı şimdiyse hemen hemen bir kedi boyuna ulaştı.Yüzündeki maskeden dolayı sadece gözleri gözüküyor.Ne hissettiğini gözlerinden anladınız , anladınız , anlayamadınız , asla anlayamazsınız.Çünkü hisleri sürekli değişiyor. Bir dakikası bir dakikasını tutmuyor , ha bunda biz insanların payıda yok diyemeyiz tabii ki. Bu tuhaf hayvanla diğer çevremdeki insanlarda alay ediyor. Ne dediklerini pek umursamaz gibi ama yeri geliyor anlıyor sanki işte o zamanlar onu durdurabilene aşk olsun saldırıyor hemen onunla alay edene! çok tuhaf doğrusu. Bu hayvan öylesine garip birşey ki , insanın günlük hayatını bile sekteye uğratabiliyor.Belli bir yerden sonra deliriyorsunuz. Bir işe gitseniz bi bakmışsınız yanıbaşınıza gelmiş. İlgi bekliyor. Tüm çevremden koptum onun yüzünden. Bazı arkadaşlarım sırf onun pis görünüşünden ürküp kaçtı , o maskeli suratından , siyah kabuk gibi olan bedeninden o aptal uzun kulaklarından tiksindiler. Hele bir de o ağzı yok mu ? Leş gibi kokan konuştugundan kulak tırmalayan ağzı. O çarpuk çurpuk dişleri... Her yere kıllarını döküşü. Her yere pisletmesi. Ben bile nefret ediyorum bu hayvandan başkaları nasıl sevsin ki ? Bu hayvanı öldürmek en iyisi ama insan kıyamıyor neticede sevgilisinden kalan bir miras bu. İçi el vermiyor. Ama onun insanlara nasıl nefret ile baktıgını biliyorum o yüzden bu hayvanın ne kadar pis oldugunu insanların yaklaşmamaları gerektigini vurguluyor duruyorum. Sevgilimden kalan tek miras olmasa hemen keserdim onu ama işte... Ondan o kadar bıktım ki bu gidişle kesicem kendimi o olacak.