“ONUN PAZARLIĞINI, ANNEMLE YAPACAKSIN!”
Geçmiş yıllarda, Siirtli dul bir kadıncağız, eşi vefat ettikten sonra, evinin bir bölümünü dükkân olarak açmış çorap, mendil, iç çamaşır gibi ıvır-zıvır şeyler satarak ailesine bakmanın uğraşını veriyormuş. Dul kadının, gerçekten çok güzel ve alımlı bir de kızı varmış. Kadıncağız, ev işlerini yaparken, dükkânın işlerini kızına bırakıyormuş.
Kızı gören ve gönlünü kaptıran bir genç, kızın annesi yokken dükkâna gider, sözde alışveriş yapmak için eşyalara bakar, fiyatları sorar, her çıkışında ya bir mendil alırmış, ya bir çorap! Onları da eve götürmez, arkadaşlarına hediye edermiş…
Bir gün, bir hafta, bir ay bu hep böyle devam etmiş. Genç, her gün kızın annesi yokken dükkâna gider, eşyaların fiyatlarını sorar, pazarlık yapar, sonunda yine ya bir mendil, ya bir çorap alıp çıkarmış. Zaten amacı görmek, konuşmak, cesaret bulsa kıza açılmak, ne kadar çok sevdiğini söylemekmiş. Yani, alışveriş işin bahanesiymiş!
Kız, gencin kendisine tutulduğunu anlamış. İşin gerçeği, o da gençten hoşlanmağa başlamış. Sonunda bir gün dayanamamış, bir türlü açılamak cesaretini gösteremeyen genci konuşturmaya karar vermiş ve sormuş:
-Sen bu kadar çorabı mendili alıp ne yapıyorsun? Başka bir şey aldığın da yok! demiş. Genç içini çekerek cevap vermiş:
-Valla, esasına bakarsan, benim almak istediğim başka bir şey var ama, ona da gücüm yetmiyor! Çok pahalı bir şey!
Kız cevap vermiş:
-Dükkânımızda, öyle alınamayacak kadar pahalı bir şey yok!
Genç cevap vermiş:
-Var, hem de çoook, çok pahalı!
Kız anlamazlıktan gelerek, yine sormuş:
-Neymiş o çook, çok pahalı olan?
Genç, bütün cesaretini toplayarak cevap vermiş:
-Sen!!!
Ve derin bir nefes almış:
-Ohhhh be!!! Nihayet söyleyebildim!
Demiş. Kız gülümseyerek cevap vermiş:
-Onun pazarlığını, Annemle yapacaksın!
