KARIN, NE KADAR ÇOK ÇALIŞMIŞ!
Her toplumda olduğu gibi, Siirt’in de elbette iyileri ve kötüleri vardır. İyileri, Allah arttırsın. Bolluk ve bereket versin. Kötülerini de ıslah etsin dedikten sonra, bir kötü Siirtli ile ilgili anekdotumuzu sunalım:
Bir zamanlar, beyaz eşya ve elektronik malzemeler üzerinde çalışan Siirtli bir tüccar, İstanbul’da, aynı işin toptancılığını yapan bir Yahudi tüccardan çek, senet karşılığı yüklü miktarda eşyalar aldıktan sonra, bütün mal varlığını hanımının üzerine devretmiş ve HİLELİ İFLÂS yoluna gitmiş.
Yahudi tüccar, hileli iflâs eden Siirtlinin mal varlığı olup olmadığını araştırmak için Siirt’e gelmiş. Tapu dairesinde, vergi dairesinde araştırma yapmış. Borçlu üzerinde hiçbir mal varlığı tespit edememiş ama, hanımının üzerinde bir hayli gayri menkuller ile iş yerleri mevcutmuş.
Tabii, asıl borçlunun üzerinde bir mal varlığı tespit edemeyince, haliyle eli boş dönmek zorunda kalmış. Ama, gitmeden önce, hileli iflasta bulunan eski müşterisini bulup, ona:
-Senin üzerinde bir mal varlığı yok ama, hanımın hayli zengin. NE KADAR DA ÇOK ÇALIŞMIŞ”!
Diyerek, düşünülünce çok iğneleyici olduğu anlaşılacak bir ifâde kullanmış.
Şunu da söyleyelim ki, gayri Müslimlerin haklarını hileyle ele geçirmek, dini açıdan, Müslümanların haklarını ihlâl etmekten çok daha vahim sonuçlara yol açar. Çünkü, gayri müslimin hakkını gazbetmiş olan kişi, ahiret günü, o gayri Müslime alacağına karşılık, imanını vermek zorunda kalabilir, özellikle bunu anımsatalım!