"Bir elimde tabanca,
bütün dualarım delik deşik"
yanlız bırakma beni bu paragrafın başında,dilim dönmediği için birkaç sözcük kaçırmışsam yazılan sayfalardan suçlama beni..
bir masal doldurmaz bu boşluğu..
bu dünyanın çıplaklığına bakmaktan nefret ederdik,utanmadan bende bakıyorum artık bak.. gözümün önünde soyunuyor hayat,her bir zerresini görüyorum...
gerçeği taaa gözümün içine baka baka koyuyor önüme...
yoksun artık..
ardından canım ; yazmaya cesaret edemediğim her satırı zorla yazdırıyor ruhum bu gece, harflerle sana dokunmak istiyor bir kez daha..
ardından canım ; daha durmadan dönen bu dünya bizi nereye sürüklerse sürüklesin burda,benimle olduğunu biliyorum..
ve biliyorum ölüm çok iri bir sözcük değil...
bazen yorulduğum anlarda resminle konuşuyorum, bak diyorum bugün açık çarşıya gidip beğendiğin ayakkabıyıı binlerce kez seyredip seyredip sevdim..üstelik hala indirime girmemiş biliyormusun..
bugün mağazaya da girdim,hani o kırmızı kazagının aynısının kremini begendim , ellerimin arasında tuttum dakikalarca,sonra cıktım..
ama affet canım sensiz anlamı yok...
yokluğun çok koyuyor bu sıralar,hani böyle zaman zaman dalıp gidiyor insan,belki biraz ağlamaklı.. arkadaşlarım kızıyorlar,diyelim halimden korkuyorlar.. oysa korku nedir gülüm... ansızınlığın altüst edişi kadar güçlü mü? biraz durgun kaldıysam affet,kızardın ya bana hadi gül yaaaa herşey çok daha güzel olacak derdin,ah be canım;
ne söylesem içim acıyacak,
nasılsa vuracak yokluğun bi yerden,
bir magza vitrininden, belki bir dost sesinden,
masamın üstünde kalan kaleminden , yada unuttuğun notlarından..
bir yerden kanayacak yaram.... çok kanayacak....
bak bugün en sevdiğin parfümü kokladım,ve balığın yanında pilav yemenin seninle gülüşmenin nekadar huzur verici olduğunu birkez daha düşündüm...
birkaç gün geçti,birkaç hafta yokluğunda canım,
ben mahzun kaldım
kocaman kardan adam yaptı içime bir çocuk,
ÖLÜNÜ şiirle yıkadım..
bir gölgeyi özlemek ne demektir bilirmisiniz?
öldüğün gece yattıgın yastığı okşadım...
çok şey öğrendim ama , acının ortasında acısız olmayı,çığlıklarımda susmayı..
ben işte böyle gecelerde bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,
dualar buldum içimde ezberlenmiş,
ve ben CANIM ,birlikte yere inebilirim dediğim dostumu aradım..
bütün kkardeşlerin yüzünde bir şiir aradım...
dilimin dönmediği duaları sayıkladım geceleri...
belki hiçkimsenin anlayamıyacağı kadar çok konuştum avuçiçlerimle,seninle,eskisi kadar çok..
ah be canım dedim;
ah be bebek yüzlüm;
sana mı üzülmeliyim, yoksa sana ısrar edişimde kendimi mi suçlamalıyım?
bir bakışıma dünyayı feda edebilecek insanların yüzlerine bakamayışıma sende üzülüyorsun öyle değil mi?üzülme gül yüzlüm,ben canımı çıkartıp versem acılarını dindiremem biliyorum,ama kul değilmiyiz,düşünüyoruz hepimiz..
hani elimde olsa,annenin kucaklarına seni gülen yüzünle koymak istemezmiyim?
hadi yanlız bırakma beni bu paragrafın başında..
yazarken eksiliyor ruhum daha fazlasına dayanamayacağım...
canım;
seni özlüyorum..
ölüm çok iri bir sözcük değil belki,kasımpatıları kadar acı kokuyorum biliyorum,
ama duyamadan gittin diye söylemek istiyorum..
aslında ben o gece seni duymuştum.
yaşasaydın,çok mutlu olurdun gözlerin parıldardı biliyorum..
hadi yine gül ..
içim ısınsın ....