“BÖYLE KADINLARIN, KULAKLARINI ÇEKMEK LÂZIM!”
Reşit Hoca, bir eve yemeğe davet edilmiş. Mahalli yemekler, Siirt usulü büyük bir tepsinin içine dizilmiş. Misafirler de, bu büyük tepsinin etrafında yerlerini almışlar. Ancak, Reşit Hoca’nın çok sevdiği KİTEL (Siirt’in içli köftesi) tepsinin ta öbür ucundaymış.
Tepsi çok büyük olduğu için Hoca’nın elinin KITELE ulaşmasına imkân yokmuş. Hoca, pratik zekâsını hemen devreye sokmuş. Önce, kadınlarla ilgili kısa fıkralar anlatmış. Sonra:
-Böyle kadınlara ne yapmak gerekir?
şeklinde ortaya attığı sorusunun cevabını yine kendisi vermiş:
-İşte, bu gibi kadınların kulaklarını böyle çekecek, böyle bükeceksin! diyerek ve sözde kadının kulağına benzettiği tepsinin kulpundan tutarak, KITELLER önüne gelinceye kadar tepsiyi döndürmüş!