Sağlıklı ailenin sırları
"Benim ailem sağlıklı mı?" Siz de bu soruyu kendinize soruyorsanız, şimdi söyleyeceklerimiz yol gösterici olacaktır. Sağlıklı ve sağlıksız aile kendilerini şu dört temel hususta farklılıklar taşır. Bunlar: Kişinin özgüveni, iletişim becerisi, ailenin mevcut kuralları ve toplum ile ilişkisi olarak sıralanabilir. Gelin hep birlikte ailenizin sağlıklı olup olmadığını test edelim.
Özgüven:
Sağlıklı ailede: Ancak sağlıklı ailede aile üyeleri kendilerini değerli, onurlu ve anlamlı bulurlar. Kişinin kendini değerli bulması ve saygı duyması doğal bir durumdur. Sağlıklı ailenin bireyleri, ben ailem için ve çevrem için gerekli ve önemliyim, düşüncesine sahiptir. Yani özgüvene.
Sağlıksız ailede: Aile üyeleri kendilerini değerli bulmazlar. Bireylerin kendilerini değerli bulması ve kendine saygı duyması sağlıksız ailenin önem verdiği bir şey değildir; sağlıksız ailede bilinç insanların birbirlerini denetlemeleri ve baskı altına almaları üstüne odaklanmıştır. Bu nedenle, kişinin kendini onurlu ve değerli bulması sağlıksız ailede doğal değildir; az rastlanan bir durumdur.
İletişim:
Sağlıklı ailede: İletişim dolaysız, açık seçik, ayrıntılı ve dürüsttür. Kişiler birbirlerine değer verdikleri ve güvendikleri için iç dünyalarını, algılamalarını, duygu ve düşüncelerini olduğu gibi, tüm ayrıntılarıyla paylaşmak isterler. Dürüstçe ifade edilen duygu ve düşünceler, diğer üyeler tarafından hor görülmez, aksine kabul ve ilgi görür. Bu da cesaretle fikirlerin açıklanıp konuşulmasını, uygarca tartışılmasını sağlar.
Sağlıksız ailede: Kişiler birbirlerine gerçekte değer vermedikleri ve ayrıca birbirlerine güvenemedikleri için, iç dünyalarını rahatlıkla paylaşamazlar. Yanlış anlaşılma, kabul görmeme endişesi, kişileri içe kapanık olmaya iter. Bu nedenle, sağlıksız ailede iletişim dolaylıdır, belirsizdir ve dürüst değildir; yalan çoktur. Savunucu iletişim, sağlıksız ailenin en belirgin özelliğidir. Basit bir merak; saldırı ve karşı düşünce olarak tanımlanır ve fikirler açıklığa kavuşmadan savunmalar başlar.
Aile kuralları
Sağlıklı ailede: Aile kuralları sağlıklı ailede açık seçik ifade edilmiştir, belirgindir ve esnektir; Duruma göre yorumlanarak, gerekirse esnetilerek uygulanır, katı değildir, akla yatkındır. Sağlıklı ailede aile üyeleri, aile kurallarını tartışma konusu yapabilir ve gerekiyorsa değiştirebilirler.
Sağlıksız ailede: Ailenin davranışlarını düzenleyen kurallar çoğu kere açık seçik ifade edilmemiştir, gizlidir. Ne var ki, bu kurallar gizli olmasına rağmen katıdır, insafsızdır, tartışılamaz ve değiştirilemez. Daha doğrusu kurallar otorite durumunda olan kişinin keyfine göre tanımlanır ve uygulanır.
Toplumla ilişki:
Sağlıklı ailede: Aile üyelerinin toplumla ilişkisi yoğundur, ama toplumsal beklentilerin altında ezilmezler. Her aile üyesinin geleceğe dönük, kendisine heyecan ve şevk veren gerçekçi beklentileri vardır.
Sağlıksız ailede: İnsan ilişkileri korkuya dayalı olduğu için, toplumla ilişkileri de ya karşıdakine kendini beğendirmeye ya da onu ezmeye yönelir. Yani, aile üyeleri geleceğini garanti altına almak isterken ya karşıdakine dalkavukluk yaparak onun gücünden yararlanmaya çalışır; Ya da ona baskı yaparak, onu korkutarak onu istediği yönde kullanmaya çabalar. Sağlıklı birey, toplumun temel taşıdır ve ancak sağlıklı ailede yetişir. Gönül diler ki, ülkemizde insanlar, belirttiğimiz dört hususa duyarlılık göstererek toplumunun gelişmesine olumlu katkıda bulunsunlar.
Sağlıklı bir aile için
Evlilik, beraberce bir hayatın paylaşıldığı, acı tatlı birçok şeyin birlikte yaşandığı, zamanla ortak beğeni ve zevklerin oluştuğu bir birlikteliktir. Bu birliktelik sizi daima desteklemeli, yapıcı ve geliştirici bir yapıda olmalıdır. Bu özellikleri evliliğinizde gerçekleştirecek olan sizlersiniz. Şu noktayı unutmamalıyız evlilik bir hedef değildir. Asıl hedefiniz, kendinize, eşinize, çocuklarınıza ve topluma evliliğinizle birlikte kazandıracağınız şeyler olmalıdır.
Günübirlik yaşamların, hesapsız kitapsız davranışların, beraberliği zedeleyici bencil tutumların zararı sadece size değildir. Bu durumlardan çocuklarınız, aileleriniz, yakın çevreniz ve sonuçta tüm toplum etkilenmektedir. Sağlıklı kararlar alabilen, sağlıklı düşünebilen ve sağlıklı davranabilen toplum olmanın yolu aile kurumunu sağlığına kavuşturmakla mümkündür.
Şunları yapmalısınız
- Ailenizde zaman zaman önemli kararlar alın. İş bölümü yapın ve bunları uygulayın.
- Bir tazelenme, bir yenilenme mevsimi başlatın.
- Tüm aile fertleri olarak, çoluk - çocuk ailenizin önemini hatırlatıcı, ailenizin tüm fertlerinin tek tek sizin için değerini hissettirici kararlar alın, faaliyetler yapın.
Evliliğinizde aldığınız kararlar ne türden olursa olsun eşinizi de ilgilendirir. Kararlar hayatınızın gidişatını etkilediği için kararları alırken eşinizi haberdar etmeniz uygun bir davranış olur.
Çok basit kararlar bile, birlikte görüşülüp tartışıldıktan sonra alınırsa eşinizin size olan saygısını ve güvenini perçinler. Sizin için çok basit bir konu olabilir fakat eşiniz konudan haberdar olmadığı için rahatsızlık duyabilir. Bununla birlikte her zaman birlikte karar almak mümkün olmamaktadır.
Eşten habersiz durumlarda
Evinize bir eşya alacaksanız, eşinizin de zevklerini hesaba katın. O eşyayı sizin kadar o da kullanacak çünkü.
— Alacağınız karar kendi işinizle ilgili bir kararsa, eşinizin bu karardan ne kadar etkileneceğini düşünün (eve geç gelme, hafta sonlarını işte geçirme…) ve ona göre davranın. Bu konuda birlikte karar alma gibi bir şansınız yoksa eşinizi haberdar ederek durumu telafi edin.
— Herhangi bir konuda yalnız karar almak zorunda kaldığınızda, geçmişte birlikte yaptığınız şeyleri ve aldığınız kararları düşünün. Hata yapma veya eşinizi rahatsız edecek bir karar alma ihtimalini en aza indirgemiş olursunuz.
— Aldığınız bazı kararlarda tüm aile fertlerinin katılımını sağlamanız onlara verdiğiniz değeri hissetmelerini sağlar. Yedi yaşındaki çocuğunuz dahi ailevi kararlarda payı bulunmasının değerini hissedecektir.
Erkek nasıl olmalıdır?
Çevremize baktığımızda gördüklerimiz bizi haklı çıkaracak niteliktedir. Her hangi bir ailede, TV’de maç varsa, babanın ailenin diğer fertlerinin isteklerini göz ardı edip kendi istediği kanalı seyretmesi olağan görülür.
-Ya da baba zor bir hafta geçirmiştir, (anneler hep evde oldukları için onların kendilerini yoracak işleri yoktur zaten, bu yüzden yorulmazlar (!), babalar hafta sonlarında erkenden kalkıp arkadaşlarıyla karar verdikleri planlarını gerçekleştirebilirler. Çünkü dinlenmeyi hak etmiştir. Beyler sabah koşusuna giderken, hanımlar evde çocukları uyandırır, kahvaltıyı hazırlar, koşudan dönen eşiyle kahvaltıya oturur.
-İş günlerinin akşamlarında eve gelip, kanepeye uzanıp, haberleri seyrederken bir fincan kahve, bir bardak çay, biraz meyve, sonra ufak atıştırmalar da sipariş edebilir.
-Evin bütçesi babaların kontrolündedir ve şartlar kısıtlı olsa bile çok istediği bir şeyi satın alabilir, borçların ödenmesini ve maddi durumlarının düzelmesini beklemeyi gerekli görmeyebilir.
Ah anneler ah!
Annelerin erkek çocuklarını vermekten çok almayı bekleyerek yetiştirdiği bir gerçektir. Bizler bile, odasını toplamayan oğlumuza kızarken bile, kız çocuklara gösterdiğimiz anlayıştan daha fazlasını gösteriyoruz. Temizlik yaparken oğlundan camları silmesini isteyen bir anne tanıyor musunuz? Ya da pantolonlarını kendisinin ütülemesini isteyen?
Duvarları yıkın
Kendi sınırları içinde yaşarken aile reisleri, yani beyler zamanla çevrelerine bir de duvar örerler. Duvar yüksektir, bir tek kapısı vardır ve içeri yalnızca müsaade ederse girilebilirsiniz. Evde geçirdiği zamanları yine kendi başına ve kendi planladığı şekilde geçirmeye devam ederse, duvar yükselecek, kalınlaşacak, aşmaya çalışanların gayretleri tükenecek, sonunda vaz geçecekler ve eşiniz kendi özel kalesinde yapayalnız kalacaktır. Yalnızca kendisi değil eşi olarak siz ve ailenizin diğer fertleri de acı çekecek. Acıyı önlemenin tek yolu, duvarı ören tarafın af dileyerek aynı duvarı yıkmasıdır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı
