2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    29
    Mesajlar
    10.996
    Tecrübe Puanı
    228

    Standart Virüslerin Sebep Olduğu Hastalıklar Nelerdir?

    Bu tür belirtilere ek olarak, birçok virüs hastalıkları, doğrudan vücudun saldırıya uğrayan kısmı ile ilgili belirtiler gösterebilir.Örneğin; sık rastlanan soğuk algınlığı akan ya da tıkanmış bir burun, yanan bir boğaz, öksürme ya da hapşırma eğilimine yol açar.Bronşitte ise, kuru öksürük genel belirti olup, zatürrede hasta göğsünde batıcı ağrıdan, derin öksürükten, hatta bazen nefes darlığından yakınır.Bulantı, kusma, karın kasılması ve ishal genellikle bağırsak hastalıklarının belirtileridir.Belirli virüs hastalıklarında kendilerine özgü cilt kızarması ve kabartılar görülür.Böylece, örneğin; kızamık hastalığı, deri üzerindeki kaba kızılımsı lekelerden anlaşılır.


    Kızıl hastalığının belirtileri ise daha küçük, pembemsi-kırmızı cilt lekeleridir.En bulaşıcı hastalık olarak bilinen suçiçeği ise tüm vücuda yayılan minik su kabarcıkları ile kendini gösterir.



    Virüs hastalıkları arasında en öldürücüsü, Amerika Birleşik Devletleri’nde binlerce genç insanın (koruyucu aşı o zamanlar bulunmadığından) ölümüne neden olan ve bir o kadarını da ömür boyu sakat bırakan çocuk felcidir.


    Aslında bir bağırsak virüsü olmasına karşın, polyo (çocuk felci) virüsü birçok durumda omuriliğe uzanabilmekte ve tüm gövdenin kas hareketlerini denetleyen sinir hücrelerini yok etmektedir.Bölgesel olarak ya da tüm gövdede felç görülebilmekte ve eğer sinir hücreleri ölmüşse kaslar artık eski işlevlerini yapmamaktadır.Soğanilik iltihabında omuriliğin yukarılarında ya da beynin altındaki sinir hücreleri tamamiyle ölmekte, yutkunma ve soluk almayı sağlayan kasların işlemesine yol açmaktadır.Çocuk felci aşısının Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygınlaşmasıyla bu tehlike azalmış ama tümüyle ortadan kalkmamıştır.


    Sık rastlanan ve insanı çoğunlukla savunmasız durumda yakalayan bir virüs iltihabına, söylenmesi biraz güç olan “mononükleozi (kanda çekirdekli lökosit fazlalığı)”virüs adı verilmiştir.Çünkü bu virüs kan dolaşımında özel bir beyaz hücre olarak görülmektedir.Bir çok hasta mononükleozi hastalığını hafif atlatır.Ancak belirtiler başka virüs hastalıklarına oranla haftalarca sürebilir.Bunlar lenflerin şişmesi, ateş, bitkinlik, cilt kızarıkları ve karaciğerle dalağın büyümesi gibi belirtiler biçiminde kendini gösterir.


    Belirgin özellikleri nedeniyle başka virüs hastalığından daha söz edelim:Çiçek hastalığı ve sarı hummaya (ki, bir zamanlar bütün dünyanın korktuğu hastalıklardı) aşı uygulamaları sayeside artık ender rastlanmaktadır.


    Daha çok bir çocuk hastalığı olan kabakulakta virüs tükürük bezlerine saldırmakta, çenenin altında ve yanaklarda ağrı veren şişmelere neden olmaktadır.
    Kızamığa neden olan rubeola virüsü, bazı hastalarda beyne zarar verdiğinden bugün doktorlar bütün çocukların okula başlamadan aşı olmalarını önermektedir.Bu hastalığa gebeliğin ilk yarısındayken yakalanınca, bebekte gelişim bozukluklarına yol açtığı için, doğurma yaşına gelmeden önce genç kızların rubeolaya karşı aşılanmaları öğütlenmektedir.

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster

  2. #2
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    29
    Mesajlar
    10.996
    Tecrübe Puanı
    228

    Standart

    Virüslerin Genel Özellikleri Nelerdir?


    Louis Pasteur, dünya üzerindeki bazı hastalıkların sebebinin bakteriler olduğunu, bunların çok küçük olduğunu kanıtladı.Bu buluştan sonra virüsler ile bakteriler karıştırılmaya başlandı.
    Bakteriler asit boyalarıyla boyandığı zaman mikroskop altında görülebiliniyorlardı.Ama virüsler bambaşkaydı.Bu canlılar, öyle küçüktüler ki en duyarlı ışık mikroskobu bile onlar seçemiyordu.

    Virüsler, küçük olmalarına karşın, pek çok değişik boyutta ve biçimde olabilirler.Bir kısmı yumuşak ve tüylüdür.Pamuk yumaklarına benzerler;ötekiler ise uzun ve çomak şeklindedir.Virüslerin bir kısmı insan vücuduna hava yoluyla, bir kısmı ise virüs taşıyan insan hapşırık ve öksürükleri ile taşınır.Bazıları da hastalıklı kişilerin dışkısına değmiş besinler ya da sular aracılığıyla bulaşır.


    Bugün, bilinen virüslerin hepsi tam anlamıyla birer asalaktır.Bunlar yalnızca bazı duyarlı organizmaların canlı hücreleriiçinde yaşayıp çoğalabilirler.Bir farenin akciğerinde, bir civciv embriyosunun canlı hücrelerinde ya da insanda solunum yolu, karaciğer veya bağırsakta.Canlı hücrelerinden ayrıldığı zaman virüsler bir toz yığınından farksızdır. Kendi başlarına hiç birşey yapamazlar, yaşamak için uygun bir konakla karşılaşmayı beklerler.


    Çok yüksek sıcaklıklarda ya da bazı antiseptik eriyiklerde işleme konulduğunda , virüslerin canlı hücrelere hastalık aşılama gücü yok edilebilir.Bu tehlikeler dışında virüsler şaşılacak derece dayanıklıdır. Birçok bakteri gibi besin ve sudan yoksun kaldıklarında “ölmezler”.Bunlar, hareketsiz ama tehlikeli bir ”yarıyaşam” sürdürerek, aylarca, yıllarca, hatta yüzyıllarca sağ kalabilirler.Soğuk bile bunları etkilemez. Bundan başka virüslerin çoğu pek çok bakteriyi öldüren sülfamit ve antibiyotiklerden hiç mi hiç etkilenmez.


    Virüslere gerçek anlamda canlı hücre de demek doğru olmaz, birçok canlı hücrenin temel yaşam maddesi olan protoplazmaları yoktur.


    Başka hücreler gibi, kendilerini çevreleyen çeperleri, yani hücre zarları da yoktur.Onlar gibi enerji sağlamak ve protein yapmak üzere basit şekerleri, yağları ve amino asitleri kullanmazlar.Bu da virüslerin büyüyemeyeceklerini gösterir.Bazı virüslerin öylesine yaşamla ilgileri yoktur ki, bunlar laboratuarda kristaller halinde saklanabilir.Her virüs çeşidi çoğunlukla vücudun belirli yerlerinde ve belirli hücrelerinde çoğalabilirler.Örneğin;


    -Çocuk felci ve kuduz virüsü beyin,omurilikte,
    -Grip, nezle virüsü, üst solunum yollarında,
    -AIDS virüsü, akyuvarlarda (T lenfositi),
    -Sarı humma virüsü, karaciğerde ,
    -Çiçek, kızamık, siğil virüsü, deride çoğalır.


    Tüm bu eksiklerine karşın, virüslerin bütün öteki mikroorganizmalardan ayrıcalı bir gücü vardır.Kendileri en basit bakterilerin bile gerçekleştirdiği yaşam işlevlerini yerine getiremedikleri halde içinde yaşadıkları hücrelere bu yaşam işlevlerini kendi adlarına yaptıracak kadar korkunç güçtelerdir.Virüslerin “yaşam gizleri” ve öldürücü güçleri işte buradadır.




    VİRÜSLERİN ÇEŞİTLERİ VE YAŞAM BİÇİMLERİ
    Virüsleri üzerinde yaşadıkları ve hastalık yaptıkları canlı grubuna göre; taşıdıkları nükleik asitlere göre ayırıp inceleyebiliriz.Üzerinde yaşadıkları ve hastalık yaptıkları canlı grubuna göre 3’e ayırırız:



    a)Bitkisel virüsler:Bitkilerde hastalık yaparlar.Kalıtım maddesi olarak genellikle RNA bulundururlar.Tütün, patates, marul, salatalık “mozaik virüsleri” örnek verilebilir.
    b)Hayvansal virüsleradece insanlar ve hayvanlarda hastalık yaparlar.Bazıları DNA; bazıları RNA bulundurur.Grip, kızamık, kabakulak, suçiçeği, sarı humma, çocuk felci, uçuklar, siğiller ve AIDS hayvansal virüslerin sebep olduğu hastalıklardır.Bugün kanserin dahi sebepleri arasında virüsler sayılmaktadır.


    c)Bakteriyofajlar:Bakterilerin içinde yaşarlar ve onları öldürürler.Genellikle DNA bulundururlar.Virüslerin hastalık yaptığı canlı çeşitleri farklı olduğu gibi bir canlının değişik dokularında yaşayan virüsler de farklı olabilmektedir.Özetle virüsler, canlı hücreler içerisinde canlılık faaliyeti gösterebilirler.


    Virüsleri taşıdıkları nükleik asitlere göre de gruplandırabiliriz:


    a)DNA virüsleri:Yönetici molekülleri DNA olan virüslerdir.Hayvanlarda yaşayan virüslerin çoğunluğu DNA virüsleridir.Örneğin, çiçek virüsü, su çiçeği virüsleri DNA virüsleridir.Bakteriyofajlar da DNA virüsüdür.


    b)RNA virüsleri:Yönetici molekülü RNA olan virüslerdir.Bazı hayvan hücreleri ile bitki hücrelerinde yaşayan virüsler RNA virüsleridir.Örneğin, tütün mozaik virüsü, grip, çocuk felci, kızamık, kuduz, kabakulak, sarı hummaya yol açan virüsler RNA virüsleridir.

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster


 

Benzer Konular

  1. Tanınmayan bir yer.. (ARDAHAN) Tanımak isteyen yumulsun :)
    By SeRCii in forum TÜRKİYEM CANIM MEMLEKETİM
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 06.06.2009, 01:22
  2. GeneL O)LARAK) TARİH
    By NyHaT in forum DÖNEM ÖDEVLERİ - DOSYA TEZ'LER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.12.2008, 17:47
  3. Lise 2 tüm tarih notları
    By LmbLue in forum DÖNEM ÖDEVLERİ - DOSYA TEZ'LER
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02.12.2008, 10:21
  4. Peygamberler-hayatları-tarihleri
    By NyHaT in forum İSLAMİ BİLGİLER
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 06.10.2008, 17:15
  5. Niçin İbadet Ediyoruz arkadaslar sizce_?
    By Cem_dalga in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.10.2006, 14:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •