LABİRENT
Soğuk ve yalnız odamda biraz yıpranmış halıma öylece bakıp dalmışım, düşünürken neden böyle bir halıyı seçtiğimi de bilmeden
Düşünürken zaman zaman tatlı gülümsemelerim zaman zaman asabileştiğim oluyordu. Elimden hiç düşürmediğim çay bardağımda elimde bilmem kaçıncı onluk olduğunu bilmeden içiyordum neden bu denli çayı sevdiğime de bir türlü anlam verememişimdir. Çoğu zaman annemle bu sebeple anlaşmazlığa düşerdik... Bana hep bırak İrem artık şu çay içmeyi diyerek sitem ederdi ama elimde değil bırakamıyorum belki de tek tesellim o oluyor.
Sonra kendimce sordum neden içmeyeyim her taraftan akrepler yılanlar salyalarını akıta akıta üzerime üzerime gelirken bu stresimi atmak için gidipte sigara ve alkolü de seçecek olmayacağıma göre neden içmeyeyim Neden içmeyeyim anne neden?? Her gün benim üzerimde oyunlar oynanırken benim güzel ülkem üzerinde yuvarlak masa etraflarında sinsi sinsi planlar hazırlanırken neden içmeyeyim?? Beni uyutmayan tek şey buyken neden uyumayı seçeyim anne neden??? Uyumamalıyım susmamalıyım Uyanmalıyım silkinmeliyim hep yazmalı hep anlatmalıyım bişeyler.. Suskunluğu kendime yakıştıramıyorum anne yakıştıramıyorum...
Evet birilerinin tekerine çomak sokmalıyım her şey istedikleri gibi gitmemeli gitmemeli anne..
Ben; bana karışmayan yılan bin yaşasın diyemiyorum Yılan belki çok büyük ancak öldüremezsem de en azından oyalayayım, öldüremezsem de önüne engeller koyarak kardeşimin üzerine üzerine gelmesine engel olmalıyım anne bırak buda benim mazeretim olsun
Gecenin kör vaktinde tekrar asabileşmiştim çay içtiğim bardağı avucumun içinde parçalarken avucum kan kusuyordu çay tepsime Ve şimdi biraz daha iyi anlıyordum kan akmasının nasıl bir duygu olduğunu Tv başlarında yüzlerce kişinin bedenlerinden akan kanlar dudak uçlarımda vah vahlamam gerektiğinden başka bişey hatırlatmıyordu bana Tıpkı zamanı gelince öten saat misali
Şuan daha iyi anlıyordum kan akmasının ne demek olduğunu. Evet avucum kanıyor ve o kan akışı sırasında bana verdiği müthiş acıyı daha iyi anlıyordum Ve bu kanın ruhuma kazandırdığı vitamini tüm benliğimle hissediyordum..Bir şey başa gelmeden anlaşılmazmış diye düşünürken bu düşüncenin yanlış olduğunu fark ediyorum.. Bu düşünce sadece yılanı bekleyenlere ait olmalı Peki ya ben ne taraftayım?? Yılanı bekleyen mi yoksa yılanın geleceğini hissedip bir şeyler yapmak için çırpınan mıydım?? Beynimin bana ansızın yönelttiği bu sorular karşısında büyük bir şok geçirmiştim.. Sahi daha önce neden hiç gelmemişti aklıma bu soru??
Evet ben ne taraftayım bulmalıyım beynimi kemirecek olan sorunun cevabını.. Bu benim beynimin bana sorduğu soru.. ya sizin beyinlerinizden gelen ansızın sorularınız yok mu?? Peki ya sizlerin bu ansızın gelebilecek sorulara verebileceğiniz hazır cevaplarınız varmı?? Beyninizden gelebilecek ansızın sorulara ne denli hazırsınız??


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
