Biraz dinlen diyorsun, nasıl?
Yağmur yağıyor,damlaların camdan aşağı süzülüşü
bile kederli. Sessizliğin sesine kulak vermeyeli çok
olmuş .Dokunmak gelmiyor içimden sevinçli
günlerin hafızamdaki görüntüsüne. Solmuş çiçeklerim
var aklımda. Bahçem belki de uzun zamandır bu
kadar küskün. Zafiyet geçiren tutkularım var
şimdi. Zafiyetlerimi sevemem.
Kum saatlerindeki milyonlarca kum tanesinden
biriymişçesine, akıyorum vaktimi doldurmak için.
Vakit dolmak bilmiyor!
Keşfetmek için çıktığım bu sonuz yolculukta,
neler keşfettiğimi sormak isteyenlerin,
yüzümde gördükleri bunca keder,
onlara susmaları gerektiğini hatırlatıyor.
Susmak içli bir tını bu sabah;
ciğerlerim de yankılanıyor!
Börülcelerim var aklımda, hatmilerim,
eskitemediklerim var...
Neden eskimeye başladıklarını bilmek istiyorum.
Neden?
Yorgunum gerçekten!
Tik tak sesleri arasında akrebin yelkovana aşkı
takılıyor gözüme. Bu kadar çabaya rağmen
arada bir kovuşmaları ve aynı heyecanlar
koşturup durmaları ne kadar anlamlı!
Yazmayı özlemişim, yazmaktan vakit bulmazdım aşka,
şimdi aşktan yazmaya vakit yok, oysa aşk için
yazılacak bunca şey varken, neden bu yorgunluk!
Mevsimlerden bahar, belki de suçlu o!
Suç denilen şey, karanlıkta bulur yüreğindeki
gökkuşağını. Her yağmurun ardından sarılır yakasına,
sevmez umutlarımı. Fıtratındadır bezginlik
insanoğlunun. Yaşadığına kanaat etmezde,
nedenlerine takılıverir.
Neden daha iyisi olmadığına...
Aşka tutulurda, aşkı sorgular aşka rağmen.
Bulunamayanların en başında yer alan ne varsa,
elde edince değersiz gelir;
adı ÒinsanÓ olanlara.
Veryansın eder benim gibi.
Takılır eksiklerine...
Mevsimlerden baharda olsa,
suçlu bir türlü bulunamaz.
SesizLigim ÇıgLıgımdı. Hepiniz mi Sagırdınız?