3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Hybrid View

  1. #1
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart Bu yalnızlığıda erteliyorum

    Bu yalnızlığı da erteliyorum
    Yalancı bir aşkın kuytusuna
    Başka bir kentte
    Yeni bir sevdaya tutuluyorum
    Sesim kırılıyor çarptıkça duvarlara
    Her solukta seni düşünmekten
    Yoruluyorum



    Sabahın koynundayım
    Sesinle uyanıyorum
    Sonra kuşanıp taze bir gülün sevincini
    Yollara düşüyorum
    Gökyüzü ay ışığına vurgun bir pamuk tarlası
    Yollar boyunca evler, ağaçlar
    Çoban köpeklerinin sesi uzak köylerde
    Bir sigara yakıyorum yüreğimdeki ateşle
    Hallerim duman
    Savrulan hüzün sarıyor geceyi
    Paylaştıkça büyüyor yüreğim
    Durduramıyorum



    Sokağın başında panzerler bekliyor
    Her olağanüstü hal
    Bir süre sonra olağanlaşıyor
    Sonra yanan her yürek
    Bir zaman sonra ateşlere alışıyor








    Gözlerimde firari uykular
    Deliyor geceyi arsız bir gülüş
    Paylaştıkça büyüyor yüreğim
    Saklandıkça küçülüyor
    İçimde mayın döşenmiş toprakların utancı
    Bir yanım mahcup
    Bir yanımda gözlerin
    Kim dokunsa yanıyor elleri
    Bir garip yangındayım
    Paylaştıkça eriyor yüreğim
    İşin garip tarafı
    Tüm bu olanların
    Farkındayım




    Şehirleri seyreden dağlar gibiyim
    Ceplerim miadı dolmuş aşklarla dolu
    Artık beklemek boşuna
    Bunu sen de biliyorsun
    Ben gecelerimi sessiz türkülerle avutuyorum
    Senin ömrüne sığmaz nehirler
    Sabırsız sabahlara uyanıyorsun
    Paylaştıkça yanıyor yüreğim
    Sen usul usul gülüyorsun



    İşte o an bir gül soluyor bozkırın koynunda
    Rüzgar mahpustan yeni çıkmış bir hükümlü
    Rüzgar dağ başında bir alıcı kuş
    Doldurup yelkenlerimi savuruyor beni
    Oysa hayat
    Bayat bir ekmek gibi ufalanıyor avuçlarımda
    Tutamıyorum
    İşin komik tarafı
    Sanki suç benimmiş gibi
    Utanıyorum



    Bu hasreti de erteliyorum
    Buz gibi bir yalnızlığın duldasına
    Başımda bir deli sevda
    Satır satır ayrılığı yazıyorum
    Hiç bilmediğim bir dünyanın atlasına


    İnandığım her şey ellerimde eriyor
    Aşk, sevda, para, pul
    Hiç birisi bir gülüşün etmiyor
    Yanıyorum her seferinde kendi külümden doğarak
    Gecenin en derin uykusundayım
    Rüyamda acılar
    Rüyamda yokluğun
    Bulup bulup yitiriyorum kara sevdanı
    Her gece bir yanım daha yitiyor
    Sensiz kollarım bağlı
    Zindanlardayım
    Bu hayatı da erteliyorum
    Sensiz solan gülün hüznüne
    Çıkıp gelsen diyorum
    Yangınlardayım


    Bu sevdayı da erteliyorum
    Erken verilmiş bir kararın korkusuna
    İçimde fırtınalar
    Dört yanım rüzgar
    Bozkırın ortasında bir gül gibiyim
    Seni soruyorum ceylanların uykusuna
    Bu sefer inan bana
    Dönmem diyorum
    Sevdan yüz yaşında bir çınar
    Her bahar bir yaprağını daha döküyorum


    Bu sevdayı da erteliyorum
    Zamansız bir ölümün sızısına
    Seni bir dağ gibi yıkıp dizlerinin üstüne
    Gidiyorum
    Ve onca soru varken aklımın hücrelerinde
    Ben seni sana bırakıyorum
    Sormuyorum
    Aşkın bir ceset yüreğimin mezarlığında
    Her gün soğuk toprağın koynunda
    Bir parçasını daha çürütüyorum
    Ve kimse bilsin istemediğim için seni
    Başucuna bir taş bile dikemiyorum

  2. #2
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    22.03.2007
    Yaş
    33
    Mesajlar
    1.448
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart

    pylaşım için tşkler kbraaa.....(çilek)
    ...Mafya Kızı....!




    @$M@R@N!.....(EsMERim....!)

  3. #3
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    29.12.2005
    Yer
    Siirt, Turkey
    Mesajlar
    8.561
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    yalnızlık ertelenmez giden gider sadece duruşula bakılma sevgilin ve yol vermeli
    tşkler
    kubra
    'JaNeM

    O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum.. Ve
    umrumda değil hiçkimse, Ne halim varsa görmekle meşgulüm..


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •