1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Threaded View

  1. #1
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart Bir ayrılığın anatomisi

    "insanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır" der dostoyevski...

    veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yaldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer.birlikteliğin örttüğü tüm kusurları, ayrılık sergiler.bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir.

    "ölene kadar" diye söz verilmiştir, ama "ölüm yolunda" başka tercihler belirmiştir.


    kararsız prensesin vicdanı azap çekerken 7 cücelerin somurtkanı "aklını başına al" diye fısıldar kulağına; haytası ise "kalbinin sesini dinle" diye çekiştirir eteğinden...


    hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar.

    "ama"yla biter alelade iltifat cümleleri:

    "sen iyi bir insansın, ama arkadaşların kötü", "seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim", "ben başka türlü bir beraberlik düşlemiştim" vs.. vs...



    sonra gelsin uykusuz geceler...bir türlü karar verememeler...ruhen gidip gelmeler..."hele biraz daha zaman geçsin" diye nikah ertelemeler...



    birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler, yüzecek başka denizler kollamalar...



    "aslında bütün bunlar bizim iyiliğimiz için" e kendini inandırmalar...



    sonrası hep aynı:


    bekleyenin "hani sonbaharda buluşacaktık. hazan geldi geçti, sen gelmez oldun" sızlanmaları...


    bekletenin "geliyorum az kaldı" oyalamaları...


    bittiğini bile bile işi uzatmalar; söyleyemedikçe hepten batağa saplanmalar...
    terke makul bir gerekçe ararken hepten çarşafa dolanmalar...veda konuşmasında süslü iltifat cümlelerinin arasına, o cümleleri hiçleştiren mayınlar serpiştirmeler...


    üzgün görünmeler... bağış dilenmeler... "...ama kaçınılmazdı" demeler...


    "sözünden caydın" yakınmalarını "sen de eski sen değilsin. değişmişsin" diye göğüslemeler...


    ... asıl kendinin değiştiğini bilmezden gelmeler...


    ve son sahne:


    terk edenin o mahcup "gönlüm başkasında" itirafına karşılık terk edilenin kırık çalımı:


    "uğurlar olsun! ben yoluma devam ediyorum".


    ihanetler böyledir: ilki, bir yenisine gebedir; ikincisi daha az acı verir.


    ondan sonra dur durak yoktur: güvenilmez aşık, sevdikçe kıran, gezdikçe ardında bir kırık kalpler mezarlığı bırakan biçare dervişe döner.

    artık acılara hapsolmuştur: buluşmak istedikçe ayrılacak, birleşmeye çalıştıkça parçalanacak, sonunda terk ettiklerinin "ah"ı tutup terk edildiğinde mukadder yalnızlığına kapanacaktır...

    CAN DÜNDAR


 

Benzer Konular

  1. Ayrılığın ilanı Çokemel
    By ''ARAZ'' in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 19.01.2009, 19:26
  2. Ayrılığın Kafiyesi
    By ''ARAZ'' in forum DERİN DUYGULAR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.01.2009, 17:56
  3. Denizlili Kızların Anatomisi
    By SeRaP in forum GEYİK - GIR GIR - ŞAMATA
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 22.08.2007, 16:15
  4. ayrılığın saati
    By candy5 in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.11.2006, 23:23

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •