1 sonuçtan 1 ile 1 arası
  1. #1
    Yeni Üye Array
    Üyelik tarihi
    11.02.2009
    Yaş
    29
    Mesajlar
    2
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Ahmet Süreyya DURNA'nın Şiirleri

    AŞKA SEVGİYE GÖNÜLE DAİR

    Nefret silahına sevgi fişeği
    Sürebiliyorsak ne mutlu bize
    Düşman saflarına dostluk döşeği
    Serebiliyorsak ne mutlu bize

    İnsanlık uğrunda kalmadan geri
    Mamur hâle getirerek her yeri
    Yunusleyin bir gönülden içeri
    Girebiliyorsak ne mutlu bize

    İtibarlı, ne sövülen ne söven
    Sevdiğini Hakkın namına seven
    Davranışı ile topluma güven
    Verebiliyorsak ne mutlu bize

    Görmek hüner değil var olan varı
    Bilinenler gerektirmez ısrarı
    Kâlp gözüyle âlemdeki esrarı
    Görebiliyorsak ne mutlu bize

    Şeydâ-i bülbülün olsun onca gül
    Gazeldir nihâyet kuruyunca gül
    Dikenlerin arasından gonca gül
    Derebiliyorsak ne mutlu bize

    Gerçek mürüvvettir aşkın ezası
    Aşk ehline af sayılır cezası
    Muhlisâne salt muhabbet kozası
    Örebiliyorsak ne mutlu bize

    Ahmet Süreyya DURNA



    KIZILÖTESİ

    Mayın tarlalarında gül derme arzusuyla,
    Düşman bildiklerime gül verme arzusuyla,
    Yaşamak istiyorum savaşsız bir dünyada,
    Namluların ucunda gül görme arzusuyla.

    Ahmet Süreyya DURNA



    GENÇLİK EFSANESİ


    Anafor gibiydik gönül tasında
    Gençliğimiz bizden farımadan önce
    Çiğ düşerdi üstümüze şafakta
    Bağrımıza deli rüzgâr eserdi
    Sararıp kurumadan önce
    Göğ ekin gibiydik şu hayat tarlasında
    Heyhat!

    Ayağı sekili gözü sürmeli
    Alnı sakar haşarı tay gibiydik
    Durup dinlenmek nedir ki yorulmak nedir
    Bilmezdik nicedir
    Ve âdetâ bir çelik yay gibiydik
    Heyhat!

    Sığmazdık kabımıza kabuğumuza
    Heyecanlıydık
    Kalaycı körüğünden farksızdı yüreğimiz
    Patlamaya hazır volkan gibiydik
    Beyine sıçrayan kan gibiydik doğrusu
    Tâbir-i câizse eğer
    Çiçeği burnunda delikanlıydık
    Heyhat!

    Düşünce ufkumuz tahayyülümüz
    Sonsuza açılan kapıydı sanki
    İhtilâl yapardık sıfır üç sularında
    Ay ışığında
    Devlerin uykuya daldığı anda
    Vira kamçılanan cesaretimiz
    Göğsümüzde kargir yapıydı sanki
    Heyhat!

    Biz idik Zaloğlu Rüstem evet
    Şâh-ı Merdan Ali biz idik ahey!
    Ya öyle inanırdık
    Ya da kendimizi öyle sanırdık
    Dik bakışlı Aslanların yatağı
    Yiğitlerin merkez üssü otağı
    Köroğlu’nun Çamlıbel’i biz idik ahey!
    Şahbazları gözünden gölgesinden tanırdık
    Heyhat!

    Sonunda anlaşılan görünen veçhesiyle
    Hazin ve gerçek olan
    Silüetten ibaretmiş o netâmeli hayat
    Gayrısı yalan...
    Ömür yıldızımız kaymak üzere
    Tadı yok böylece bitkisel yaşamanın
    Hava kirli ekmek küflü su bayat
    Hâsılı gidip de dönmeyenlerin
    Biz de gideceğiz gittiği yere
    Heyhat!

    Ahmet Süreyya DURNA



    SİYASÎ KANAAT

    Şu çağdaş despotlar, neronlar olmasaydı
    Kan içici vampirler, şaronlar olmasaydı
    Terazisi, dengesi bozulmazdı dünyanın
    Kıtaları kuşatan baronlar olmasaydı

    Ahmet Süreyya DURNA




    KALBİM ANADOLU

    Beni başka dünyalarda arama!
    Ben Anadolu’mun yöresindeyim.
    Şehit kanlarıyla sulanmış olan,
    Cana bedel metre karesindeyim.
    ***
    Gövdeye muhâlif kolda işim yok,
    Meyvesiz kupkuru dalda işim yok,
    Yozlaşmaya giden yolda işim yok,
    Hep o değişmeyen töresindeyim.
    ***
    Bâzen bir seyyahım Tuna boyunda,
    Bâzen yıkanırım Fırat suyunda,
    Duru göllerinde, deli çayında,
    Çağıl çağıl akan deresindeyim.
    ***
    Çamlı bellerine çıktığım zaman,
    Turacına tüfek sıktığım zaman,
    Pembe ufuklara baktığım zaman,
    Ömrümün en mâkul süresindeyim.
    ***
    Aklım bozkırlara takıldı yine,
    Ruhum odaklandı kaval sesine,
    Öyle kapıldım ki câzibesine,
    Bilmiyorum şu an neresindeyim?
    ***
    Yurdum kandilidir yürek yağımın,
    Düğüm noktasıdır gönül bağımın,
    Saklıyım renginde al bayrağımın,
    Mehmetçiğin mavi beresindeyim.
    ***
    Çeyiz sandığıyım Döndü, Döne’min,
    Yazmayım başında nazlı Senem’in,
    Ayşe’min, Fatma’mın, gül Emine’min,
    Kumaş fistanının hâresindeyim.

    Ahmet Süreyya DURNA



    DÜNYA BARIŞINA KATKI

    Neyi paylaşamıyoruz neyi?
    Şu üç günlük kahır dolu dünyada!
    Taşı mı, toprağı mı
    Petrol kuyularını mı
    Ayı mı, güneşi mi, ufukları mı
    Ya da;
    Yorgun, hantal, köhneleşmiş çağı mı?!.

    Neyi paylaşamıyoruz neyi?
    Ekvator çizgisini mi
    Kutupları mı
    Çağdaşlık, uygarlık lâfta mı yoksa
    Kanunlar, nizamlar rafta mı yoksa
    Bilemiyorum da;
    İnsanlığın sonu ne olacaksa?!.

    Oysa paylaşmayı bilenler için;
    Ekmek de var, aş da var yeterince
    Nekesliğe ne gerek
    Ne gerek zorbalığa?!.
    Ekmeği muadil bölenler için;
    Üretime yönelik iş de var yeterince
    Hak hukuk kuralı çiğnenmiyorsa
    Meziyet budur bence!

    Ölüm kusan silahlarla kan dökmek
    Can almak, can taşıyana reva mı?
    Çocuklar öldürülür
    Saf ve masum çocuklar
    Acımasızca tek tek!
    Bomba atmak âşiyâna reva mı?
    Bırakın da gönlünce yaşasın yavrucuklar!

    Özgürlük herkesin ortak paydası
    Belli bir zümrenin değildir tekelinde!
    Zulmün ve esâretin
    İstilâların
    Kime dokunmuş ki faydası?!.
    Dil, ırk, kültür farkı kimin elinde
    Öyleyse nedir bu öfke, bu şiddet, bu kin?

    Aramızdan çekilirse baronlar
    Denge bizim olur, güç bizim olur
    Kızıl derilisi de
    Ve siyah renklisi de
    Hayatın tadını tuzunu anlar
    Huzur, barış ortamında nitekim;
    İnşallah, yeni bir dünya kurulur...

    Ahmet Süreyya DURNA



    İHRAÇ KARARI

    Destursuz bağa giren bizden değildir dostum
    Ser vermeden sır veren, bizden değildir dostum
    Allah’ın yarattığı eşref-i mahlûkatı
    Horlayıp hakir gören, bizden değildir dostum

    Ahmet Süreyya DURNA



    AŞK SİTEMİ


    Bırak! senin için yansın yüreğim,
    Ne olur, su dökme aşk közüme yâr!

    ***
    Düştüğümden beri sevda çölüne,
    Neler konuşulur bak izime yâr!
    ***
    Dolaşır üstümde kara bulutlar,
    Şimşekler çakanda can özüme yâr!
    ***
    Kolay mı katlanmak infirakına,
    Hayâlin görünür hep gözüme yâr!
    ***
    Harcıâlem lütuf beklemiyorum,
    Yeter ki birazcık gül yüzüme yâr!
    ***
    İstirhamım ömürde bir kefâret,
    Muallâ başını koy dizime yâr!
    ***
    Gayr-i samimilik yapım değildir,
    Sadâkat yükledim her sözüme yâr!
    ***
    Kâbuslar kuşatır çevre yanımı,
    Geceler ağmada gündüzüme yâr!
    .................................................. ..
    Bırak! senin için yansın yüreğim,
    Ne olur, su dökme aşk közüme yâr!

    Ahmet Süreyya DURNA



    HER ŞEY ASLI GİBİDİR


    Mümkün değil su yokuşa akacak sanmayın
    Gün gelir balık kavağa çıkacak sanmayın
    Dağlar yerinden oynar deseler bir ihtimal
    Fakat huylu huyunu bırakacak sanmayın

    Ahmet Süreyya DURNA


    Kaynak: Şiirler, Şairin "Şafak Taarruzu" adlı kitabından alınmıştır



 

Benzer Konular

  1. Aşka sevgiye gönüle dair
    By kehribar in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11.02.2009, 23:32
  2. Ahmet kaya
    By by_ex in forum FUN CLUB
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 20.01.2009, 22:10

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •