3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    azra53
    Guest

    Standart İstanbul gibi ölürüm yar! ....

    Hatırlıyorum!

    Elleri siyahtı bu gidişin
    Bitişlere yeni açılıyordu parantezler
    En son söylediğim türküde kalmıştı gençliğim
    Ruhum limansız bir rıhtımda inzivaya geçilir
    Ve İstanbul olan yârim söyle hangi bahardan geçiyordu ayakların?
    Avuçlarımda ıslanırken koca gece yıldızları gömüyordum gözlerine
    Dudağının kıyısındaki elveda var ya hala içimde bir kıymık gibi
    Ne zaman konuşmaya başlasan ilkin sesin batardı içime.
    Ve İstanbul olan yârim hatırlıyorum seni
    Hatırlıyorum beni nasıl yüzüstü bırakıp arka kapımdan kaçtığını
    Sesi üstüme yakışan yârim
    Susuyorum renklerim dökülüyor köşe bucağa
    Bir ağrı kesicinin kesik bıraktığı acı kanıyordu hala içimde
    Bilerek kesiyorum içimdeki ağrının fitilini
    Uyuşturmaya çalışsam da geçmişi
    An’lık dindirebiliyorum her acıyı
    İzi kanlı bir tokat gibi çarpar geçmişin

    Hatırlıyorum!

    Arka fona itilen yalnızlığımda kalmıştı düşlerim
    Yıkık bir kent kılığına girerdi suretim
    Sırf senim diye basit bir ölümü seçiyordum
    Ve senin için zorda bırakıyordum her aralığı
    Ses tellerime abanıyor bir karga
    Ve leşi ceketime bulaşıyor
    Bir şarkı tınısının altına eziliyor yokluğun
    Karganın leşi yıllandıkça tenimde hep aynı karede
    Ağlamaya terk edildim.
    Takatim en son ne zaman dönmüştü sabrımdan?
    Bilmezsin ama
    Ben her sabah İstanbul diye ölürüm
    Ve akşam karanlığında okunur sela’m
    Sahipsiz düşer saçlarım anlıma
    Toka diye takarım hüznü saçlarıma
    Makasın küskün ağzıyla darbeler bırakıyorum kırık yanlarıma
    İnadına katil dedirtiyorum adıma.
    Dikiş tutmayan dilime dişlerimi geçiriyorum
    Sessizliğe düşüyor her şey
    Bir susta ben diye veririm namıma
    İstanbul gibi ölürüm yar
    Görmezsin!
    Kız kulesinin anlattığı yalanla ağlarım
    Duymazsın!
    Bir martının kör oluşundan daha acıydı
    /Kara/deniz’in omuzlarımda kâğıt gemiler yüzdürmesi.
    Sesi bozgun yemiş bir annenin saflığına nasıl kanarsa bir çocuk
    Öyle inandırmıştım İstanbul oluşuna
    Susarak öldürüyorum içimdeki narin yüzlü körpe kızı
    Ucu yanık bir sayfada düpedüz ihanet ediyorum kentime
    Yedi tepeden bir uçurum beğendiriyorum kendime
    En kolay intiharı seçiyorum bizim için
    İstanbul gibi ölüyorum yar
    Tut beni!
    Ellerinle sıkboğazımı
    Kanıma karış
    Aklımın odalarında düşüncemi yerle bir et!
    Yüzüme belirsiz sayılarda kulaçlar at
    Nefesimden sız içime.


    Hatırlıyorum!

    Kapımda sabırsızca kişniyordu ölüm
    Aşk ilticamdı benim
    Aşk suikastlarımda bırakılan geçitlerdeydi
    Ve İstanbul gibi eminim ki
    Aşk ağzımda bozulan en büyük yemindi.
    Ne zaman yağmur yağsa üstüme…
    Kaldırım kenarında biriken su
    Buhar olup uçuyordu pervazlarıma.
    İstanbul hadi uyu dizlerimde
    Dindir içindeki hoyrat denizi
    Mesela kız kulesi bir yaşama hakkı daha ver.


    Yüzüm öksürür ellerine
    Kanı çekilir bir gecenin
    Ve ben yar İstanbul gibi ölmesini de bilirim
    Kan kusar tanıdık bir yara
    Ah yar giyotin keskinliğinde öldür beni
    Tuz bas ellerime
    Ben İstanbul sessizliğinde ölürüm yar
    Sen düş/me peşime
    Hep demez miydin?
    "-bir gün ölürsen İstanbul ağırlığında öl" diye
    İşte yar İstanbul gibi cesaretiyle ölüyorum.
    Düş/me sesime...


  2. #2
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    16.02.2009
    Yer
    ((KuRTaLaN))
    Mesajlar
    3.122
    Tecrübe Puanı
    75

    Standart

    Hep demez miydin?
    "-bir gün ölürsen İstanbul ağırlığında öl" diye
    İşte yar İstanbul gibi cesaretiyle ölüyorum.
    Düş/me sesime...


    Zewkle okudum tşkler canım...!


    (Y@L@Ncı ^^^kraL^^)

  3. #3
    azra53
    Guest

    Standart


    Yalnızlık insanı boÇar bazen aslında yalnız deÇilsin kendinlesin.

    O senin en yakın dostun, yoldaşındır. Bakma sen yalnızlıÇın boÇuculuÇu üzerine üretilen bir yıÇın teoriye.



    Bir düşünsene, var mıdır yalnızlıÇını koluna takıp hayat yollarında yürüyüp gitmek gibisi. Kendinle arkadaşlıÇın keyfini çıkarmak, kendi içerindeki labirentlerde dolaşırken, kendini daha da yakından tanıma fırsatı kadar hoş bir his var mı ?

    Kendi duygularının, kendi hayatının patronu olmaktır yalnızlıÇın öteki adı.



    Seni sen yapan, seni kendinle buluşturanın adıdır yalnızlık aynı zamanda. Üretmenin, yaratmanın, kendini bulmanın, kendi gerçeklerine ulaşmanın yoludur yalnızlık.

    Yalnızlık dinlenmektir. İçindeki yoldaşının sorularına yanıt vermektir en içten bir şekilde yalnızlık. Seni senden çalmaya kalkanlara okkalı bir yanıttır yalnızlık. Hayata kendi gözlüklerinle bakmak, kararlarında etkilenmemenin adıdır yalnızlık. Başkalarının insanın cehennemi olduÇunu bilmek ve kendinle başbaşa kalabilmektir yalnızlık.

    Yalnızlık, insan dolu sokaklarda da yanında olmalıdır her zaman ve asla korkutmamalıdır seni. Zira insan yalnızlıktan deÇil, kendinden korkar aslında. Kendini anlamamaktan, kendini tanıyamamaktan ve kendine yetememekten korkar insan.

    Onun için yalnızlıÇı en yakın dostu olarak görmeli insan. Günün birinde "Eyvah ben bir katilim, yalnızlıÇımı öldürdüm ve çırılçıplak yalnız kaldım" dememek için...


 

Benzer Konular

  1. isminizin anlamini ögrenmek istermisiniz
    By neset in forum TATLI SOHBET ODASI
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 11.03.2011, 14:13
  2. istanbul destanı
    By KüÇüK_HaNıM in forum DERİN DUYGULAR
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 04.02.2009, 20:41
  3. güzel sözler
    By HaNıM aGa in forum ESKİ SEVGİLİYE MESAJLAR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 22.01.2009, 11:55
  4. 22.Dönem Milletvekillerin Mail Adresleri
    By SeRaP in forum MESSENGER & E-MAİL
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 26.02.2008, 15:10
  5. Niçin İbadet Ediyoruz arkadaslar sizce_?
    By Cem_dalga in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.10.2006, 13:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •