2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Hybrid View

  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    26.03.2006
    Yaş
    46
    Mesajlar
    1.338
    Tecrübe Puanı
    46

    Standart Sana;Belki İsyan, belki Yakarış...

    [S]Tıpkı benim gibi kimsesiz mektuplar biriktiriyorum sana defterlerimde...

    Hepsi de sahipsiz, hepsinin de boynu bükük. Kime yazıldığı apaçık belli olsa da, adın daha ilk satırda anlaşılsa da senin bundan haberin yok ne fayda... Sana yazıyorum! Hiç bilmesen de haftalardır, aylardır, yıllardır ben hep sana yazıyorum... Sensiz kaldığım o günden beri bu içinde yaşadığım derin boşluk mahvediyor beni! Sevgisizlikten ölüyorum... Öylesi muhtacım ki saçımı okşayacak bir ele. Hep yalnızım ben... Hiçbir şey değişmedi! Sen varken herşeyim sensin, senden başka hiçkimsem yok derdim sana, doğruydu! Sen artık yoksun ama hala çok şey değişmedi; hala herşeyim sensin, sadece ben sensizim.. Kısacık ömürlere bu kadar acı nasıl sığabiliyor diye düşünüyorum bazen... İnsan bu yaşında nasıl olup ta bu kadar yalnız kalabiliyor? Ben nerede yanlış yaptım diye düşünüyorum sık sık. Hiçbir karşılık beklemeden sevmek, sevgim için herşeyden ve hatta kendimden bile vazgeçmek miydi hatam diye soruyorum kendime! Bu dünyada böyle sevilmeye değebilecek kimse yok muydu gerçekten? Hayır! İşte buna inanmıyorum... Sen vardın bu dünyada herşeyin en güzeline, sevginin en delisine layık olan.. Artık yoksun ama değişen birşey yok; hala uğrunda seve seve canımı verebileceğimsin... Peki ben hayatım boyunca bir kez olsun gerçekten sevilip mutlu olamayacak kadar kötü müydüm? Herkes doğru bir ben mi yanlıştım bu hayatta? Değildim belki ama hayat bana hep öyleymişim gibi davrandı! Bilmiyorum, benim de değerini bilemediğim şeyler, geri çevirdiğim fırsatlar olmuştur belki de ama ben hep gerçek mutluluğun ve sonsuz aşkın peşinde oldum. Sonsuz aşkı sende buldum ama mutluluğu bulamadım... Tanrı insana istediği herşeyi vermezmiş şu hayatta... Kimine fazlasıyla mutluluk kimine ise mutluluğun anahtarı olduğuna inanılan para! Oysa para bana bir tek an mutluluk getirmedi çünkü benim mutluluğum paranın satın alamayacağı değerlerde gizliydi. Peki ne oldu sonunda? Seni; hayatımın ışığını, ömrümün ilk ve son baharını kaybettim... Neden? Kader miydi bu da? Tıpkı diğer mutsuzluklarım ve acılarım gibi bu da mı kaderdi? Nasıl bir kaderim var benim? Yüzümü yıllardır güldürmeyen, yüreğimden acıyı, gözlerimden yaşı eksik etmeyen nasıl bir kaderim var? Eğer başıma gelen tüm acılar gibi bu ayrılık da bana revaysa, eğer ben bunu hakediyorsam sana göre o zaman diyecek hiçbir sözüm, hiçbir itirazım yok! Zulümüne de razıyım, ölümüne de... Nasılsa alıştım yıllardır bir başıma, sevgisiz yaşamaya. Senszliğe belki asla alışamam ama gün gelir alışırım bu acıyla da yaşamaya... Hayat zaten bana hep yalan söyledi! Benim düşlediklerim, masallarda dinlediklerim böyle değildi...

    Bir an hep yanımda kalacaksın, beni hiç bırakmayacaksın sanmıştım oysa! Ama sen yorgun kalbime en ölümcül darbeyi vurup gittin... Geriye her geçen gün biraz daha eriyip tükenen ve bir daha asla yaşama dönmesi mümkün olmayan bir ölü bıraktın... Artık yaşamak için hiçbir amacı kalmamış bir insan yarattın! Ve ben en başından beri biliyordum böyle olacağını. Geldiğin o ilk gün eninde sonunda gideceğini ve bu gidişin beni darmadağın edeceğini biliyordum, bile bile bu kadar çok sevdim seni... Oysa öyle çok alışmıştım ki varlığına sanki doğduğumdan beri yanımdaydın ve ölünceye kadar da yanımda olacaktın... Acılarımı benden alıp uzaklara götürendin sen, yaralarımı sarandın! Ve şimdi bu gidişin öyle büyük bir yara açtı ki yüreğimde ömür boyunca kanayacak ve hiçbir zaman kabuk bağlamayacak... Bu güne kadar ben dahil senden başka hiç kimsenin gücü yetmemişti acılarımı dindirmeye, bundan sonra da bu sensizlik acısının hiçbir tesellisi olmayacak... Özlüyorum seni. Masum bakışlarını, gülüşünü, sımsıcak ellerini ve en çok da kokunu.. Ama olmadı.. Ben bu hayali elimde tutmayı başaramadım; gittin... Şimdi artık bu saatten sonra sensiz bu karanlıklarda yaşasam da ölsem de farketmez. İnsan hayatında yalnızca bir kez böyle sever, bir kez böyle terkedilir ve bir kez böyle acı çeker... Senden sonrası zaten yok. Ben şimdi bu enkaz yığınının altında her yanımda hissettiğim dayanılmaz acılarla günümün dolup bu eziyet dolu hayatın bitmesini bekliyorum! Gittin; ben anlamsız, yarınsız kaldım, gözü yaşlı umutsuz kaldım. Gittin; yalnız bu aşkı değil beni de bitirdin! Gittin; artık bende tükendim...

    Neden yazıyorum ki bunları sana? Ne değişecek ki? Anlayabilecek misin sanki? Benim hissettiğim acıyı sen de yüreğinde hissedebilecek misin ki?! Hayır! Sen benim acı çektiğime bile inanmıyorsun... Hayat devam ediyor, ve ben eskisinden bile iyi yaşıyorum sanıyorsun! Ama yanılıyorsun! İçimde kopan fırtınaları, yüreğimdeki acıyı, geceleri yatağa yattığım zaman nasıl ağladığımı sen bilmiyorsun! Kimse bilmiyor, bilmeyecek... Varsın sen de iyi olduğumu, mutlu olduğumu düşün... Varsın acı çektiğime inanma! Allahım şahittir bir tek benim neler çektiğime! Nasıl avutmaya çalışıyorum kendimi, nelerle öldürüyorum vaktimi, ne ortamlara giriyorum... Allah kahretsin! Ben aslında bu değilim, ben bu kadarlık değilim... Ama avunmam laızm, içimdeki bu yarayı görmemezlikten gelmem lazım! Bir anlık ta olsa kendimi kandırmam lazım! Sabah uyanıp da ayıldığımda kendimden utansam da, sarhoşluğum geçtiği zaman yine aynı acıyla baş başa kalsam da geçici de olsa kendimi avutmam lazım... Nasılsa dönmeyeceksin bana bir daha o yüzden benim de içimdeki son umut kırıntılarını da bu şekilde yok etmem lazım! Bu acıya ve sensizliğe alışmam için bir daha asla dönmeyeceğinden emin olmam lazım! İşte bu yüzden bütün bunlar... Yalan bir dünya, hiçbir zaman sevmediğim sahte insanlar, sahte eğlenceler ve anlık ilişkiler! Ve ben bu dünyanın içinde dolanıp kendime geçici teselliler arıyorum deli gibi içerek! Sonra öyle bir an geliyor uyandığımda ne yaptığımı, nerede olduğumu bile hatırlamıyorum! Hatırladığım öyle çok acı var ki, bir gecelik bile olsa birşeyleri unutmuş olmak iyi geliyor bana ama yine de böyle yaşadığım, ve bu acıyı böyle atlatmaya çalıştığım için kendime çok ama çok kızıyorum! Ama bu saatten sonra hiçbir şey umurumda değil! Ne bugün ne de yarın.. Ben hala geçmişte kalmışım, ben sende yaşamaya devam ediyorum bunun için umurumda bile değil! İnsanlarım hakkımda ne düşüneceği, bunların beni nasıl etkileyeceği umurumda bile değil! Ben kendimden çoktan ümidi kesmişim anlıyor musun? Ben seni kaybetmişim, buna bile direnmiş, ölmemişim başka bir şey koyar mı bana bu saatten sonra?! Başka bir şeyin gücü yeter mi beni incitmeye?Ben hala bıraktığın yerde dururken, gidişini her gün yeniden izlerken, üzerimde ince yorgunluğun, yüreğimde külçe ağırlığınla dururken ancak bu şekilde yaşamaya çalışıyorum! Kopkoyu makyajların arkasına saklayıp gözlerimdeki acıyı böyle alışmaya çalışıyorum!

    Aşkmış? Ne aşkı diyorlar, anlamıyorlar, bilmiyorlar.... İnsan nefes alabilmeyi şans sayar mı kendine? Kalbim normal atmıyor artık benim! Hergün aynanın karşısına geçip nasıl yavaş yavaş boka sardığımı izliyorum .. Ama içimde en ufak bir umut yok... Sen gel yada gelme ben bu hayattan ümidimi kestim! Bu hayat beni salalı çok olmuş... Bırakmışız birbirimizin yakasını ... Akışına bırakmışız herşeyi... Bana hayatıma istediğim zaman son noktayı koyabilme lüksü verilmiş... Biliyorum artık sen bile mutlu edemezsin beni.... Senin yokluğun o kadar derin yaralar açtı ki bende... Sonra o yaraları büyüttüm ben... Vücuduma yabancı maddeler girdi... Aklıma başka nefretler....Kinler.. öfkeler.... Sevgilim şimdi sen geldim desen çıksan kapıdan..... Ben koysam senin benden aldıklarını tek tek yerine.. Dolacakmı...? Hayır!!! Boş kalacak herşey..... Benim için herşey hızla akıp gidiyor.. Anladım bu hayata geldiğim gün yanlış bi yere geldiğimi.. Şimdi hızla yaşayıp bitirmeye çalışıyorum.. Kimsenin yaşadıklarını hafife almıyorum ben.. Ama.. Ama.. Bu bana fazlaydı işte..! Bunun dozu fazlaydı... Yalan söyledim hepinize güçlü değilim bak...! İnsan kendinden korkar mı? Korkuyorum işte ... Yalnız kalmaktan korkuyorum.. Kendi canımı acıtırım diye korkuyorum......! İnsan aynadaki çehresine bakıp ağlar mı? Ağlıyorum işte... Ne olur bi gel...Son bi kere sarılayım sana.....Bi kez de senin omuzunda ağlayayım.. Bi kez de bana bağırma...Aşağılama...Ağlama, güçlü ol deme.....! Güçsüzüm anla.... Kelimelerimin hepsi anlamını yitirmiş sanki... Hepsi öyle bir şekil sadece... Ne kadar yazarsam yazayım azalmıyor anlatacaklarım,söyleyeceklerim bitmiyor.. Rahatlayamıyorum .. Başım ağrıyor. Yorgunum... Bok gibi bir hayat yaşatıyorum kendime... Hem kendime hem çevremdekilere.... Neler yaşadığımı az buçuk bilenler hemen yardım ekibi kesiliyor başıma..Herşey iyi olacak falan...! Kimsenin bir bok bildiği yok, aslında benim de bir bok bildiğim yok!!! Bildiğim onlar da benim gibi biliyorlar bu acının hiç geçmeyeceğini, dilleri varmıyor, söyleyemiyorlar...

    Kan kusuyorum ama herşeye rağmen seni hala köpekler gibi seviyorum! Oysa sen bana hep horlanması, küçük görülmesi gereken bir varlıkmışım gibi davrandın, hiç ağlamadığım kadar ağlattın, üzdün, acıdan yerlerde tepindirdin, ayaklarına kapandırıp yalvarttın, ve sonra da düştüğüm bütün bu halleri garip bir sadistlikle sadece izledin... Ölüyorum dedim umurunda bile olmadı, bıraktın gittin ne halim varsa göreyim dedin... Şayet ölseydim arkamdan ağlamazdın bile biliyorum! Bana böyle hayvanca davrandığın için mi seni bu kadar bitmek tükenmek bilmez bir aşkla seviyorum bilmiyorum... Sen de beni sevsen tıpkı diğerlerine yaptığım gibi seni de mi bırakıp gidecektim yoksa? Ama yok! Ben bunu sana yapamazdım! Herkese her türlü kötülüğü yapardım da sana senin bana yaptıklarını yapamazdım be! Şimdi bana bir şans verseler, al sana fırsat intikamını istediğin gibi al deseler alamam... Elime silahı tutuşturup hiç bir cezası yok öldür deseler yine de ben o taştan da öte kalbine kurşun sıkamam! Oysa sen tam can evime boşalttın bütün şarjörünü.. Tam da hayallerimin, umutlarımın, sevinçlerimin olduğu yere... Kısacası iyiye dair herşeyi sakladığım yere! Ve bana bir tek bu kahrolası acıyla birlikte ne yapacağını bilmeden oradan oraya savrulup kendine iğrenç bir hayat sürdüren yarımı bıraktın... Onu da alsaydın ya, bir kurşun da şu kafama sıksaydın ya! Sıksaydın da kurtarsaydın beni bu çektiğim acıdan... Sıksaydın da böyle can çekişmeseydim ardından... Ama sen busun! Sen tam da senden beklenebileceği gibi yaptın; beni öldürdün ama hayatta bıraktın! Hem de öyle bir halde bıraktın ki yaşadığım sürece nefes aldığım her an adınla yaşıyorum, ve böyle yaşıyor olmaktan deli gibi nefret ediyorum! Ne yapmalı bilmiyorum? Alıp silahı elime senin yarım bıraktığın işi ben mi tamamlamalıyım? Senin esirgediğin o son kurşunu alnımın tam ortasına ben mi sıkmalıyım? Galiba öyle[/S]
    "Her Bitiş Bir Başlangıçtır."


 

Benzer Konular

  1. BeLki sen??
    By *GüLdeste* in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.07.2009, 07:11
  2. Siirt Ceza evinde İsyan !!!
    By Metin21 in forum SİİRT'TEN HABERLER
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 01.05.2009, 22:16
  3. Dilim Söyleseydi , Elim Yazardı Belki
    By DeRBeDeR in forum DERİN DUYGULAR
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.10.2008, 01:54
  4. Belki Sen Yoksun
    By HaYaT in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 03.03.2007, 09:07
  5. siirler sizin için inşallah begenirsiniz_?
    By Cem_dalga in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04.01.2007, 15:45

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •