[YOUTUBE]amyKuqd24yE[/YOUTUBE]
Bana benmişim gibi son bir bak "gitme"den önce. Gün olup sen gittiğinde ve ben bittiğimde, azrail değil, silüetin olsun gördüğüm o son portre.
Ve sen bile çekin, o öldürürken baktığın gözlerin sahibinden, ikinci ...kez canı istemeye. Anla! Olurda sensiz cennete gidersem bir ihtimal, bu gözler senden başkasına cennet vaad edilse bakmaz.
Üzme kendini, olmadı atarım bu hesabıda senden kalma gül bahçelerinde kuruttuğum "sen" kaplı defterime. Üstü fazla! Benden ötesi kalsın sende...
Ben ki gözlerine bakmak için delirmeyi göze alan; gözlerinde intiharladığın "ben"in ölüm gününü unutur oldum nicedir.
Düşünde kurduğun ayrılığın tetiğine basarken sızlamayacak mı yüreğin? "Yüreğimde ki sen çoktan öldün!" deyişini duyar gibiyim sevgilim.
Gece...siyahına sakladı seni. Gözlerimde gece siyahı saçların, okşayan ellerim olmadan hangi rüzğara sattın?
"Sen" suslu kelimeler pusuyorum yüreğime. Lügatımda ki tüm sessiz harfleri toplasam, isminin baş harfi eder sadece. Ben yine sana yetememenin acısını kusarım içime. Sahi acı demişken, iç "acılar"ımın toplamı kaçtı?...
Gece... Siyahına sakladı seni. Hani sorardın ya "neden hep aydınlığı seçiyorsun?" diye, siyah çökünce güne, seni arayan silüetim belli olmasın diye seçiyorum işte.
Maskeler yapıyorum yüzüme. Hangi yalanı sussam onu şeklini şemal ediyorum. Daha kaç intihar ekleyeceğim lügatıma, gücüm kalmadı yâr!...
Yokluğunda devirdiğim şişeler devriliyor üstüme, zelzelelerin deprem etkisi yapan göçüklerin altında kalıyorum. Yüzün düşüyor yüzsüzlüğüme; can "ayıp"larımı kusuyorum geceye, yutkunmalarımın zehr olmuş etkisinde.
Kaç kez ölüm sunacağım geceye meçhul. Göz ucunla dahi dokunsan gözlerime, düştüğüm düşler batar yüreğime. Sessizliğin alfabesinden bir "sen" nakşettim, soğuktan yorgun düşen bedenime. Bir iğne ve bir iplikle. Bir "kal" yüklü bakışına tüm "git"leri öldürdüm, sensizliğin acı/nası dünyasın da.
Kendi dünyam da katilim ben. Yüksek desibelde bir sessizlik geçiyor üstümden. Susmaktan sağır olan kalbim; halâ seni seviyorum...
Gece...siyahın da saklıyor seni. Okadar kalabalık ki yalnızlığım, nereye dönsem kendime çarpıyorum. Sonra bir aynaya bakıyorum. 18 yıllık silüetim, yorgun; bulutların göz yaşları siliyor tüm maskelerimi.
Akan makyajımı görenler hayretler içinde izlerken
beni; yalnızlığımı kesiyorum ayak bileklerinden.
Tan düm/en batan yalnızlığımı, susuşlarımla yolcu ediyorum. Yolu yol yapan biz değil miydik?
Ya sen sevgili, hiç "ben" sustun mu? Susuşlarımı "sen" le boyarken..."ben" üşüdümü ellerin? Gözlerinde ki ben ağlarken yanağına varmadan intihar ettin yaşlarımı...
Pıhtılaşmış kanlarım akmıyor kesik bileklerimden sen olmayınca. Kalbimi kanatan da "sen"din, "sen" diye çarptıran da.
Daha fetüsken sessizliğim, intihar yalnızlığında sezeryanlıyorum geceye. Gece...hala siyahında saklıyor seni.
Ben ki gözlerine bakmak için deliren; mezarlıklara takılıyor gözüm, takıldığı her mezara "düş"üyorum kimsesizliğimde.
Ben mezarın olmaya razıyken, sen mezar taşın olmayı çok gördün. "Çok gör"düğün "ben" olmalıydım yâr! Mutluluk değil...
Umut, en acı işkencedir yer yüzünde. Belki gelirsin diye ikinci el umutlar satın alıyorum, az kullanılmış intiharlarımla.
Bunu bile göremiyorsun "ben" ağlayan gözlerinle. Yelkovan "ölüm"ü gösteriyor. "Hoşçakal"a ise "intihar" var. En çok hangi "ben"i terk ettiysen, önce onu öldüreceğim. "Yeter"ki gitme!
Gece...siyahın da saklıyor seni. Hayalime düşen silüetin, sen olmayınca bıçaklıyor gözlerimi. Bakacak mecalime güç arar oldum...
Direnişim bile direnemiyor yokluğuna; olmayışlarını yaşatan içim, içini kusuyor hiçliğime. Bir intihar daha öldü içimde...
Ölü süsü verilmiş intihar cesetleri sürüklüyorum gittiğim yerlere.
"Sen" susan cesetlerle aynı kentte nefes almak, bir bebeğin aldığı ilk nefes kadar değerli lügatım da.
Senin hiç bebeğin öldü mü? Benim öldü işte. Hemde defalarca...
Kaç sensizlik geceden, bilmediğin...
Her gidişinde öldü birtanesi.
Kalışlarından çok gidişlerinin silüeti düşüyor aklıma. Bir bir susuyor sessizlikler ve "sen"li sensizlikler.
Adınla yücelen kalbim, yokluğunun dahi olmayışına sitemli çarpıyor bu kentte. Ardı arkası kesilmeyen uçurumlar bile isyan edip, düşürmüyor beni boşlularına.
Temelini hayalinle kurduğum cümlelerim yarım kaldı şimdi. Noktasına hasret kalmış cümleler, ismimi dahi tamamlamıyor yüreğinde.


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
