Bakınca gözlerin karşı kıyıya,
Selama duruyor burada zaman.
Günü bağlıyorken göğe saçınla,
İşimiz kalmıyor dünle yarınla,
Eliza... şimdiden ötesi yalan!
İşte güneş sığınıyor dağlara,
Kaçıyor bak gölgesini görmekten,
Mıhladın sanki bu ânı semâya,
Gözümün önünde hep bu manzara,
Bakıyorum arşa daha yüksekten.
Yüz çevirip medet umma ufuktan,
Gözlerde sapıyor sözler çıkmaza...
Giderek soluyor güller soğuktan,
Söylenecek her şey söylenmiş çoktan;
Artık susma zamanıdır Eliza...
Burada karlar hep yere kalacak,
Gül sesiyle yıkılırken kainat.
Bütün devrân artık bu âna tutsak,
Oturup halimize de ağlasak,
Eliza, burada solacak tabiat.
Saklamaya çalışma korkuyorsun,
Bakışların yol alıyor sonsuza.
Dem içindeyiz ki âlemden yoksun,
Âlem içindeyiz ki demden yoksun,
Korkulmayacak şey değil Eliza!
Uzaklarda yine esecek rüzgâr,
Yine martılar süzülecek gökte...
Tüm ihtişamıyla gelirken bahar,
Bizim tablomuzu saracak ağlar,
Günümüz olmayacak bu şenlikte...
Kaçınca gözlerin karşı kıyıdan,
Oturuyor zaman paslı rayına.
Geriye cismimiz kaldı o ândan,
Bıraktığımız ruhlar uyanmadan;
Sessizce gözlerime bak Eliza...
Şiir Eliza..