5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Hybrid View

  1. #1
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    29.04.2006
    Mesajlar
    3.780
    Tecrübe Puanı
    95

    Paylaşılan dertler



    Bu yazıyı okumanız sadece 30 saniyenizi alacak.

    Sonunda hayata ve ilişkilere bakış açınız değişecek.

    İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasındaydılar. Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı.

    Diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı. Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, evlerini, işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatırlardı birbirlerine.

    Pencerenin yanındaki hasta, her öğleden sonra oturmasına izin verdikleri saati diğer hastaya pencereden görebildiklerini anlatarak geçiriyordu.

    Diğer hasta hep bir sonraki günü iple çekmeye başladı, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için.

    Pencere, içinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu.
    Ördekler ve kuğular gölde yüzerken çocuklar model botlarını suda yüzdürüyorlardı.
    Genç aşıklar, gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola dolaşıyorlardı.
    Ulu ağaçlar etrafı süslüyor, uzaktan şehrin silüeti görünebiliyordu.

    Pencere kenarındaki adam bunları muhteşem bir detayla anlatırken, odanın diğer ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteşem manzarayı hayalinde canlandırırdı.

    Sıcak bir öğleden sonra, pencerenin yanındaki adam geçmekte olan bir şenlik alayını tarif etti.
    Diğer adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandırabiliyordu, pencere kenarındaki adamın tasviriyle.

    Günler ve haftalar geçti.
    Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanın cansız bedeniyle karşılaştı: uykusunda, huzur içinde ölmüştü.
    Hüzünlendi, hastane görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı.

    Uygun zaman geçtiğine kanaat getirir getirmez, diğer hasta pencerenin kenarındaki yatağa kendisinin taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu.
    Hemşire memnuniyetle isteğini yerine getirdi, hastanın rahat olduğundan emin olduktan sonra onu yalnız bıraktı.
    Yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan, bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki güzel dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu adam.
    Sonunda, dışarıyı kendi gözleriyle de görme zevkini yaşayabilecekti.

    Pencereden dışarı bakabilmek için yavaşça dönmeye zorladı kendisini.
    Pencere, boş bir duvara bakıyordu.

    Adam hemşireye, vefat eden oda arkadaşının pencerenin dışında görünen harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabileceğini sordu.

    Hemşirenin cevabı, ölen adamın kör olduğu ve pencerenin önündeki duvarı görmediğiydi. Sanırım seni cesaretlendirmek istedi dedi.

    Epilog: Diğer insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir, kendi durumunuz ne olursa olsun. Paylaşılan dertler yarısı kadar üzüntü verir, paylaşılan multuluklar ise iki katı artar. Kendinizi zengin hissetmek istiyorsanız, sahip olduğunuz ve paranın satın alamayacağı her şeyi sayın.
    ♥ Beni Yormayın!-->çok üŞeNGeCiM..
    ♥ Bana yaLan söyLemeyin!-->Nefret Ederim!
    ♥ Bana Bi$ey sOrmayın!-->BiLeMeM!
    ♥ GüLMeyiN -->ßen CidDiyim
    ♥ iÇeLim Demeyin! -->KuLLanmıyorum !
    ♥ GideLim deMeYiN -->GeLeMeM!.
    ♥ Dalga geçMeYiN.-->SeVMeM!..
    ♥ Derdin mi var? -->DinLeRiM .
    ♥ Çok mu zOr -->UğRasıRıM!
    ♥ Bana aŞıK oLmaYıN! --> Ben ZaTeN AşıĞıM........

    LaF SoKMaYa KaLKıŞMa KaPaK oLuRSuN,
    UgRaŞMa eTiKeT oLuRSuN,
    YaVŞaMa KöPeK oLuRSuN,
    İnSaN oL BeLKi YaNıMDa YeR BuLuRSuN....!!!


 

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 08.07.2009, 00:37

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •