İSTANBUL MİNİATÜRK'TE (Minyatür Türkiye Park) SİİRT'İN TARİHİ BİR ESERİNİ GÖREBİLECEK MİYİZ?
Hani yaygındır ya bizde ve genellikle seyahat sonrası sık sık sorulan "Yediğin içtiğin senin olsun. Gördüklerini anlat?" Sorusuyla karşılaşıyoruz. Münazaralara da konu olan "Çok gezen mi? Çok okuyan mı? Daha iyi bilir." Hemen hemen herkesin ortak görüşü olan çok gezen olduğundan bizde elimizdeki bütün imkânları seferber edip çok gezelim, diyorum. Zaten ötelerden gelen öğreti de "Seyahat ediniz ki, sıhhat bulasınız." Mukaddes sözle gezi tavsiye edilmiştir.
Bu yaz dördüncü defa Belediyemizce sosyal ve kültürel etkinlikler çerçevesinde Beyoğlu Belediye'sinin misafiri olarak ilimizde İlköğretim Okullarının İkinci kademesinde başarılı ve ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilerden oluşan öğrenci gurubu olarak başlarında ben olmak üzere İzmit-Kandıra İlçesi Kefken Çevre Yaz Kampına katıldık.
Kampın bir gününü de İstanbul gezisine ayırmışlardı kamp yetkilileri. Ve bir sabah erken kalkıp kahvaltımızı yapıp yola çıktık. İlk durağımız Miniatürk Parkı oldu.
Kafile olarak alana girer girmez farklı bir mekâna adım attığını hissettik. Yumuşak plastik parke döşeli bir rampayla Miniatürk'e çıkıyoruz ağır ağır adımlarla. Turnikelerden geçiyor ve seyir terasından öğrencilerle, park alanını kuşbakışı izlemeye başlıyoruz. Fevkalade bir yer. Ülkemizin seçkin eserlerinin minyatürlerinin bulunduğu Haliç kıyısında bulunan Miniatürkü geziyoruz doyasıya. Objektiflere gülümsüyoruz zaman zaman. Alanda, her bir maketi yakından inceleme olanağı sağlayan yürüyüş aksı ile özellikle çocukların ilgisini canlı tutmayı hedefleyen ve daha hızlı bir tur olanağı sağlayan tren yolu var. Gezinti alanları ile elektronik rehberlik sistemi kurulmuş ki oldukça isabetli ve faydalı. Fon Müziği ise harika seçilmiş. Yapay bir gölün üzerinde yer alan 42 metre uzunluğundaki Boğaz Köprüsü üzerinde yürüyüp fotoğraf çekiniyoruz. Türkiye`nin dört bir yanından seçilen tarih, kültür ve sanat eserlerinin minyatürleri sergileniyor burada. Antik Çağ`dan bizans`a, Selçuklu`dan Osmanlı`ya 3000 yıllık tarih ve kültür miraslarımız bulunmakta. Dikkatimizi çekti de, o kadar geniş bir alan ve onca tarihi eser içinde nedense memleketimizin esamisi yoktu. Miniatürkte Siirt'le ilgili hiçbir eserin bulunmayışı bizi üzmedi desem yalan olur. Sınır komşu il Diyarbakır'ın Malabadi Köprüsü, Ulu Camisi ile Mardin'in meşhur evleri varsa neden ilimizin neyi eksik. Siirt'imiz, birçok medeniyetlere beşiklik etmiş ve Selçuklulardan kalma tarihi eser(Şeyh İshak Eseri H:523-M:1129) , Peygamber aşığı Veysel Karani Hazretlerinin Türbesi ve Evliyalar Diyarı diye tabir edilen Tillo(Yüksek Ruhlar Yurdu) nasılda göz ardı edilmişti, bir türlü anlam veremedik.
Bunun üzerine Miniatürk'ün yetkilileriyle kısa bir görüşme yapılarak konuyla ilgili detay bilgi ve görüşme alabilmek için ulaşım bilgileri temin edildi. Siirt'in seçkin eserlerinden en azından birinin Miniatürk parkında yer alabilmesi için Kafile olarak anket formu doldurup kutuya attık.
Neyse ki Siirt'te döndükten birkaç gün sonra bizlere telefon açılıp dendi ki: "Şu an mevcut 105 eserimiz bulunmakta. Temennileriniz seçici kurula iletildi ve gerekli incelemeler başlatılacak dendi. Sevindik sevinmesine de netice ne olacak acaba?
Anadolu ve çevresinde çeşitli dönemlerden kalma yüzlerce eser arasından titizlikle seçimler yapılacaktır. Miniaturk`te ikinci etapta yer alacak eserleri belirleyecek kurulda umarız hassasiyetle üzerine dururlar ve ilimize de yer verirler. Gerek, Siirt'in üst düzey yöneticileri olan Vali ve Belediye Başkanımız, gerekse il dışında ikamet eden etkili ye yetkili hemşerilerimize de iş düşüyor muhakkak. Biz ilettik, seçici kurulda değerlendirileceği dendi. Bu aşamadan sonra takip edilirse bence oldukça teveccüh edilen, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı olan park alanında, ilimize ait eserin oluşu mutlaka etkili tanıtımı açısından faydalı olacağı kanısındayım. Hayırlı sonucu merak ve sabırsızlıkla bekliyoruz."
Saygılarımla...
M.Şakir ÖZMAZI
sakir.56@hotmail.com


LinkBack URL
About LinkBacks







Alıntı

