5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Hybrid View

  1. #1

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Selma Sevkli'nin Siirt İzlenimleri - 9.12.2007

    BOTAN, TİLLO, MARİFETNAME: SİİRT

    26 Ekim 2008 Pazar 17:34

    Öğleden sonra saat 2'de Batman'a doğru yoldayız. Minibüs bizi Diyarbakır Batman arası bir yerde bırakıyor ve Siirt için minibüs beklemeye başlıyoruz.

    Hava eksilerde, beklediğimiz kavşaktan geçen arabalar Siirt'e götürmeyi teklif ediyorlar ama kalabalık olduğumuz için nazikçe reddediyoruz tekliflerini. Bizim gibi çok bekleyen olmuş bu yolda herhalde, yolun kenarı çöp dolu... Sonunda bir minibüs geliyor ve hemen doluşuyoruz içine.

    Son birkaç yılda bu güzergahtaki yollar epey düzeltilmiş. Yollar güzel güzel olmasına ama bu yolda bir hüzün var sebebi belirsiz. Yanağım cama yapışmış, etrafı seyrediyorum. Ahmet Kaya çalıyor teypte inceden. Saçlarına Yıldız Düşmüş'le başlıyor, Yakamoz'la devam ediyor, tıpkı lise günlerindeki servisteki gibi. Garip hisler gark oluyor içime. Hüzünle özlem arası, tarifi zor hisler. Buralara gelmekte bu kadar geç kalmaktan dolayı pişmanlık duyuyorum, sonunda geldiğim için sevinç de... Güneydoğu'yla kurduğum ilk duygusal bağı, işte bu yolda hissediyorum. Ve biliyorum yine getirecek bu duygu beni buraya. Birkaç gündür gördüklerimi tanıştıklarımı düşünüyorum, duraklıyorum. Ne karşı olduğum ne de savunduğum fikirlerle, ne Kürt meselesiyle ne hümanizmle ilgisi yok hissettiklerimin. Rasyonel bir açıklaması yok, duygusal bir şeyler, kıpırtılar, heyecan... Çok tuhaf bir mutluluk hissi...

    İki saat sonunda bir mola veriyoruz. Çaylar yudumlanırken, minibüsün diğer yolcuları bizim grubun sebeb-i ziyaretini merak ediyor. Çat pat İngilizce sohbetler ediliyor. Evine götürmek isteyenler, gelin bizde kalın diyenler, Tillo'yu görmeden gitmeyin diyenler, herkes çok sıcak davranıyor bu soğuk memlekette.

    Öğretmenevine vardığımızda hava kararmış. Şehirde kadınları bilinçlendirme konusundaki çalışmalarıyla tanınan Gökkuşağı Derneği'ne gidiyoruz akşam yemeği için. Sekbilder derneği temsilcileri de katılıyor bize. Çocukları okumaya, kadınları kamusal hayata teşvikle ilgili faaliyetlerinden bahsediyorlar. Perde pilavını yerken bir yandan devam ediyoruz sohbete. Çok geç olmadan ertesi günün planını yaparak uykuya dalıyoruz.

    Sabah erkenden kalkıp fotoğraflar üzerine konuşuyoruz yine. Sonra da öğretmeneviyle aynı binada bulunan Milli Eğitim Müdürü'nü ziyaret ediyoruz. Eğitim faaliyetleriyle ilgili bilgi veriyor gruba. Ayrılırken Atatürk büstünün önüne geçip topluca fotoğraf çekilmeyi de ihmal etmiyoruz!

    Siirt için fazla vaktimiz yok, hava kararmadan Tillo'ya gidiyoruz. Cumhuriyetin kuruluşuyla adı Aydınlar olarak değiştirilen Tillo, Süryanice'de yüksek ruhlar, Arapça'da ise yüksek yer anlamına geliyor. Yolda bu yüksek yerlerden birinde durup manzarayı seyrediyoruz, fotoğraf çekiyoruz. Bir yandan Botan nehri akıyor huzur içinde, bir yandan silah sesleri geliyor Irak sınırından huzursuzca. Sessizleşiyorum, hissizleşiyorum... Siirt yolundaki o güzel duygular gidiyor, gözlerime bir hüzün çöküyor ki ağırlığını ben bile hissediyorum. Doğulu bir kadın oluveriyorum, susuyorum öylece, donuk donuk, mahsun mahsun bakıyorum...

    Düşünmek istemiyorum o dağların ardında neler olduğunu, o silahların neden patladığını, hangi sonuçsuz hedefler uğruna kimlerin can verdiğini, geride kalanların bir ömür boyu nasıl acı çektiğini, hiçbirini düşünmek istemiyorum. Beynime engel olamıyorum, hepsi geliyor teker teker hücum ediyor. Birkaç yüz metre yanımda patlayan silahlar gibi patlıyorlar beynimde! Kovalamaya çalışıyorum, kaçıyorum, bu modern kan davasından kurtulmak için huzur bulmaya, Tillo'ya gidiyorum.

    İbrahim Hakkı ve İsmail Fakirullah isimli zatların türbelerine gidiyoruz. Anna yine ağlamaya başlıyor. Sebepsiz değil, garip bir enerji, bir atmosfer, bir maneviyat var burada. Önce çember içine alıyor sizi, sonra okuyor içinizi, sonra da götürüyor istenmeyenleri. 15 dakika sonunda 3 saat hamamda kalmış gibi hafifliyoruz.

    Köşede bir ev var, içinde İbrahim Hakkı'nın yaptığı çalışmalar, kitaplar, kullandığı pergeller ve birçok araç gereç var. Onun halen bu evde yaşayan 6. Kuşak torunu, evin alt katını müze haline getirmiş. Gelenlere gezdiriyorlar ailece. Anlatılmaz yaşanır bir deneyim, detaylarına girmek sadece sığlaştırır bu anları. Öyle güzel anlatıyor ki hayat felsefesini, tarihi yaşadıklarını, hepimizin yine gözleri doluyor, hepimiz elini öpüyoruz çıkarken. Muhterem kelimesi vücuda geliyor onda.

    Siirt'e biraz ağlayıp biraz gülerek dönüyoruz. Hava kararmış. Büryan kebabı kalmamış. Şehirde bir tur atıyoruz, bir şeyler yiyip uyuyoruz, sabah 6'da Diyarbakır'a yolculuk...


    Selma Sevkli
    Siirt 9 Aralık 2007


    SİİRT'in H@ber Merkezi : www.siirtajans.com [ Selma Sevkli'nin Siirt izlenimleri ]
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  2. #2
    MODERATOR Array
    Üyelik tarihi
    28.09.2005
    Yaş
    49
    Mesajlar
    1.589
    Tecrübe Puanı
    52

    Standart

    saolsun rohan bu konuyu bizimle paylasmıs yabancı birinin izlenimlerini okumak istedim okudukca ilgimi cekti yaziyi okuduktan sonra tebriklerimi sunmak icin SELMA sevkli<<hanımın bolglarını google dan arastırdım cok etkileyici br yazarla arsılastım yazara gonderdigim ve onun gonderdigi maili paylasmak istiyorum sizinle<<<<
    Sayın yazar… Siirt tillo hakkındaki yazınızı karsıma tesaduf olarak cıkması sebebiyle okumus bulundum ve ondan sonra bloglarınızla karsılastım tahran İstanbul maceranızıda okudum cok etkiliydi inanın ve tebriklerimi iletmek istiyorum Siirt tillolu ve istanbulda yasayan biri olarak bu saatten sonra takipciniz oldugumu belirtmek isterim ve yazacagınız yazıları ve gonderilerinizi merak ve ısrarla bekliyorum..
    <<<<<<<<<<<cevap....Teşekkür ederim Faruk Bey iltifat etmişsiniz...Yakında daha sık yazacağım, Siirt hakkında cok yazamadım cunku cok kalamadım ama Tillo gerçekten cok etkıleyıcıydı...

    selamlar

    selma

  3. #3

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Harikasın Kartal abi. güzel bir mesaj yollamışsın ve karşılığı çok güzel olmuş. Yazıları merakla bekliyoruz.
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  4. #4
    Eşref EREZ

    ASAYİŞ B€RKEMAL
    Array
    Üyelik tarihi
    19.05.2006
    Yaş
    50
    Mesajlar
    6.561
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    çok güzel ve etkileyici bir yazı olmuş yaşamış yaşadıklarını oldugu gibi güzel bir üslupla anlatmış Sevgi hanım..
    yazarken bile o anı ve oraları yaşadığı ve etkilendiği ortada anlamadığım bir şey var yazıda ;yazıya akıclık ve heyecan katmak içinmi yoksa gerçekten duyduğu içinmi yazdı bilinmez ama yıllardır gittiğim tilloda bir el bile silah sesi duymadım hele hele ıraktan gelen silah sesleri bence ince bir nüans la konuya farklılık katmak istedi sanırım ..ama hiç tanımıyanlar zaten buraları için farklı düşüncede olan kişilerin düşüncelerinde yine yer edecek ve bölge yine aynı tarzda hatırlanacak bu güzel yazı ya ve Tillo ya silah sesleri ve kan gibi kelimeler hiç olmamış ... silah ve kanın mübalasız yazıyorum dünyada görülecek en son yer Tillo olsa gerek (ordaki ufak jandarma karakolunda yapılan atış talimi hariç )
    BİZ ARTIK ÜÇ KİŞİYİZ
    BEN , KEYFİM VE KAHYAM..!



  5. #5
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    40
    Mesajlar
    17.587
    Tecrübe Puanı
    378

    Standart

    Siirt'te havalar ne kadar soğuk ve yerde kar diz boyu olsa da sıcak kanlıdır benim hemşehrilerim.... Misafirperverdir...
    2007'de yazılmış bir yazı ama yeni yayımlanma fırsatı bulmuşuz...
    Tillo kalesindeyken silah sesi gelmedi kulaklarıma bugüne kadar...
    Belki botan kıyısına balık tutmaya giden Siirtliler dinamit patlatmışlar...
    Hı bu arada Irak sınırı değil orası... : ) ırak nere siirt nere....
    Büryan'ın ne zaman yeneceğini keşke sorsaydınız rehberinize...
    Tillo'dan merkez'e geldiğinizde hava kararmış ee o saate kadar tabi ki büryan kalmaz...
    Ertesi sabah 6'da diyarbakıra gitmişsiniz ama Yine Büryan kebabından yiyebilirdiniz...
    Çünkü Büryan kebabı 4'ten sonra kuyudan çıkartılıyor...
    Ellerinize ve ayaklarınıza sağlık... Ziyaretinizi Allah (c.c.) kabul buyursun...
    Daha sonra uzunca kalmanız umuduyla rasıl Hacar'a gitmenizide tavsiye ederim...
    Her zaman bekleriz....


 

Benzer Konular

  1. Siirt milletvekilleri, senatörleri ve kurucu meclis üyeleri
    By DeRBeDeR in forum SİİRT - GENEL BÖLÜM
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.11.2011, 22:45
  2. Siirt in kültürü
    By RoHaN in forum SİİRT - GENEL BÖLÜM
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 12.06.2009, 11:24
  3. COĞRAFİK BİLGİLER
    By cenkyildiz in forum SİİRT FOTOĞRAFLARI ve RESİMLERİ
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01.07.2008, 09:35
  4. siirt'in tarihi
    By VoT56 in forum SİİRT - GENEL BÖLÜM
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27.08.2007, 09:02

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •