1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Threaded View

  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    40
    Mesajlar
    17.587
    Tecrübe Puanı
    378

    Standart Ramazan ve melede

    Siirt’in artık terk edilmeye yüz tutmuş adetlerinden biri de RAMAZAN AYININ MELEDESİ’DİR. “MELEDE” mahalli lisanımıza ait bir kelime olup, doğrusunu söylemek gerekirse, anlamını karşılayacak Türkçe bir kelime bulmak zor. Ancak, anlamını cümle içinde anlatmak mümkün. MELEDE (ALEVİ ÇOK YÜKSELEN ATEŞ) olarak ifâde edilebilir.

    Geçmiş yıllarda, Ramazan’a bir aya kala, yani, Arabi aylardan Şaban-ı Şerif günlerinin girmesiyle Şehrimizde MELEDE HAZIRLIKLARI başlatılırdı. Bütün mahallelerde, MELEDE İÇİN EKİPLER OLUŞTURULUR, bu ekipler, özellikle akşam saatlerinde mahallelerinden gelip geçen büyüklerden para toplamağa başlarlardı.

    “BEŞ KURUŞ RAMAZAN İÇİN” denilerek, para toplamaya başlayan mahallenin çocukları ve gençleri, topladıkları paraları, bu işi organize eden YED-İ EMİNE teslim ederlerdi. Mahallelerinden gelen geçenlerin yollarını uzun sırıklarla kapatan MELEDE EKİPLERİ, bütün zorlamalara rağmen para vermeden geçenleri, arkalarından “CEBİNDE BİR MANGIR YOKTUR” diyerek tefe alırlardı. Bilahare, toplanan paralarla çırpı satın alınır, mümkün mertebe muhafaza altında olan bir ambara veya depoya istif edilirdi. Bu arada, para toplamak yanında doğrudan doğruya çırpı da toplanırdı. Geçmiş yıllarda, Siirt’in bütün yerlileri tandır ekmeği yaptıkları için, bütün yerliler için çırpı almak zaruretti, Çünkü, tandırda da yakılan çırpıydı. Bu bakımdan bütün evlerin damlarında veya adı HAVŞ olan geniş avlularında çırpıların istif edildiği bir bölüm olurdu. İşte, MELEDEYE çırpı almak için para toplayan çocuklar ve gençler, evlere de uğramayı ve doğrudan doğruya çırpı istemeyi ihmâl etmezlerdi. Kimi aileler, gönüllü olarak Ramazan MELEDESİNE katkı olsun diye çırpı verirlerken, kimileri de hasislik yaparlardı. Ama, çırpı toplayıcılar o hasisleri de bir şekilde atlatır, çırpılar damlardaysa adına (KELLEBE) denilen uzun sırıklarla düşürülerek yürütülürdü. Hatta, bu işi o ailelerin çocuklarının yaptıkları olurdu. “Bizim evimizde çırpı var. Ben kapıyı açık bırakayım, siz annemden habersiz gelin götürün” diyen bu işin sevdâlıları vardı. Çünkü, Ramazan MELEDESİNE katkı sağlamak onların nazarında büyük bir sevap işlemeye eşitti.

    MELEDE toplayanların düşüncelerine göre, daha çok çırpı sağlamak için her yol mubahtı. Hatta, diğer mahallelerin MELEDE için istifledikleri depoları basarak, çırpılarını yürüttükleri olurdu. Bunun için, mahalleler arasında kavgalar olduğu bile vaki idi.

    Şâyet, tahminlerin üstünde bir para toplanmışsa, MELEDE için çırpı almakla iktifâ edilmez, artan paralarla Mahallenin camii için İBRİK vesaire alınırdı.

    Şaban-ı Şerif’in son günü akşam saatlerine yakın, mahallenin en yüksek ve nirengi noktası sayılacak bir meydanına getirilen çırpılar güzelce istif edilir, üzerlerine gaz dökülerek tutuşturulurdu. Mahalleli çocuklar ve gençler yanında, yaşlılar da MELEDENİN başında toplanır, önce, alevlerin göklere yükselmesini seyrederlerdi. MELEDE için “Maşallah, alevi minarenin âlemine kadar ulaştı” denilerek gururlanılır, her mahalleli, kendi MELEDESİNİN alevlerinin diğer mahallelerin alevlerinden daha yüksek olduğu iddiasını bir süre için sürdürürdü.

    MELEDE’NİN alevleri biraz dinince ve üzerinden atlanabilecek düzeye gelince, önce en ataklar, üzerinden atlamağa başlar, yavaş yavaş diğerleri de atlayarak Ramazan’ı şenlikle karşılamış olurlardı. MELEDE yakılmasının bir amacının saat, takvim, radyo gibi iletişim araçlarının yaygın olmadığı dönemlerde, Merkeze bağlı köylere, RAMAZAN-I ŞERİFİN başladığını haber vermek olarak da yorumlanır. Yani, bir nevi ATEŞLE HABERLEŞME sağlanırdı. Yine öyle anlatılır ki, Ramazan’a yakın hafta içinde, Merkeze bağlı köylerin görevlendirilmiş kişileri, Şehre bakan tepelere çıkarak, MELEDE YAKILIP YAKILMADIĞINA BAKAR, yakılmasıyla RAMAZAN’A GİRİLDİĞİNİ ANLAYARAK, ORUÇLARINI TUTMAĞA BAŞLARLARMIŞ.

    Artık, terk edilen bu an’aneyi temsili olarak bundan böyle belediyelerin sahiplenmesi ve bütün Şehir adına meselâ Şeyh El Türki’de, Şeyh El Tayyar veya Bıtımlık Mahallesinin tepelik kesiminde gerçekleştirmesi, geçmişle olan bağlantının sağlanması ve bir geleneğin yaşatılması açısından yararlı olacağı kanaatindeyiz.


 

Benzer Konular

  1. Bir Miniğin Ramazan Günlüğü
    By ''ARAZ'' in forum TATLI SOHBET ODASI
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.05.2009, 21:28
  2. Bayram Mesajları
    By emrerojava in forum ESKİ SEVGİLİYE MESAJLAR
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 30.12.2006, 18:13
  3. Niçin İbadet Ediyoruz arkadaslar sizce_?
    By Cem_dalga in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.10.2006, 13:19
  4. Ramazan bayramı bir sevinc bayramıdır
    By Cem_dalga in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.10.2006, 12:31
  5. RaMaZAN Ayı
    By CeYmiS in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 24.09.2006, 02:10

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •